SİYASAL İSLAMCILIKLA
BİR ÜLKE KALKINABİLİR Mİ?
Evet,
kalkınabilir mi?
Ya
da şöyle söyleyelim…
Kalkınabiliyor
mu?
Hani
yaklaşık 15 yıldır onlar tarafından yönetiliyoruz ya o yüzden söylüyorum…
Peki
neden?
İşte
bu soruya verilecek yanıt bence oldukça önemli…
Şöyle
bir düşünün…
1980’lere
kadar ülkemiz sanayide çok önemli adımlar atmış olup, tarımda da kendi kendine
yeten 7 ülkeden biri iken…
Bugün neden neredeyse tüm sanayimizi yabancılara
peşkeş çekip tarımın ve hayvancılığın ölüm fermanlarını kendi ellerimizle imzalayıp…
Sırbistan’dan,
Rusya’dan et aldığımız gibi samanı bile yabancı ülkelerden ithal ediyoruz.
Doğrusunu
isterseniz nedeni belli…
Çünkü…
Türkiye’yi
yönetenler milli bir bakış açısına sahip olmayıp siyasal İslamcı bir bakış açısıyla
ülkeyi yönetmektedirler…
Böyle
olunca da ister istemez…
Sanayileşmekten,
tarıma…
İç
politikadan, dış politikaya…
Hatta
Ege’deki adalardan tutun da…
Kendi
ellerimizle yarattığımız Irak ve Suriye Kürdistan’ına kadar hemen her konuda yanlış
politikalar uygulanması da kaçınılmaz olmaktadır…
Tüm
bunların sonucunda da Ülkemiz hem ekonomik hem de siyasi olarak çok büyük sorunlarla
karşı karşıya kalmaktadır…
Peki
neden?
Ya
da şöyle söyleyelim…
Milli
politika ile siyasi İslamcı politika arasında ne gibi bir fark var ki birinde
sorunlar çoğalırken diğerinde çözülür…
Nedeni
şu: milli bakış açısıyla önemli olan tüm milletin ortak çıkarlarıdır…
Dikkat
edin milletler demedim millet dedim
Hani
bazılarının anlamamakta ısrar edip, tekçilik falan gibi yakıştırmalar
yapıyorlar ya özellikle onlar için söylüyorum…
Millet
zaten tektir. bir ülkede ise zaten tek bir millet vardır…
Bu
nedenle de Türk vatandaşı olanlara Türk…
Alman
vatandaşı olanlara Alman…
Yunan
vatandaşı olanlara da Yunan denilir…
Neyse
devam edelim…
İşte
bu milletin oluşması için de öncelikle laikliğin olması gerekmektedir, yoksa
egemenliğin din adına birilerinde olduğu bir rejimde Millet kavramı değil…
Ümmet
vardır. Bu nedenle de irade konulması, söz sahibi olunması falan hikâyedir…
İşte
laiklik olunca, siz millet oluyorsunuz…
Millet
olunca da yaşadığınız toprak vatan haline geliyor…
Böyle
olunca da…
Ekonomik
ve siyası bağımsızlık…
Emperyalizme
karşı mücadele de anlam kazanıyor.
Ama
dediğim gibi siz laikliğe karşı çıkıp milliliğe düşman olunca haliyle millet de
olamıyorsunuz…
Millet
olmayınca, sizin vatan diye bir kavramınız, bağımsızlık diye bir anlayışınız da
olamıyor…
Dolayısıyla
emperyalizmi de anlamanız düşünülemez…
Haliyle
bu durumda sanayi, tarım falan da olmuyor…
Tabi
ben bunları söyleyince “Bunlar yanlış,
doğru değil ”de diyebilirsiniz ancak onu söylediğinizde ister istemez şu
sorulara da yanıt vermeniz gerekecektir…
Sahi
Bu
57 Müslüman ülkenin içinde bir tane bile sanayileşmiş…
Tarımda
gelişmiş ülkenin olmaması sadece tesadüfle açıklanabilir mi?
Ya
da şöyle söyleyelim iktidar neden farklı mezhepten olduğu düşüncesiyle 6 yıldır
Suriye’ye karşı ABD’nin yanında…
Neden?
100 ülkeden gelen İslamcılar ABD’nin ve batının değil de Suriye’nin karşısında…
Demek
istediğim her zaman olduğu gibi bu konuda da yalnızca iki seçeneğiniz
bulunmaktadır…
Ya
Atatürk’ten…
Cumhuriyetten…
Ulusal
egemenlikten yana olarak ulus devletinizin yanında olacaksınız…
Ya
da yeni Osmanlıcılık adı altında Türk kimliği, ulus devlet ve Atatürk
düşmanlığı yaparak emperyalizmin yanında…
Ortası
yok…
26–10–2017
Nusret KEBAPÇI