SURUÇ…
Bilindiği gibi Suruç’ta meydana gelen canlı bomba
eylemi sonucunda 32 gencimiz yaşamlarını yitirdi…
Her ne kadar terör örgütünün aleti durumuna düşmüş
olsalar da gençlerimizin ölümü tüm ülke için çok üzücüydü.
Elbette böyle bir terör eylemine kayıtsız kalmak…
Sessizlikle geçiştirmek mümkün değil de…
Ama
Sadece teröre vurgu yapmanın…
Teröre lanetler okumanın…
Onlarca kez kahrolsun demenin de herhangi bir yararı
bulunmamaktadır…
Doğrusunu isterseniz terör hiç bir zaman tek başına
herhangi bir anlam ifade etmemektedir…
Çünkü
Terör kendi başına bir amaç değil…
Her zaman için emperyalistlerin ilgili ülkeleri
herhangi bir konuda ikna etmek için kullandıkları araçlardan birisidir…
Öncelikle bunun unutulmaması gerekiyor.
Bu arada bombacının kimliğinin…
Yani
Etnik ya da dinsel yapısının…
İçinde bulunduğu örgütün de çok fazla bir anlamı
bulunmamaktadır…
Bilinmeli ki büyük istihbarat güçlerinin hangi amaçla,
kimi nerede kullanabileceği konusu, sadece olayın sonucunda alınmak istenilen
gelişmelere bağlıdır…
Bilmiyorum farkında mısınız?
PKK bir süredir güneydoğu dışında…
Kars…
Ardahan…
Kağızman…
Iğdır gibi yerleşim yerlerinde de eylemlere başladı…
Araçlar yakılıyor…
İnsanlar öldürülüyor…
Hatta bırakın ülkenin doğusunu
İstanbul’un göbeğinde bile bombayla ölenlerin cenazesini
karşılamak adına…
Silahla tören düzenleyip eylem bile yapabiliyorlar.
Sonuçta yaşanan bomba olayını protesto etmek adına
kaç gündür yollar kesiliyor…
Polislerimiz askerlerimiz öldürülüyor…
Sağlık çalışanları kaçırılıyor…
Araçlar ateşe veriliyor…
Ortalık yakılıp yıkılıyor…
Şimdi şöyle bir düşünün…
En küçük bir protestoya, işten çıkarılmaya karşı
yapılan eylemlere…
Yakınları madende göçük altında kalan insanlara karşı
bile, hoş görü gösterilmeyip analarından emdikleri süt burunlarından fitil
fitil getirilirken…
Neden bu tür eylemlere karsı doğrudan müdahale yapılmaz…
Hatta meclis kürsüsünden bu tür eylemlere yapılan
destekler gülümsenerek geçiştirilir…
Nedeni şu…
ABD Suriye’nin kuzeyinde bir koridor oluşturmak
istiyor…
Koridor oluşturacak ki…
Suriye’nin kuzeyinde kurulmasına canla başla destek
olduğu Kürdistan güvenlik altına alınabilsin.
Biliniyor ki…
Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan’ın denize bağlantısının
sağlanması bu işin en olmazsa olmazı…
Buradan da; bize yıllardır anlatılan silah bırakma
masalına gelirsek…
Şöyle bir düşünün…
ABD, AB, İsrail ve Türkiye’nin desteğiyle Hem Irak’ın,
hem de Suriye’nin kuzeyinde bir Kürdistan kurulacak…
Üstelik Hükümetimiz…
Irak’ın kuzeyini mamur hale getirmek için neredeyse
seferberlik ilan edip…
Elektriğini bile verecek…
Suriye’nin kuzeyinde başınız sıkıştığında kuzey
Irak’tan peşmergelerin geçebilmesi için elinden gelen desteği gösterecek…
Sonuçta siz bu durumda, kendinizi onların yerine
koyun ve şu soruyu sorun…
Size, komşu ülkelerde devlet olabilmeniz için bu
kadar destek olan bir yönetim varken silah bırakır mısınız?
Haliyle onlar da bırakmadı…
Demem o ki…
Bu meydana gelen terör eylemlerinin tümü…
Türkiye’yi ABD’nin yanında Kürt koridoruna destek
olunması konusunda ikna etmeyi amaçlamaktadır…
Başka da bir şeyi değil…
25–07–2015
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder