LAFA DEĞİL, İŞE
BAKMAK…
Aslına
bakarsanız her ne kadar yukarıdaki sözü hepimiz ezbere biliyor olsak da…
İş
bunu uygulamaya gelince her nedense yapabildiğimizi söylemek çok mümkün
görünmüyor.
Tabi
bunda…
Okuyan
bir toplum olmamamızın…
Araştırmaya
yönelik bir eğitimden geçmemiş olmamızın…
Hatta
Aile
yapımızdan gelen geleneksel itaatkârlığın da payı var, bu nedenle biraz süslü
sözler, ister istemez bizi, üstelik de fazlasıyla etkileyebilmektedir.
Doğrusunu
isterseniz bunu biraz sorgulayan bir toplum olmamamıza, araştırmaya yönelmediğimize
de bağlayabiliriz…
Ama
bence burada asıl önemli olan kaldırılmasının üzerinden her ne kadar 100 yıla
yakın bir süre geçmesine karşın…
Adları…
Unvanları…
Konumları
çok değişmiş gibi görünse de kafamızın içinden saltanatın hiç mi hiç kalkmadığı…
Hem
bunu sadece devleti yönetenler açısından söylemiyorum…
Şöyle
bir bakın…
Hemen
her türden iş yerinde…
Dernekte…
Partide…
Yönetene
koşulsuz itaat ve yetkili olanın istediğini yapabilmesi…
Üstelik
buna karşın toplumda neredeyse hemen hiç itirazın gelmemesi güncel olaylardan
sayılmıyor mu?
Benzer
durumu toplumca pek çok yerde yaşamıyor muyuz?
En
küçük bir makama geçenin, kendisine ayrıcalık istemesini bile normal karşılar
olmadık mı?
Tabi
buna mevcut iktidar her ne yaparsa yapsın yanlış doğru demeden var gücüyle
gönülden…
“Padişahım çok yaşa” türünden savunmaları da eklemek gerekir ancak…
Burada
asıl önemli olan…
Her
ne kadar aradan 100 yıla yakın süre geçmesine karşın bizim padişahın
kulluğundan, yurttaşlığa hiç mi hiç geçemediğimiz…
Şimdi
burada “Doğru değil…”
“Biz yurttaşız.”
“Üstelik T.C. yurttaşıyız.” falan da diyebilirsiniz de…
Sizce
padişahın kulu olmakla, yurttaş arasında ne gibi bir fark var?
Aradaki
fark sadece unvan olarak bir padişahın olması ya da olmaması mı?
Elbette
değil…
Doğrusunu
isterseniz padişahın kuluyla, Cumhuriyet yurttaşı arasında gerçek anlamda ne
fark vardır biliyor musunuz?
Ben
söyleyim;
Padişahın
kulu olduğunuzda bilmelisiniz ki…
Kimliğiniz,
düşünceniz hiç önemli değildir. Hem zaten düşünüp de ne yapacaksınız ki…
Birileri
yani padişah sizin adınıza da düşünmüyor mu?
Tabi
burada eleştiri yapılamadığını, size düşenin, koşulsuz itaat etmek olduğunu da
unutmamanız gerekiyor…
Böyle
olduğunda her ne yapılırsa, doğru ya da yanlış, mutlaka destek verip savunuyorsunuz
da.
Ancak
yurttaşlık ne yazık ki bu kadar kolay olamıyor…
Çünkü
yükü ağır…
Biliniyor
ki yurttaş olunduğunda sadece ödevleri değil hakları da söz konusu oluyor…
Haliyle
bunun için de araştırma yapmak…
Sorgulamak…
Tartışmak…
Gerektiğinde
yanlışa karşı çıkıp, mucadele ederek değiştirmeye çalışmak da…
Demek
istediğim…
Neden
ve kimden yana olursanız olun, size söyleneni sorgulamadan, tartışmadan…
Araştırmadan
savunuyorsanız padişahın kulu…
Araştırıp,
sorgulayıp…
Tartışıp,
eleştirip, tepki koyabiliyorsunuz da yurttaş…
Bilmem
anlatabildim mi?
27–05–2018
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder