SURİYE DEMİŞKEN…
Esad’ın devrilmesinin ardından daha düne kadar
sözde Esad’a destek olmak üzere yazı yazan çeşitli medya platformlarında fikir
belirten bir takım insanlar, birden Esad’ın ne kadar kötü olduğunu…
Türkiye’nin taleplerine yanıt vermediğini
ileri sürerek iktidarın değirmenine dahası…
ABD ve İsrail yani Suriye karşıtı cephenin
değirmenine su taşımaya başladılar.
İlginç mi?
Elbette.
Çünkü bu türden insanlar güçler dengesi
değişince yeni ve daha büyük bir güce selam durmaya başlıyorlar ki…
Bulundukları konum…
Mevki, köşe, her neyse bozulmasın.
Evet, ne diyorlar?
“Esad sözde
anlaşmaya yanaşmamış…”
Böyle olunca da “haksızmış…”
Peki, Türkiye’nin şartı neymiş ki kabul
edilmemiş?
Çok basitleştirerek söylüyorum muhaliflerle görüşülmesi,
Esad’ın yönetimi bırakması…
Türkiye’ de dahil olmak üzere o ülkenin
talebi olmadan ülkede asker bulunduran devletlerin çekilmesi…
Diyebilirsiniz ki muhalifler kim?
Pek çok ülkeden önemli bir kısmı Türkiye
üzerinden bölgeye giden…
Her türden ihtiyaçları ABD, Batı, İsrail ve Türkiye
tarafından karşılanan binlerce cihatçı ve yine ABD, batı ve İsrail tarafından
desteklenen çeşitli Kürt guruplar.
Tabi böyle Esad görüşmedi gibisinden sözler
edenlerin Esad’ın devrilmesinin ardından…
BOP ’un tıkır tıkır yürümesi…
Bölgenin İsrail tarafından işgal edilmesi
üzerine söyleyebilecekleri hiç bir sözleri de kalmıyor…
Zaten artık bu türden sözleri ağızlarına da
almıyorlar.
Ama insan bir an düşünmüyor değil…
Benzeri olayları…
Biz yakın zamanda PKK ile yaşamadık mı?
Talepleri olmadı mı?
Bırakın onu…
Türk devletine karşı yıllar önce ayaklanan
Derviş Mehmet…
Seyit Rıza…
Şeyh Sait ayaklanmaları sırasında sizce
görüşülmeli ve talepleri dikkate mi alınmalıydı?
Neyse boş verin ama olan nedir biliyor
musunuz?
Hani siz olayları, Esad gitti HTŞ geldi gibisinden
görüyorsunuz ya…
Bakın süreç nasıl işlemiş…
Önce
18 Kasım tarihinde İsrail istihbarat Şefi
Türkiye istihbaratıyla görüşüyor…
Ardından 25 Kasım tarihinde NATO başkanı Türk
Cumhurbaşkanıyla görüşüyor…
Bunun ardından da HTŞ denilen El Kaide ve
İŞİD saldırıya geçiyor…
Sonuçta Suriye düşüyor ve Esad ülkesini terk
etmek zorunda kalıyor…
Ve daha dün terörist denilen HTŞ ülkede
iktidarı ele geçiriyor…
Bu durumda
Bir anlamda tarih tekerrür mü ediyor gibi bir
soruyu kendi kendinize bile sorabilirsiniz…
Çünkü
Ülkemizin yaşadıklarıyla çok büyük bir
benzerlik bugün Suriye de yaşanıyor…
Nasıl mı?
Aynen şöyle…
Birazcık tarih bilginiz varsa hatırlarsınız…
Türkiye Kurtuluş Savaşı yapar, İngiliz…
Fransız…
İtalyan…
Ve Yunana karşı savaşırken…
Onlara karşı bir mermi bile atmayan onların
bir anlamda vekâlet savaşçısı olan Derviş Mehmet…
Şeyh Sait…
Seyit Rıza…
Türkiye’ye karşı savaşıyorlardı.
Bugün de
Aynı siyasetin savunucuları…
ABD ve İsrail’e karşı tek kurşun bile atmayıp
onların vekâlet savaşçısı olarak Suriye devletini parçalamaktadırlar…
Sonuçta ne oluyor biliyor musunuz?
Hizbullah’ın Filistin’e giden yolu kesilerek Filistin
yalnızlaştırılmakta…
İran’ın en önemli desteği Suriye yıkılarak
İran yalnız bırakılmakta…
Ve
İran hedefe konulmaktadır.
Yani…
BOP devam ediyor olan bu.
Başka hiç bir şey değil
22-12-2024
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder