AYİNESİ İŞTİR
KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ…
Bu
sözün anlamı bilindiği gibi insanların sözlerine değil yaptıklarına bakmak
gerektiğidir…
Bunu
niçin söyledim…
Çünkü
toplum olarak yeteri kadar okumadığımızdan olsa gerek…
Genelde
söylenen sözlere…
Sözlü
propagandalara çok çabuk inanıyoruz.
Aslında…
Uygulamalara
bakılsa…
Yapılanlar
biraz tarafsız bir gözle görülse, gerçekler anlaşılacak ama dediğim gibi onun
için de araştırmak…
Okumak…
Yani
anlayacağınız olayları anlamak için biraz kafa patlatmak gerekiyor.
Bunu
günlük yaşamın hemen her yerinde özellikle siyasette sıklıkla görmek mümkün…
Bir
bakıyorsunuz…
Adamlar
yasa, yönetmelik değişikliğiyle…
“Vatan, millet sevgisini kaldırıp,
yerine küresel sermayeye hizmet etmeyi ” bile koyuyor ama birileri…
Bunu
anlamayıp hala bunu yapanları vatanseverlikle övmekte hiçbir sakınca
görmeyebiliyor…
Yine
birileri hiçbir ad belirtmeden millet, bu millet falan dediklerinde siz yine
iyi niyetten olsa gerek Türk milleti olarak anlıyorsunuz ya…
İnanın
bu kavram da bizim bildiğimiz anlamda ulus anlamında falan değil aynen
Osmanlı’da olduğu gibi Müslüman milleti, Yahudi milleti gibi…
Dinsel
kimlikler anlamında kullanılmaktadır demiş olursak da yanlış söylememiş oluruz…
Hem
zaten her tarafa asılan “tek millet, tek
devlet, tek vatan, tek bayrak “kavramlarında sadece tek dilin olmaması bile
bununla ilgili bir ipucu vermiyor mu?
Ortak
dil olmadan ulus kimlik olur mu?
Ama
zaten kastedilen ulus kimlik değil, bilmem anlatabildim mi?
Şimdi
birileri çıkıp, özelikle son günlerde…
İktidarın
ABD ile çatıştığını…
Vatan
savaşı verildiğini falan söylüyorlar ya…
İsterseniz
önce söyle sormakta yarar bulunuyor…
Sahi
Milleti
kabul etmeyen, ulus devlete düşman olan, ümmetçi bir anlayışta vatan diye bir
kavram olur mu?
Elbette
olmaz...
Olmayınca
haliyle vatan savaşı da olabilmesi mümkün olamıyor…
Ya
geçtiğimiz günlerde Katar eski Başbakanı’nın; “Arabistan, Katar ve Türk hükümetinin dünyanın her tarafından gelen cihatçıları
Türkiye üzerinden Suriye’ye soktuklarını “açıklaması da size bir şey ifade
etmiyor mu?
Sahi
kim istemişti bunu, ABD değil mi?
Peki,
2011 de başlayan olaylardan bu yana Suriye’ye dostluk eli uzatmayıp da hala ÖSO
ile iş tutmaya kalkan kim?
Ya
ABD’den sürekli yakınıp da ziyarete gidince uçak alarak geri dönen…
Ya
beyler…
Son
derece açık söylüyorum…
PYD’ye
silahlar nereden gidiyor?
Irak’tan…
Suriye’den…
İran’dan
gitmesi mümkün olmadığına göre ki…
Bal
gibi İncirlik’ten gittiğini sağır sultan bile bilmektedir…
Peki,
madem ABD bize düşmanca davranıyor…
Öyle
diyorsunuz…
İncirlik
mutabakatını iptal et.
Üslerden
kov…
Suriye’yle
hemen dostluk kur…
Ama
tüm bunlar yapılmadığına göre…
Tüm
bu yapılanların bir tek anlamı bulunmaktadır…
Dış
düşman gösterilerek halkın desteğini almak…
Gerisi
hikâyedir…
13–11–2017
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder