PİRİNCİN İÇİNDEKİ BEYAZ TAŞ…
Aslında bu
başlığa koyduğum sözü genelde herkes bilir, bu yüzden başlığı biraz kısaltarak
koyduk. Ama yine de tam metnini yazmakta yarar var… Çünkü önemli.
Sonuçta konu
İran, daha doğrusu İran’ın İsrail ve ABD tarafından saldırıya uğraması… Belki
farkındasınız ya da değilsiniz, medyada köşe başlarını tutmuş birileri ki son
zamanlarda çoğunluk gibi görünüyorlar… Konuşmalarında, yaptıkları programlarda
ve açıklamalarında… “İran’ın İsrail’in
bombalamaları karşısında ne kadar zor duruma düştüğünü, kendini
geliştirmediğini, teknolojiye önem vermediğini, hatta roketlerinin bitmek üzere
olduğunu” bile söyleyebiliyorlar.
Tüm dünyanın
gözü önünde Filistin’e, Suriye ve Irak’a Hizbullah ve Hamas üzerinden her
türden desteği verdiği halde, “İran’ın
İsrail’e karşı hiç mücadele etmediğini” öne sürerek “molla rejimi” gibi
ifadelerle onun emperyalizme karşı mücadelesini küçültmeye çalışan pek çok
şarlatan da ne yazık ki medyada boy gösterebilmektedir. Tabii bunlar
kendilerine demokrat, milliyetçi, İslamcı, solcu, sosyalist gibi unvanlar da
taktıklarından bu tür açıklamalarda kafanız karışabilir… İşte burada konuya
açıklık getirmekte yarar bulunmaktadır.
Derler ki: “Pirincin
içindeki siyah taştan değil, beyaz taştan korkacaksınız…”
Çünkü siyah taş
zaten hemen herkes tarafından kolaylıkla fark edilebilir. Ama beyaz taş,
özellikle de pirinç boyutundaysa, anlamak çok zor, bazen de imkânsız bile
olabilir. Hatta çoğu zaman bu fark edememenin bedelini dişinizin kırılmasıyla
bile ödemeniz mümkün. Yani yanlış düşünüp yanlış tavır alıp ülkenizin zora
düşmesiyle… İşte bunlar bize gösterdikleri maskenin altındaki gizli
Amerikancılar, İsrailciler, AB’cilerdir.
Bunları medyada
çeşitli kimliklerde de görmek mümkün olabilir. Kimisi emekli subaydır bunların,
kimi duayen gazeteci. Hatta öyle ki aralarında sözde dış politika uzmanı bile
vardır. Görevleri halkın gerçekleri öğrenmesini engelleyip, emperyalizme tepki
duyulmasını önleyip kafa karışıklığı yaratmaktır… Bunu zaten geçmişten beri
ABD’nin hedefe koyup saldırdığı ülkelerle ilgili yalanların savunulmasından da
biliyoruz…
Şöyle birazcık
geçmişe dönsek… Bu yalanları anımsamaya çalışsak nasıl olur? Bir düşünün:
Afganistan hangi gerekçeyle işgal edilmişti? Usame Bin Ladin’i aramak
gerekçesiyle değil mi? Sonuçta bulunan kimse olmadı ama Afganistan bu
gerekçeyle işgal edilivermişti. Ya Irak’ta sanki durum çok mu farklıydı?
Aslında değildi ama ellerindeki medya gücüyle tüm dünya Irak’ın elinde kimyasal
silah olduğuyla ilgili ikna edilerek… Dünyayı tehdit eden bir düşman olarak
şeytanlaştırılarak saldırıya uğradı ve bugünkü manzara ortaya çıkıverdi… Yani
paramparça edildi…
Sanki Suriye’de
durum çok mu farklı? Asla değil. Yine benzer yalanlarla Suriye’de emperyalist
yalanların kurbanı yapılarak İsrail egemenliği altına… Daha doğrusu ABD
egemenliğine sokularak parçalanmadı mı?
Gelelim İran’a…
Burada da İran’ın nükleer silah ürettiği gibi bir yalanla saldırıya haklılık
kazandırılmaya çalışılmıyor mu? Üstelik İsrail’in 90 civarında nükleer
silahının tüm dünyaca bilindiği halde… Şimdi insan haliyle merak ediyor… İran
İsrail’e komşu bir ülke değil. Arada yaklaşık 1500 km gibi bir mesafe var. Buna
rağmen pek çok ülkenin hava sahası geçilerek İran bombalanabiliyor… Sizce de
Irak ve Suriye parçalanmamış olup eski yönetimlerde olsaydı böyle bir şey
düşünülebilir miydi? Elbette mümkün değil.
Şimdi aklınıza
İran’a yapılan saldırıyla ne yapılmak istenildiği gibi bir soru da gelmesi
mümkün… O halde söyleyeyim… Öncelikle İran’da bir yönetim değişikliği yapılarak
Batı çıkarlarına uygun bir iktidar düşünülmektedir… Böyle olduğunda biliniyor
ki… Rusya Hazar Denizi’nin daha güneyine inemeyecek… Ve Çin’ de Ortadoğu’dan
uzak kalarak enerji kaynaklarından mahrum kalacak… Yani bir taşta iki kuş
vurulacak.
Siz belki
olaylara ulusal değil mezhep gözlüğünden bakıp İran’ın kaybetmesini bile
isteyebilirsiniz de… Bence olay o kadar basit değil. Neden biliyor musunuz?
İran kazanırsa dünya çok kutupluluğa evrilerek daha yaşanılır hale gelecek.
Yenilirse de ABD egemenliğini büyüterek pekiştirecek…
Olay budur.
23-06-2025
Nusret KEBAPÇI