SEÇİM DEMİŞKEN…
Şunun şurasında
seçime çok kısa bir zaman kaldı.
Sahi…
Oyunuzu hangi
değerlere göre veriyorsunuz?
Sadece merak ettiğim
için soruyorum…
Eğer siz bu soruya…
Yılların getirdiği
bir alışkanlıkla…
Başka kişi ya da
parti yok ki gibisinden bir yanıt veriyorsanız…
Yani bir anlamda her
ne olursa olsun ben o partiden vazgeçmem gibisinden bir düşüncenin içindeyseniz…
Çok açık olarak
söylemek zorundayım ki…
Kimse bu konuda kusura
da bakmasın.
Siz…
Soran…
Sorgulayan…
Araştıran…
Yeri geldiğinde hesap
soran bir cumhuriyet yurttaşı değil…
İlgili partinin müridisinizdir.
Çünkü
Cumhuriyetle,
padişahlığı…
Padişah tebalığından
Cumhuriyet yurttaşını ayırt eden en önemli şey birinde sadece itaat edip yapılan
her türden olumsuzluğa katlanmak esas olurken…
Yurttaşlıkta…
Sormak, sorgulamak…
Gerektiğinde hesap
sormak anlam kazanmaktadır.
Durum böyle olunca,
biraz sorgulamak, yapılanları değerlendirmek çok fazla önem taşımaktadır.
Konuya biraz farklı yaklaşalım
isterseniz…
Sizce emperyalizm…
Bunu ayırt etmeden
ABD ve AB için söylüyorum hedef aldığı bir ülkede neler yapmak ister hiç
düşündünüz mü?
Ben söyleyim…
Öncelikle ordusunu
küçültmek, zayıflatmak ve ulus devletini savunur konumdan uzaklaştırmak ister
ki…
O ülkede yapmayı
planladığı şeyler için ayak bağı olmasın.
Bu konuda söylenecek
pek çok şey var ama şu kadarını söyleyim bugün askeri hastanesi olmayan dünyadaki
tek orduyuz.
Neyse devam edelim…
Emperyalizm bilir ki ulusal
ekonomisi güçlü bir ulus devlet üzerinde herhangi bir şekilde başarılı olma
şansı bulunamaz…
Bu nedenle ilgili
ülke yönetimlerine özellikle siyasal İslamcı partileri getirir ki…
Böylece Orduyu, Ulus devleti,
Ulus kimliği etkisiz hale getirebilsin…
Biliyorlar ki bu
partiler ulus devlet yapısına ve ulus kimliğe düşman oldukları için
emperyalizmin hedeflerini gerçekleştirmek için tam biçilmiş kaftandırlar. Zaten
daha iyisi de bulunamaz.
Böylece bu siyasi
partiler aracılığıyla ulusal ekonomi tarumar edilir.
Devletin elinde
ekonomik anlamda hiç bir şey bırakılmadığı gibi neredeyse yabancıların eline
geçmeyen şirket bile bulunmaz.
Ama emperyalizm
bununla yetinemez…
Çünkü
Gelecekte iktidara
gelebilecek ulusçu bir parti, emperyalizmin uzun vadeli planlarını sekteye
uğratabilir…
Bunun için eğitimden
başlayarak hemen her alanda ulus kimlik yani Türk kimliği itibarsızlaştırılarak
ortadan kaldırılır ki yerine din adına ümmet kimliği konulabilsin…
Zaten bu konu ulus
kimliğin yerine ümmet yani tarikat ve cemaat kimliğinin konulması, emperyalizmin
en önemli hedeflerinden biridir…
Bilirler ki ancak
böylece bizimki gibi ulus devletler bölünüp, parçalanıp çok zayıf ve etkisiz
hale getirilebilir…
Ümmet kimliğinde
millet ve vatan kavramı da olmadığından…
Hiç bir siyasal
İslamcı, ülkesi üzerinde oynanan emperyalist politikaları fark etmez…
Görmez…
Göremez…
Zaten Siyasal
İslamcıların yıllardır…
ABD emperyalizminin İslam
ülkelerini bölüp parçalamak adına geliştirdiği BOP’a destek verip sadece
Hazreti Muhammed karikatürlerine ve çeşitli ülkelerde Kur’an yakılmasına tepki
gösterip…
Ülkemiz üzerinde
oynan politikalardan bihaber olmaları bunun göstergesi değil mi?
Ama emperyalizmin
hedeflerine ulaşabilmesi için bu da yeterli gelmiyor…
İstiyorlar ki Ülke bir
an önce ulus devlet olmaktan çıkarılarak etnik ve dinsel kimliklerle federatif
hale getirilsin…
Hem zaten “federasyon
olmadan başkanlık, altı kaval, üstü şişhanedir.” demiyorlar mıydı?
İşte sınırların
açılarak Arap nüfusun ülkeye doldurulmasının da…
Bir süredir
birilerinin dilinden düşmeyen “sivil
anayasa” kavramının da asıl amacı da bu.
Türk ulus devletine yasal
olarak son vermek.
Diyeceğim…
Bu seçim eksiğiyle,
gediğiyle son Türk devletinin…
Yani ulus
devletimizin var ya da yok olma seçimidir de aynı zamanda…
Bilmem anlatabildim mi?
11-05-2023
Nusret
KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder