ATATÜRK DEYİNCE…
Atatürk
deyince önce ne anlaşılmalı?
Laiklik
mi?
Cumhuriyet
mi?
Ya
da Atatürk’ün şimdi saymadığım diğer ilkeleri mi?
Evet
hangisi?
Doğrusunu
isterseniz hiç biri değil…
Çünkü
tüm bu İlkelerin…
Hatta
Devrimlerin bile tamamı sadece bir amacı gerçekleştirmek için yapılmıştır…
O
da ulus devlet.
Diyeceksiniz
tamam da ulus devlet nedir?
Ulus
devlet:
Ortak
bir tarihi bulunan
Aynı
toprak üzerinde yaşayan
Dil
ve ekonomi birlikteliği olan insanların oluşturduğu…
Günümüzde
tek bayrak, tek dil, tek vatan olarak ifadesini bulan bir topluluktur.
Ne
gerekiyordu bunun olabilmesi için,
Önce
bir ortak dil çünkü…
Osmanlı
bir millet olmayıp çok milletli bir imparatorluk olduğu için ortak bir dili
bulunmuyordu…
İşte
Latin harfleriyle hazırlanan alfabenin amacı dil birliğini sağlamak yanında
Arapçaya göre öğrenilmesi çok daha kolay olduğu için kısa sürede toplumun
genelince öğrenilmesini sağlamaktı.
Tabi
ortak dille de iş bitmiyordu eğitim de uluslaşmadan payını almalı ve tekleşmeli
MİLLİ bir eğitim oluşturulması konusunda çalışılması gerekiyordu.
Aslına
bakarsanız Kılık Kıyafet Devrimi’ni de ulus kimlik dışında düşünemezsiniz…
Çünkü
dini kıyafetlerin sokakta giyilmesinin yasaklanmasının nedeni de görünürdeki
farklıklıların yok edilerek toplumun bir araya gelmesinin önündeki engellerin
kaldırılıp ulus olmasını sağlamaktı.
Hem
zaten…
Günümüzdeki
Atatürk düşmanlarının sözlerine…
Taleplerine
bakılınca durum kendiliğinden de anlaşılacaktır.
Atatürk
düşmanları ne istiyor?
Yeni
Osmanlıcılık adı altında çok bayraklı…
Çok
dilli…
Çok
dinli…
Çok
milletli bir devlet değil mi?
Bunun
için laik ve bilimsel eğitimi yadsıyıp eski medrese eğitimini tekrar
canlandırmaya çalışmıyorlar mı?
Laikliğe
saldırmalarının nedeni hemen her türden tarikat ve cemaate özgürlük tanıyıp
Türkiye’yi dini ve etnik kimlikçiklere ayırmak değil mi?
Yıllardır
Türk kimliğini hemen her yerden kaldırmaya çalışmalarının…
Türkiye
Milleti diye ucube kavramlar ortaya atmalarının amacı sanki çok mu farklı?
Ya
ekonomi anlayışlarına ne demeli…
Aynı
Osmanlı’daki gibi memleketi yabancıların açık pazarı yapmaktan daha önemli bir
ekonomi politikası var mı?
Milli
bir üretim…
Tarımı
geliştirmek…
Sanayi
kurmak gibi bir düşünce bu güne kadar gündeme getirildi mi?
Hani
bunlar Kurtuluş Savaşı’na bile Atatürk’ü sözde Vahdettin’in gönderdiğini falan iddia
ediyorlar ya…
Şimdi
bir an için bırakalım padişahın ne yapıp yapmadığını…
Eylemden
vazgeçtim, sizin bu güne kadar ABD ve AB emperyalizmine karşı çıkan tek bir
sözünüz…
Bölgedeki
politikalarını eleştiren herhangi bir görüşünüz…
Türkiye’nin
tarımını…
Sanayisini
geliştirmek yönünde tek bir düşünceniz oldu mu?
Bu
güne kadar üretime yönelik yaptığınız tek bir yatırım var mı?
Memleketin
enerjisini, haberleşmesini bile babalar gibi elin emperyalistlerine peşkeş
çekmediniz mi?
Demek
istediğim siz kendinize hangi ad ve unvanı verirseniz verin seçiminiz sonuçta şu
iki seçeneğin arasından olacaktır…
Yani
Atatürk’ten yana olup bağımsızlığa, ulusal ekonomiye, ulus kimliğe sahip çıkacaksınız…
Ya
da emperyalizmle birlik olup Atatürk’e, ulus kimliğe, ulusal ekonomiye,
bağımsızlığa düşman olup yeni Osmanlıcılık yapacaksınız…
Karar
sizin…
16–11–2016
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder