YANLIŞTA ISRAR…
Derler
ki “Bir ceketin ilk düğmesi yanlış
iliklenirse sonraki düğmeleri de yanlış iliklenir.”
Bunu
neden söyledim?
Şunun
için…
Suriye
politikamızda daha 2011’de başlayan yanlışlıklar bugün hala sürdürülmeye çalışılmaktadır
da onun için.
Şimdi
şöyle bir düşünün…
Bizim
bu operasyona yönelmemizdeki neden…
PYD’nin
ABD ve diğer batılı emperyalistlerin desteğiyle Suriye’nin kuzeyinde bir devlet
kurmaya çalışması değil mi?
Peki,
o halde herkesin kendine sorması gerekmez mi?
Nasıl
oldu da Suriye’nin kuzeyinde böyle bir yapılanma gerçekleşebildi?
Aslına
bakarsanız nedeni belli…
ABD
Türkiye’deki iktidarı…
Suudi
Arabistan ve katar’ la birlikte kullanarak pek çok ülkeden de teröristlerin desteğiyle
Suriye’deki merkezi devleti zayıflattı…
Doğada
olduğu gibi otoritede de boşluk olamayacağından hemen ABD desteğiyle PYD kantonları
kuruluverdi.
İşte
bugün yakındığımız ve Afrin operasyonuna gerekçe yaptığımız güneyimizdeki oluşumun
nedeni bu.
Bunu
söyleyince…
“Tamam, iktidar hata yapmıştır ama bu
iş böyle bırakılabilir mi?”
“Türkiye bu konuda hiç bir tepki
göstermemeli mi?” De diyebilirsiniz
ama…
Bence
bunun için önce hatanın kabul edilip ders çıkartılıp sonucunda da doğru politika
izlenmesi gerekir ancak kimsenin böyle bir niyeti yok…
Nereden
mi anlaşılıyor?
Şuradan…
Hani
iktidar, Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanayız falan diyor ya…
Gerçekten
bu düşüncede olan bir devlet, adı Suriye muhalifi olarak anılan bir örgütü
yanına alan bir politika izler mi?
Bu
işin bir yanı…
Ya
merkezi devletle konuşmama sorununa ne demeli?
Gerekçeleri
de hazır…
Neymiş
“Esad kanlı katilmiş,1milyon kişiyi
öldürmüş…”
El
insaf…
Adamlar
bizim de içinde olduğumuz pek çok ülkeye karşı ülkelerini koruma mücadelesi
vermiyorlar mı?
Kaldı
ki siz…
Yunanistan’la;
üstelik bizi Ermeni soykırımıyla suçlamasına…
Ege
adalarını işgal etmesine…
Ve
Kıbrıs’ta bizi işgalci olarak görmesine rağmen konuşmakta hiçbir sakınca görmüyorsunuz…
Ya
İsrail’le ilişki kurarken
Bu
devletin bugüne kadar kaç Müslüman’ın katili olduğunu hiç aklınıza getirdiniz
mi?
Papa’ya
gelince…
Adam
bizden Heybeliada Ruhban Okulunun, Fener Rum Patrikhane’sinin açılmasını
istiyor mu?
İstiyor…
Yetmiyor…
Bizi
Ermeni soykırımıyla da suçluyor…
Ama
her nedense tüm bunlar sizin Papa’yla konuşmanıza engel falan da olmuyor…
ABD’ye
gelirsek…
Bu
devletin bölgeyi yeniden düzenlemeye çalışıp 22 ülkenin haritasını yeniden
çizmek istemesine…
Irak,
Libya, Afganistan ve Suriye’yi hallaç pamuğu gibi atıp parçalamaya çalışmasına…
Üstelik
yetmez gibi PYD’ye silah vermesine…
Ülkemizdeki
de dahil olmak üzere tüm dünyada ulusal bağımsızlığı korumak isteyen
yönetimlere darbe düzenleyip, emperyalizmin oyunlarına karşı çıkan yazar ve
çizerleri öldürmesine…
Hatta
FETÖ’yü bile vermemesine rağmen…
ABD
ile konuşmakta hiç bir sakınca görmeyebiliyorsunuz…
Yani
demek istediğim…
Bölgede
kurulmak istenen Büyük Kürdistan’ı engellemenin bugün tek yolu bulunmaktadır…
O
da Suriye ile birlik olup, bu planı bozmak…
Aksi
halde bunun dışında ki her girişim ABD’nin değirmenine su taşıyacak, ABD’nin
Suriye’yi parçalama planının bir parçası olacaktır…
14–02–2018
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder