BİR SEÇİMİN ARDINDAN…
31 Mart tarihinde ülkemiz bir yerel seçim
yaşadı.
Elbette…
Her seçim gibi bu seçimin de galibi ve
mağlubu olacak ama en önemlisi seçimin sonuçlarını doğru değerlendirerek
herkesin alması gerekeni alması…
Olur mu? Birlikte yaşayıp göreceğiz.
Olaya sadece seçimin galibi yani en çok oy
alan parti anlamında bakıldığında, Ana Muhalefet partisi CHP’nin; 1977 yılından
bu yana olan seçimlerde ilk defa oy oranının iktidar partisinden fazla olduğu görülüyor.
Aslında bu başarı kendi başına bile çok
önemli ancak…
İktidarın tüm devlet aygıtıyla seçime girmesi…
Devlet olanaklarının sadece bir partinin
kazanması için seferber edilmesi…
Tarafsızlık yemini eden yetkililerin hemen
her zaman olduğu gibi taraflılıklarına devam etmesi…
Bunun yanında
Ana muhalefet belediyelerinin uydurma
gerekçelerle yardım paralarına el konulup…
Asılsız suçlamalarla sürekli soruşturma baskısı
altında tutuldukları da göz önüne alındığında bu her yönüyle çok ciddi bir
başarıdır.
Hiç bir şekilde yadsınamaz.
Bu başarıda…
Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere ana
muhalefete ait belediyelerin hemen her türden engellemelere rağmen sosyal
belediyecilik anlamında çok güzel şeyler yapmaları bu başarı üzerinde çok önemli
bir paya sahip ancak…
Şöyle bir düşünün…
Bundan yaklaşık 9 ay kadar önce ülkemiz bir
cumhurbaşkanlığı seçimi yaşamıştı ve seçimde gerçek hayatta pek varlıkları
olmayan partileri de yanına alan ana muhalefet partisi oldukça düşük oy almıştı…
Peki, bu 9 ayda ne…
Ya da neler değişti ki CHP tek başına bu
kadar oy alarak yıllardır önemli varlık gösteremediği Adıyaman, Kastamonu gibi
illerle birlikte Başkentin pek çok ilçe belediyelerini kazandı.
Ya da 2019 yılından beri iktidar partisinde
olan 11 il neden taraf değiştirdi…
Elbette bu konuda ilk akla gelen çok gösterişli makam odaları...
Lüks yaşam tarzı…
İsraf…
Halkın taleplerinin önemsenmeyip tamamen
gösterişe dayalı bir politika izlenmesi ilk akla gelenler ama…
Daha önemlisi
İktidar partisinin Gazze konusunda uygulamaya
çalıştığı iki yönlü tutum…
Bunun yanında işçi ve memur emeklilerine çok
komik zam verilerek aylıklarının normal bir evin kirasını bile karşılayamayacak
seviyede bırakılıp bir de üstüne üstlük “yetmiyorsa
ek iş yapsınlar.” türünden yaklaşımlar…
Bardağın taşan damlalarını oluşturmuşlardır.
Hem bu öyle olduğu o kadar açıktır ki…
9 ay öncesinde iktidar partisine destek veren
seçmenlerin önemli bir kısmı sandığa gitmemiş…
Ve bu yüzden de 2004’ ten bu yana ilk defa bu
seçimde en düşük oy verme oranı (yüzde 78,5) ortaya çıkmıştır…
Elbette bu sonuçlara Cumhurbaşkanlığı seçiminde
iktidar partisini destekleyen YRP’nin yüzde 6 ‘nın üzerinde oy alması da eklenebilir
ama…
Tüm bunlara rağmen kesin olan bir şey var ki…
Bu son yerel seçimle…
Halkı…
Onun ihtiyaçlarını yok sayan…
Makamını kişisel ikbal ve zenginlik için
kullanan belediyeciliğin sona erdiğidir.
Başka bir şey değil…
16-04-2024
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder