11 Eylül 2010 Cumartesi

BAYRAMINIZ “HAYIRLI” OLSUN.

BAYRAMINIZ “HAYIRLI” OLSUN.


Bu gün bayramın üçüncü günü, her bayramda olduğu gibi bu bayramda da siyasilerimiz çeşitli kitle örgütleri açıklamalar yaparak halkın bayramını kutladılar ve her zaman olduğu gibi barış, kardeşlik mesajları verdiler.
Elbette bayramların geleneklerimiz arasındaki yeri çok önemlidir ve gerçekten de bayramlarda küsler barışır falan da…
Ya dışarıdan kurgulanan düşmanlıklar, onu çözmeye yeter mi?
İşte orası biraz şüpheli…
Ve yarın referandum.
İşte bu Referandumun sonuçları ülkemizin bundan sonrası için bir yol gösterici olacaktır.
Ya bağımsız, özgür bir ülke olma yoluna gireceğiz…
Ya da
BOP doğrultusunda bir federasyon…
Dikkat ediyor musunuz çok kısa bir süre önce gündemi oldukça meşgul eden “Ben görüşmedim, devlet görüşmüş olabilir.” türünden tartışmaların hepsi sona erdi.
Gerçi yaşanan süreci anlama açısından böyle bir tartışmaya da ihtiyac yoktu ama, sonuçta bir süre oyalandık.
Tabi bu arada bir zamanlar üzerinde titrediğimiz, “bir karışını bile vermeyiz.” türünden yaptığımız söylemlerin hepsi buhar olup uçtu.
Adamlar bize bırakın toprağı, “bir kedilerini” bile vermezken…
Dikkat edin bu gün açıkça federalizmi…
Demokratik özekliği…
Hatta bağımsızlığı bile tartışır hale geldik.
Ne dersiniz sizce de garip değil mi?
Bu gün açıkça ülkemizin bir parçasının nasıl ayrılacağının tartışılması yapılmaktadır.
Bu tartışmaları izleyen hiç kimse de sanıyorum farklı düşünmez
Herkes te sanır ki
Artık ülkenin bölünmesine karar verilmiş de sadece türüne karar verilememiş…
iş artık o noktaya kadar gelmiştir ki
Bu noktada artık nasıl bir ülke…
Hangi tür bir federatif devlet olacağımız?
Alman modeli mi?
İtalya’ mı?
Belçika’mı olacağımız a kadar gelip dayanmıştır.
Bu arada hatırlatmakta yarar var, bu özerklik tartışmasına konu edilen ülkelerin neredeyse tamamı…
Bizde oluşturulması düşünülen bağımsız üniter bir devletin parçalanması yoluyla değil…
Farklı etnik köken, din ve dilden oluşan küçük devletçiklerin birleştirilmesi yoluyla gerçekleşmiştir.
Hem zaten gerçek anlamda böyle bir sürece girilmesi, doğal olarak da bir çok sorunu beraberinde getirecektir.
Bunların başında da…
En başta sınırın nereden çizileceği olacaktır ki, bu sınır konusunun demokratik tartışmalarla çizildiği ülke hemen hemen yok gibidir.
Kurulacak devletin adı her ne olursa olsun, sınırlar tüm dünyada kan ve savaşla çizilir.
Neyse…
Konuyu tartışmayı bayram sonuna bırakarak tüm Türk Milleti’nin bayramını kutlar…
Bayramınızın hayırlı geçmesini dilerim.

09–09–2010
Nusret KEBAPÇI

Hiç yorum yok: