23 NİSAN
23 Nisan, ülkemizin geçmişi daha doğrusu
geleceği açısından da çok önemli bir tarih.
Ve zaten bu nedenle bayram.
Ancak; çok uzunca bir süredir bilinçli olarak
ulus egemenliği kavramı önemsiz hale getirilirken…
Israrla Bayram çocuk şenliğine dönüştürülmüş
ve ne yazık ki başarılı da olunmuştur.
Bu nedenle…
Günün önemi açısından birazcık tarihe giriş
yapalım ki konu yeterince anlaşılabilsin.
Bilindiği gibi 23 Nisan’dan…
Yani TBMM Ankara’da açılmadan önce, ülkemizin
pek çok yeri işgal altındayken
Memleketi yönetenler bu konuda bırakın mücadeleyi,
halkın işgalleri anlamaması için konuyu geçiştirmeye çalışıp…
İşgalcilere karşı neredeyse hiç bir ferman
veya fetva falan bile yayınlamamışlarken…
İşgallere karşı mücadele edenler için, onları
hedef alan pek çok fetva yayınlanması sizce de çok ilginç değil mi?
Düşünebiliyor musunuz?
Ülke işgal altına girmiş, Dolmabahçe
sarayının karşısına bile düşman donanmaları yerleşmiş ama ülkeyi yönetenler
oralı değil…
İşte bu durumdan rahatsız olan Büyük Önder
Mustafa Kemal; işgale karşı mücadele etmek adına Anadolu’ya geçmek…
Halkı örgütleyerek ve bu mücadeleyi sonuçta
düzenli ordu ve merkezi bir yönetimle bütünleştirerek işgalcileri ülkeden
kovmanın planlarını yapıyordu.
Bu nedenle…
Önce Samsun’a geçildi ardından Erzurum ve Sivas
kongreleri...
Sonrasında da
Oralardan seçilmiş delegelerle Ankara’ da Büyük
Millet Meclisini toplamayı başararak zaten fiiliyatta yok olan İstanbul
hükümeti yerine Anadolu’da fiilen bir hükümet kurdu…
Kurdu ve…
Bu hükümet kendi kurallarını koyup…
Yöneticisini seçip…
Yasalarını çıkarıp ki buna vergi koymak da
dahil, Anadolu’da etkili olmayı başardı…
Ama tüm bunlar burada yazıldığı gibi çok
kolay olmadı.
Çünkü bu mücadele sadece yabancı emperyalistlerle
değil…
İçeride de emperyalist destekli…
İstanbul hükümetince de yönlendirilen isyancılarla
da yapılmasını gerektiriyordu.
Sonuçta, yaklaşık 4 yıla yakın bir savaş sonunda
başarılı olundu ve ulus temelli bir Cumhuriyet kuruldu ama…
Bugün gelinen noktada Türkiye’nin ulus
temelli bir devlet olabilmesinde en büyük payı olan TBMM’nin kurtuluşa ve
kuruluşa öncülük etmesinin ilk adımı olan günün yıl dönümünde, bu Bayramın hak
ettiği şekilde kutlandığını söylemek çok zor…
Çünkü yıllardır…
Ulus bilinci yerine ümmet bilinci aşılanarak toplum,
ekonomik ve sosyal işgallere karşı duyarsız hale getirilmeye çalışıldığından…
Toplumun emperyalizme karşı duyarlılığını
pekiştiren bu bayramların da önemsizleştirilmesi…
Resmi tören ve çelenk koymaktan ibaret hale
getirilmesi gerekiyordu…
Böyle olunca da halktaki ulus bilincinin
giderek zayıflayacağı toplumun Türk Ulus kimliğine, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e
karşı yapılacak saldırı ve itibarsızlaştırma çabalarına da kayıtsız kalacağı
varsayılıyordu.
Ve ne yazık ki bu Bayramda da görüldüğü üzere
Başkent’in en önemli caddelerinde bile 100 evden en fazla 10 evde Bırakın Atatürk’ü,
bayrak bile asılmadığı göz önünde bulundurulursa…
İnsan kaygılanmadan edemiyor.
Ne dersiniz, yoksa başardılar mı?
25-04-2024
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder