İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2016 Salı

TERÖRLE MÜCADELE…


TERÖRLE MÜCADELE…


İstanbul’da son patlayan bombalarla beraber farkında mısınız bir yıl içinde tam 17 bombalanma olayı yaşandı…
Ve her birinde de yüzlerce vatandaşımız da yaşamını kaybetti…
Elbette terör olaylarının pek çok nedeni olabilir…
Hatta failleri çok çeşitli siyasi eğilimlerden de olabilir…
Ancak
Terör olaylarını kendi başına, dünyada yaşanan gelişmelerden uzak düşünmek kanımca yapılabilecek en yanlış değerlendirmelerden biri olur.
Peki, o halde terör olayları neden son bir yılda birden bire bu boyutlara ulaştı…
Bence öncelikle bunun üzerinde düşünülmesi gerekmez mi?
Bakın ABD BOP kapsamında bölgede bulunan 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek istemiyor mu?
En azından bu güne kadar istiyordu.
Nasıl çizilecekti bu sınırlar?
Bölgede bulunan ülkelerdeki etnik ve dini kimlikler kaşınacak…
Hatta…
Destek olunup silah ve mühimmatla donatılacak…
Yetmezse…
Ya da sıkıştığı yerde ABD ya da batılı askeri güçlerle de desteklenecek…
Ardından da…
100’e yakın ülkede ne kadar psikopat…
Kan emici…
Cihatçı varsa o ülkeye sokularak…
İlgili ülkenin… 
Şii…
Sünni ve Kürt bölgesi şeklinde parçalanması sağlanarak…
Böylece hem ABD’nin bölgedeki çıkarlarına…
Hem de İsrail’e karşı tehdit oluşturabilecek güçlü ulus devletlerden kurtulmuş olunacaktı…
İşte “Eş Başkanlık” üstlendiğimiz…
Yeni Osmanlı hayaliyle kabul ettiğimiz proje tam anlamıyla bunları içeriyordu.
Hani bugün bombalar patlatılıyor ya…
Kim patlatıyor bunları…
PKK, onun yan örgütleri veya…
IŞİD…
Sizin deyiminizle DEAŞ değil mi?
Peki ya beyler!
Yıllarca PKK’nın Güneydoğu’da örgütlenmesine göz yumuldu mu yumulmadı mı?
Onların asayiş gücü bile oluşturması görmezden gelinmedi mi?
Oslo görüşmelerinde “Bombaları sakladığınız yeri biliyoruz…” diyen kimdi?
Ya tüm dünyanın cihatçıları hangi sınırdan Suriye’ye geçti, Antartika’dan mı?
Daha dün denilecek kadar kısa zaman önce
Bomba patlatan IŞİD’ çileri takip ettiğiniz halde neden yakalamadınız diye soran gazetecilere…
“Eylem yapmadan yakalayamayız…” diyen sahi hangi ülkenin başbakanıydı?
Üstelik tüm bunlar yaşanırken “Cebinde akrep besleyen sonucuna katlanır.” diye komşu ülke liderleri tarafından bile uyarılmadık mı?
Biz bu gün o politikaların bedelini ödemiyor muyuz?
Demek istediğim
Hiçbir terör örgütü aklına geldiği gibi kendiliğinden eylem yapmaz, bu tür örgütler bölgede etkili olan emperyalist devletin çıkarlarını diğer ülkelere kabul ettirmek amacıyla devreye sokulurlar…
Bu nedenle
Eğer terörle mücadelede gerçekten ciddiyseniz…
İşe bölgedeki terörü en aktif şekilde destekleyip haritaların değişmesinde başrol oynayan İncirlik ve diğer ABD üslerini kapatarak başlamanız gerekiyor…
Yayın yasaklamakla değil…

12–12–2016
Nusret KEBAPÇI



24 Mart 2016 Perşembe

ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ

ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ

İstanbul İstiklal caddesinde patlayan bombanın ardından bu kez adres Brüksel’di…
Tabi haliyle merak ediyorsunuz bu bombaların patlamasının esbabı mucibesi ne?
Yani gerekçesi…
İsterseniz tarihi birazcık geriye sarmakla işe başlayalım ne dersiniz…
Bir zamanlar birileri BOP’ un eş başkanı olduğunu birçok kez itiraf etmemiş miydi?
İşte tüm yaşadıklarımızı bu durumu göz ardı etmeden değerlendirmekte yarar bulunuyor.
Sahi bizde patlayan bu bombaların sahibi kim?
Sakın yanlış anlamayın…
Burada patlamayı üstlenen veya patlatan taşeron örgütleri kastetmiyorum, onlar zaten yaptıkları açıklamalarla kendilerini açığa vurmaktadırlar…
Benim kastettiğim asıl patron, yani bu örgütlere işi veren devlet…
Evet, hangi devlet olabilir
Sizi bu konuda çok fazla zorlamak da istemiyorum ama bu devletin bir İran…
Rusya…
Suriye olmadığı kesin…
Biraz zorlayın, aklınıza hala gelmedi mi?
Neyse sizi fazla yormadan söyleyim…
ABD
Evet, ABD bölgede dört ülkeden koparılan topraklardan oluşan bir Kürdistan kurabilmek uğruna yıllardır tüm bölgeyi ateşe atmaktadır…
İşte patlayan bu bombalar bunun ülkemize çok açık bir şekilde yansımasıdır.
Daha açık olarak söylüyorum…
Bugün için Irak’ın kuzeyinde bir Kürdistan’ın kurulduğunu ve Barzani’nin sık sık bağımsızlığı dile getirdiğini bilmeyenimiz yoktur sanıyorum…
Ya Suriye’de ABD desteğinde kurulan kuzey Suriye Kürdistan’ına ne demeli…
Hem sonra
Bu iki Kürdistan’ın kurulmasında hangi ülke başrolü oynadı dersiniz?
Sorun şurada…
Biz şimdi ülkemizin Güneydoğu’sunu tekrar “vatan toprağı” yapmak için terör örgütüne karşı yoğun bir mücadele veriyoruz ya, işte tüm bu bombalamalar bu operasyonları durdurup çözüm sürecini yeniden başlatmak adına gerçekleştirilmektedir…  
Peki, yeniden başlar mı?
Doğrusunu isterseniz 9 aydır süren ve yaklaşık 600 şehidimize mal olan bir mücadelenin sonrasında zor görünüyor ama…
Tüm her şeye rağmen hükümetin eski bir bakanının “çözüm sürecinin tekrar başlayabileceğini” söylemesi bu konuda atılan ilk adım olarak kabul edilebilir.
Ardından Kandil’in “açılıma tekrar hazır olduğunu” duyurması da ikincisi…
Durum böyle olunca insanın aklına daha operasyonlar başlar başlamaz söylenmiş sözler geliyor ki oldukça ilginçti…
Ne denmişti:
“PKK çözüm sürecinde arkasındaki uluslararası güçlere de güvenerek şımardı, bu koşullarda bu sürecin devam etmesi mümkün değil… Terbiye edilmeleri gerekir”
Tabi insan merak ediyor…
Operasyonlar devam ederken hala ısrarla başkanlık ve anayasa değişikliği gündemde tutuluyorsa…
Terörle mücadele sırasında toplumun ortak duyguları taşıması, birbirine kenetlenmesi amacıyla ortak ulus yani Türk Milleti kimliğine daha çok vurgu yapılması gerektiği halde yok edilmeye çalışılıyorsa…
“Katillerle işbirliği yaptığı dahil” her türlü suçlamalara karşın terör örgütünün vekilleri hala mecliste duruyor, gazetesi çıkıyor, internetten dilediği gibi propaganda yapabiliyorsa bence üzerinde durup, birazcık düşünmek gerekmez mi?
Demek istediğim; terörle mücadele ekonomik, siyasi, ideolojik ve silahlı kısacası her alanda topyekûn mücadele edilirse kazanılır…
Sadece silahla değil.

24–03–2016
Nusret KEBAPÇI