PROJE
Son yıllarda ülkemizde bir proje çılgınlığıdır gidiyor.
Yani son günlerde çılgın proje falan gibi isimlendirmelerle yapılmak istenen şey de aslına bakarsanız çok yeni bir şey değil.
Projenin sözlük anlamına bakıldığında belki birbirinden çok farklı tanımlamalar da bulunabilecektir ama daha çok “bir konu ya da bir sorunla ilgili düşüncelerin şekillendirilmiş ya da sistemize edilmiş hali” de denilebilir.
Ve bu gün ülkemizde uygulanan özellikle okyanus ötesinden dayatılan projelere bakıldığında da bunların hangi amaçla yapıldığı da ortaya çıkmaktadır.
Diyeceğim o ki, “çılgın proje” konusu çok yeni değil…
Çok değil bundan bir süre önce ülkemizi yıkıma uğratacak projelerin bir bir uygulamaya sokulacağı, gün gelip ulus devletin hatta…
Üniter yapımızın bile tartışma konusu yapılacağı söylenseydi…
Yani bundan yaklaşık 30 yıl kadar öncesini kastediyorum, hiç kimse böyle bir şeyi dikkate almaz ve sanıyorum ki kahkahayla gülerdi.
Ama aradan geçen süre içinde durum değişti.
Aslında anlayacağımız yaklaşık 30 yıldır ülkemizde böyle bir proje zaten yürütülmektedir.
Bir zamanlar neoliberal bir rüzgârla beraber ülke ekonomisinin, sanayinin, tarımın yok edilerek, tamamen dışarıya bağımlı bir ekonomi yaratılması yine böyle bir proje değil midir?
Ya ülkemizin haberleşmesinin…
Yer altı yer üstü tüm kaynaklarının…
Bankalarının…
Enerjisinin yabancı ellere geçmesi, çılgın bir proje değil midir?
AB’ye girmek isteyen hiçbir ülkenin kabul etmediği gümrük birliği anlaşması bile böyle bir projenin uygulanması değil midir?
Ya açılım denilen…
Ülkemizde milli kimliğin tartışma konusu yapılarak yerine etnik kimliklerin sokulması ve toplumun millet değil etnik kimlik esasına dayandırılarak yeniden tanımlanmaya çalışılması yine böyle proje değil midir?
Durun daha bitmedi
Yabancı dini vakıflara toprak satabilmek için yasa üstüne yasa değişikliği yapılması yine benzer bir proje örneği değil midir?
Fatih kaymakamlığına bağlı bir patrikhaneyken bu gün ekümenik iddiasıyla ortaya çıkan patrikhanenin durumu ve bu konuda verilen tavizler yine aynı projenin parçası değil midir?
Heybeliada’da bulunan Ruhban Okulu konusunda yapılmak istenenler yine benzer projenin uygulanması değil mi?
Kıbrıs konusunda sanki farklı bir proje mi yürütülmektedir…
Zaten bu projelerin gelip dayandığı yer bir anlamda zurnanın ses çıkardığı yere kadar gelmiştir ve bugün sözüm ona içeriden…
Özellikle yabancı sermayenin ülkemizdeki acenteliğini yapanların örgütlerinin önerilerine de bakılırsa iş artık ülkenin federasyonlaşmasına kadar gelmiş ve konuyla ilgili anayasa değişikliği bile gündeme alınmıştır.
Aslına bakarsanız hani çılgın proje falan deniliyor ya
Bu projenin hiçbir yerinde ülkenin tekrar sanayileşmesi, kendi kaynaklarına sahip çıkılarak işletilmesi falan gibi maddeler yok…
Tabi bunlar olmadığı gibi Türkiye’nin tekrar kendi kendini besleyebilen ülkeler arasına girmesi gibi düşünceler de…
Bu proje ülkenin ekonomik olarak çökertilerek etnik ve dini parçalara ayrılması projesidir.
Hayal kurmayın…
21–04–2011
Nusret KEBAPÇI