AHMAĞA ANLATIR GİBİ…
Geçtiğimiz günlerde bir parti genel başkanı
açıklama yaparak üstüne basa basa Anayasanın 4. Maddesinin kaldırılmasını istediklerini…
Üstelik “Ahmağa
anlatır gibi tekrar ediyorum.” diyerek açıkladı.
Şimdi burada ilginç olan şey Ahmaklık konusu.
Evet, burada kim ahmak?
Ya da özellikle cumhuriyetçi ve laik kesimden
birileri neden bu kavramı üzerlerine aldılar?
Doğrusu ilginç.
Aslına bakarsanız bu bana geçmişte Aziz
Nesin’in “Toplumun yüzde 60’ının aptal olduğunu”
açıkladığı konuşmasını hatırlattı.
Çünkü orada da kendilerini o aptal oranının
içinde gören birileri, hemen karşı atağa geçtiler…
Yanıt vermeye çalıştılar.
Hatta o konuşma üzerine davalar bile açıldı.
Davalar açıp çok sert tepki gösterenler,
kendilerini o yüzde 60’ın temsilcileri olarak görmekteydiler.
Değilse ne demeye tepki gösterilsin, değil
mi?
Gelelim Ahmaklık konusuna…
Aslına bakarsanız burada da aynı mantık
geçerli…
Şimdi şöyle bir düşünün…
Bu partinin eyalet sistemi istediğini…
Anadilde eğitim talebi olduğunu…
Tarihte de ülkeyi işgal eden işgalcilerle
hiçbir sorunlarının olmadığı gibi sadece genç Türkiye Cumhuriyetine karşı savaştıklarını
da biliyoruz…
Tabi aynı zamanda…
Türk Ulus kimliğine düşman olup çok
kimliklilikten çok kültürlülükten yana olduklarını da…
Şimdi söyleyin…
Tüm bunları bilerek siyasi ve ideolojik
olarak tavır koyup mücadele ederek Ülkenin bölünmez bütünlüğünü kararlı bir
şekilde savunanlar mı? Ahmak durumuna konuluyor…
Yoksa
Bu partinin Anayasa’nın ilk dört maddesini
değiştirerek Türk ulus devlet yapısına son vermeyi amaçlayıp…
Ülkeyi etnik ve dinsel eyaletlere ayıracaklarını
anlamayanlar mı?
Tabi bu arada hazır konu açılmışken şu
anayasa değişikliği konusuna değinmemek olmaz.
Ne diyorlar?
Darbe anayasası.
Üstelik Anayasanın neredeyse yüzde 90’ı
değiştiği halde…
Aslında yapılmak istenen, Türk ulus devletine
son vermek ama olsun…
Biz devam edelim.
Sizce bir ülkede meclis çoğunluğunu elde eden
partinin her aklına geldiği…
Ya da canı her istediği zaman…
Veya bazı maddeleri beğenmediğinde, anayasa
değiştirilebilir mi?
Bence hayır.
Ya tamamıyla baştan sona yeni bir anayasa yapmak…
Kanımca o hiç mümkün değil.
Anayasalar tüm dünyada, ya bir darbe olduğunda…
Ya da savaştan çıkıldığında kurucu meclis
seçilerek yapılır, öyle herkesin kafasına estiği zaman değil…
Bu işin bir yanı.
Peki, şu anda mecliste bulunan tüm partilere
mensup milletvekilleri, seçildiklerinde, bu mevcut anayasaya uyacaklarına
ilişkin namus ve şerefleri üzerine yemin etmediler mi?
Bu durumda meclisteyken bağlı kalmaları
gereken anayasayı yok sayarak yeni anayasa yapılması, mevcut anayasaya darbe
anlamına gelmez mi?
Öyle ya…
Silahla değiştirilince darbe oluyorsa…
Çoğunluk oyuyla değiştirilince neden olmasın?
Ama bilinmeli ki gerek ilk dört maddenin değiştirilmesi,
gerekse yeni bir anayasa…
Yeni bir rejim demektir aynı zamanda.
Yani
Türk ulus devleti yok edilirken, çok kimlikli,
çok kültürlü federasyona gidiyoruz…
Hem de koşar adım.
19-09-2024
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder