SOYSUZ
Geçtiğimiz günlerde
ülkede daha önce belediye başkanlığı…
Hatta
Milletvekilliği
yapmış birisi, hanedan ailesini ülkeden süren Atatürk için soysuz ifadesini kullandı.
Doğrusunu isterseniz
zamanlama harika.
Neden mi?
Şöyle bir düşünün
ekonomi neredeyse bitik olup, ülke tamamen borçla yürür durumda…
Enflasyon derseniz
korkutucu boyutlarda…
Yetmezmiş gibi…
Bir de İliç’te ortaya
çıkan Siyanürle altın aranması…
Dahası toprak kayması
ve siyanürün Fırat nehrine karışması tehlikesi de ortaya çıkınca…
Elbette toplumun dikkatini buralardan
uzaklaştırmak gerekiyordu…
Hemen her zaman
olduğu gibi malzeme de hazır…
Şeriat, Cumhuriyet ve
Atatürk’e ilişkin sözler söylenmesi toplumun her zaman asıl konudan
uzaklaşılmasını sağlamaktadır.
Yani anlayacağınız
olay tamamen gündemi değiştirmek…
Tabi biz de bu arada
öğreniyoruz ki memleketin dört bir bucağı neredeyse maden sahası ilan edilmiş…
Ve üstelik tamamı
yabancı şirketlere teslim edilerek…
Hani deseniz ki…
Bu zenginliklerden
ülkemiz yararlanacak, Türkiye zenginleşecek asla öyle bir şey yok.
Çıkarılan madenlerden
ülkemize kalan neredeyse yüzde 10…
Yani ülkemize bir
zamanların Afrika’sında olduğu gibi tamamen sömürge muamelesi yapılmaktadır.
Bu arada konu maden
olur da, Lozan’a değinmemek olur mu?
Ne diyorlardı…
Sözde “Lozan’ın gizli maddeleri varmış, bu hiçbir
yerde yayınlanmamış” ama bunlar biliyorlarmış…
“Bu nedenle biz madenlerimizi çıkaramıyormuşuz.”
Ama öğreniyoruz ki
evet gerçekten biz çıkaramıyor muşuz…
Çünkü hepsini zaten
yabancılara çoktan peşkeş çekmişiz.
Neyse, isterseniz Osmanlı’dan
devam edelim özellikle de son döneminden…
Biraz da gözümüzün
önüne getirerek
Mondros ve Sevr
anlaşmasının ardından ülkenin dört bir bucağı işgal ediliyor
İnsan bekliyor ki o
yıllarda memleketi yönetenler, Mondros’u kabul etmeyip Sevr’e boyun eğmeyip
ordunun başına geçip mücadele etsin…
Dirensin…
Ama öyle olmuyor…
Zamanın padişahı
hilafeti ve saltanatı sembolik olarak yaşatabilmek uğruna işgale göz yumarak orduyu
terhis ediyor…
Yetmiyor…
Halkı, direniş yapan Müdafaa-i
Hukuk taraftarlarına karşı kışkırtmak için çıkarılan fetvalar da birbirini
izliyor…
Tabi bunların
sonucunda bir kısmı uzun süren İngiliz emperyalizmi destekli pek çok ayaklanma
da çıkıyor ama…
Sonuçta Kurtuluş Savaşı
başarıya ulaşıp Cumhuriyet kurularak egemenlik bir aileden millete geçiyor
ancak…
İşte tam bu noktada benim
asıl sormak istediğim…
Ülkenin işgaline göz
yumarak, sadece kendi saltanatını korumak isteyeni savunmak mı soysuzluk yoksa
millete egemenliği vereni savunmak mı?
Sahi hangisi?
Karar sizin.
28-02-2024
Nusret
KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder