1 Ocak 2011 Cumartesi

NEREDEN BULDUN?

NEREDEN BULDUN?


Hani ne derler “Hafıza i beşer nisyan ile maluldür.” Yani bu günün Türkçesiyle söylersek insanoğlu unutur.
Şöyle bir düşünün Türk siyaset sahnesinde bu güne kadar neleri unuttuk.
Aslına bakarsanız o kadar çok şeyi unuttuk ki…
Eğer unutmamış olsaydık inanın bu gün hala siyaset sahnesinde hala onca yaslarına rağmen boy gösteren nicelerinin çoktan bırakın tarih sahnesinden insanlık sahnesinden bile çekilmeleri gerekirdi ama…
Dedim ya insanoğlu unutur
Şimdi şöyle bir etrafımıza bakalım eskiden beri siyaset sahnesinde boy gösterip de yolsuzluğa bulaşmamış kaç kişi var.
Ya da
Bırakın tüm bunları bu kişilerin yaptıklarını bu gün için hatırlayan var mı?
Ya da hatırlanmış olsa, bu kişiler hala siyasette boy gösterebilirler mi?
Doğrusunu söylemek gerekirse gösteremezler.
Tüm bunlar nereden aklıma geldi…
Hani Wikileaks belgelerinde Başbakanın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu yazılmıştı ya…
Başbakan da bunu üzerine “ispatlamayan şerefsizdir.” Demişti.
İşte buradan hareketle söylüyorum…
Bu günkü sistemle ülkemizde hemen her yönetici hakkında şaibe bulunabilir.
Çünkü sistem şeffaflık üzerine kurulmamıştır.
Üstelik sistem şeffaf olmadığı gibi yapanın yanına da yaptığı kar kalıyor.
Sadece son 6 ay içinde ortaya atılan rüşvet iddialarını bir göz önüne getirin.
İki tane çok uluslu şirket; 3M ve Mercedes Benz Türkiye’de rüşvet dağıttıklarını açıklamışlardı…
Ne oldu?
Bunları yapanlar bu işten nemalanan bürokratlar, siyasiler ortaya çıkarıldı mı?
Kaç kişi hakkında soruşturma açıldı…
Kaç kişi suçlandı…
Kaç kişi yargıya sevk edildi…
Merak edenler için ben söyleyim sadece hiç kimse.
Her zaman olduğu gibi örtbas edildi ve yapanın yanına kar olarak kaldı.
Peki, bu gün Türkiye, tüm bu şaibelerle yaşamak zorunda mı?
Aslında değil ama bunun için …
Sadece askerden değil…
Öncelikle hemen herkesten hesap sorulmasını sağlayacak bir sisteme ihtiyaç bulunuyor.
Elbette her sorun gibi bu sorunun da çözümü var.
Yeter ki istenilsin.
Örneğin: herkes…
Başta kamu ve özel sektör yöneticilerinden başlamak üzere…
Tüm parti, dernek, oda ve sendika yöneticileri, milletvekilleri bu görevine gelmeden önce ve bu görevi bittikten sonra ayrıntılı olarak mal beyanında bulunsa…
Bunu vermediği ve de kaçtığı zaman hemen yargı önüne çıkarılsa…
Ya da iki beyan arasındaki fark açıklanamayacak kadar büyük olduğunda
O kişiye yargı yoluyla nereden bulduğu sorulsa…
Bu sorulmanın sonucunda ortaya çıkan açıklanamayan mal ve paraya da el konulsa…
Sizce ülkede yolsuzluk olabilir mi?
Türkiye bunu hak etmiyor mu?

09–12–2010
Nusret KEBAPÇI

Hiç yorum yok: