BAŞKANLIK DEMİŞKEN…
Ülke
olarak 24 Haziran’da yapılacak bir seçime doğru gidiyoruz ama bu seçim bu güne
kadar yapılanlardan ciddi bir farklılık gösteriyor…
Bunu;
seçimin nasıl yapılacağına ilişkin söylemiyorum…
Elbette
Her
zaman olduğu gibi, her kademede bu seçim için kurulmuş kurullar olacak, oylar
sayılacak falan ama…
İşte
zaten her şey o amadan sonra başlayacak…
Eğer
anayasa değişikliğiyle başkanlığı…
Yani
tek adamlığı toplumun önüne getirenler seçimi alırsa ki uyum yasaları çoktan
apar topar çıkarılmaya çalışıldı…
Bundan
sonra yetkili…
Sorumsuz…
Hesap
vermez…
Hatta
hesap sorulamaz bir başkanlıkla yönetileceğimiz kesin görünüyor.
Tabi
bu konuda bir şeyi de özellikle atlamamak gerekiyor…
Özellikle
de…
Federasyonu.
Çünkü
federasyon olmadan başkanlığın “Altı kaval üstü şişhane” olduğu pek
çok kez de söylenmedi mi?
Bu
nedenle…
Oy
verecek hemen herkesin çok kesin olarak bilmesi gerekiyor ki…
Her
kim başkanlıktan yanaysa…
Bilin
ki…
Aynı
kişi…
Aynı
zamanda çok kimliklilikten, çok kültürlülükten de yanadır.
Şimdi
burada…
“Diyelim ki federasyon olduk ve başkanlıkla
yönetilmeyi seçtik ne sakıncası var”
da diyebilirsiniz.
Bu
nedenle de baştan söylemekte yarar bulunuyor…
Öncelikle
bilinmesi gerekiyor ki…
Bugün
federasyon bile olsa bu türden yönetilen devletlerin tamamı ulus devlettir…
Yani
günümüzün federatif devletleri sizin pek çok kez de tekrar ettiğiniz gibi…
“Eskiden lazistan…”
“Kürdistan vardı” türünden çok kimlikli…
Çok
kültürlü devletler değiller…
Üstelik
tam tersine…
Tek
devlet…
Tek
millet…
Tek
vatan oldukları gibi…
Ve
sizin yok saydığınız tek dil de öncelikleri arasında.
Tabi
tek dil olmadan millet olur mu? Bu ayrı bir konu ama bir şeyin daha
bilinmesinde yarar bulunuyor…
Bugün
dünyada ABD ‘de olmak üzere federasyonla yönetilen ülkelerin neredeyse tamamı…
Daha
kuruluşlarından itibaren federatif bir yapıya sahiptirler.
Çünkü
bu devletler…
Daha
baştan küçük küçük devletçiklerin birleşip bir güç olmak amacıyla bir araya
gelmelerinden oluşmaktadır…
Dolayısıyla…
ABD
emperyalizminin işgal ve saldırısı sonucunda Irak’da…
Suriye’de…
Libya’da
yapılmak istenilenleri saymazsak dünyada üniter bir devletin
Üstelik
emperyalist işgal ve saldırı olmaksızın…
Sadece
seçim yoluyla üniter yapısının sona erdirilip…
Çok
kültürlü…
Çok
kimlikli federatif bir devlete dönüşmesinin de örneği yok.
Demek
istediğim…
Bu
seçimle sadece farklı adaylardan birini değil…
Aynı
zamanda…
Son
ulus devletimizin devam edip etmeyeceğini de oylamış oluyorsunuz…
Benden
hatırlatması…
21–05–2018
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder