ATEŞ OLMAYAN YERDEN
DUMAN ÇIKMAZ
İstanbul İstiklal caddesinde patlayan bombanın
ardından bu kez adres Brüksel’di…
Tabi haliyle merak ediyorsunuz bu bombaların
patlamasının esbabı mucibesi ne?
Yani gerekçesi…
İsterseniz tarihi birazcık geriye sarmakla işe başlayalım
ne dersiniz…
Bir zamanlar birileri BOP’ un eş başkanı olduğunu
birçok kez itiraf etmemiş miydi?
İşte tüm yaşadıklarımızı bu durumu göz ardı etmeden
değerlendirmekte yarar bulunuyor.
Sahi bizde patlayan bu bombaların sahibi kim?
Sakın yanlış anlamayın…
Burada patlamayı üstlenen veya patlatan taşeron
örgütleri kastetmiyorum, onlar zaten yaptıkları açıklamalarla kendilerini açığa
vurmaktadırlar…
Benim kastettiğim asıl patron, yani bu örgütlere
işi veren devlet…
Evet, hangi devlet olabilir
Sizi bu konuda çok fazla zorlamak da istemiyorum
ama bu devletin bir İran…
Rusya…
Suriye olmadığı kesin…
Biraz zorlayın, aklınıza hala gelmedi mi?
Neyse sizi fazla yormadan söyleyim…
ABD
Evet, ABD bölgede dört ülkeden koparılan
topraklardan oluşan bir Kürdistan kurabilmek uğruna yıllardır tüm bölgeyi ateşe
atmaktadır…
İşte patlayan bu bombalar bunun ülkemize çok açık
bir şekilde yansımasıdır.
Daha açık olarak söylüyorum…
Bugün için Irak’ın kuzeyinde bir Kürdistan’ın kurulduğunu
ve Barzani’nin sık sık bağımsızlığı dile getirdiğini bilmeyenimiz yoktur
sanıyorum…
Ya Suriye’de ABD desteğinde kurulan kuzey Suriye Kürdistan’ına
ne demeli…
Hem sonra
Bu iki Kürdistan’ın kurulmasında hangi ülke başrolü
oynadı dersiniz?
Sorun şurada…
Biz şimdi ülkemizin Güneydoğu’sunu tekrar “vatan toprağı” yapmak için terör
örgütüne karşı yoğun bir mücadele veriyoruz ya, işte tüm bu bombalamalar bu operasyonları
durdurup çözüm sürecini yeniden başlatmak adına gerçekleştirilmektedir…
Peki, yeniden başlar mı?
Doğrusunu isterseniz 9 aydır süren ve yaklaşık 600
şehidimize mal olan bir mücadelenin sonrasında zor görünüyor ama…
Tüm her şeye rağmen hükümetin eski bir bakanının “çözüm sürecinin tekrar başlayabileceğini”
söylemesi bu konuda atılan ilk adım olarak kabul edilebilir.
Ardından Kandil’in “açılıma tekrar hazır olduğunu” duyurması da ikincisi…
Durum böyle olunca insanın aklına daha operasyonlar
başlar başlamaz söylenmiş sözler geliyor ki oldukça ilginçti…
Ne denmişti:
“PKK
çözüm sürecinde arkasındaki uluslararası güçlere de güvenerek şımardı, bu
koşullarda bu sürecin devam etmesi mümkün değil… Terbiye edilmeleri gerekir”
Tabi insan merak ediyor…
Operasyonlar devam ederken hala ısrarla başkanlık
ve anayasa değişikliği gündemde tutuluyorsa…
Terörle mücadele sırasında toplumun ortak duyguları
taşıması, birbirine kenetlenmesi amacıyla ortak ulus yani Türk Milleti
kimliğine daha çok vurgu yapılması gerektiği halde yok edilmeye çalışılıyorsa…
“Katillerle
işbirliği yaptığı dahil” her türlü
suçlamalara karşın terör örgütünün vekilleri hala mecliste duruyor, gazetesi
çıkıyor, internetten dilediği gibi propaganda yapabiliyorsa bence üzerinde
durup, birazcık düşünmek gerekmez mi?
Demek istediğim; terörle mücadele ekonomik, siyasi,
ideolojik ve silahlı kısacası her alanda topyekûn mücadele edilirse kazanılır…
Sadece silahla değil.
24–03–2016
Nusret KEBAPÇI