TÜRK
SADECE BİR AD MIDIR?
Zaman zaman pek çoğumuzun toplumsal ilişkilerden
şikâyet ettiği olmuştur.
Hatta öyle ki…
Gerek toplumda…
Gerekse trafikte…
Otobüste…
Dolmuşta…
Ya da alışveriş
ederken sonuç değişmiyor, çok uzun bir süredir birbirimize saygı duymadığımız gibi
bir gerçek var.
Bunu hemen, yaşamın
her alanında görmekteyiz.
Örneğin uzun süredir
dolmuşta, otobüste, gençlerin yaşlılara, hamilelere veya engellilere yer
verdiğini görebiliyor muyuz?
Elbette istisnalar
kaideyi bozmaz ama eğer gerçekten doğruyu söylemek gerekirse görülmüyor.
Bir de günümüzün
oyuncağı cep telefonunun o sihirli cazibesine kapılıp eğer kulağına da kulaklığını
takmışsa…
İnanın dünya umurunda
olmuyor
Peki, bu tür olayları
münferit…
Yani nadir bir olay
olarak adlandırabilir miyiz?
Kesinlikle değil.
O halde…
Toplumumuzun önemli
bir bölümünün de bu gidişten memnun olmadığı göz önünde bulundurulursa…
Konuyu biraz
irdelemekte yarar bulunuyor.
O zaman soralım;
birlikte savaş vermiş, acılar çekmiş bir ulusun çocukları olarak neden
birbirimize karşı saygısız, hoş görüşüz bir hale geldik?
İsterseniz ortaya bir
soru atmakla işe başlayalım…
Sizce bugün toplumu birleştirecek…
Harç görevi görecek…
Ortak duygu ve düşüncede
bizi buluşturacak bir düşünce ya da ideolojimiz var mı?
Tasada ya da sevinçte
aynı duyguları paylaşıyor muyuz?
Doğrusunu isterseniz buna
evet demeyi çok isterdim ama ne yazık ki böyle bir şey söz konusu olamıyor.
Peki neden?
Aslında nedeni pek çok
insan tarafından biliniyor ama yine de söyleyim…
Bizim hepimizi
kapsayacak, kucaklayacak ve birbirimize saygı duymamızı sağlayacak bir
kimliğimiz yok.
Sakın ola Anayasa’da Türk
Milleti yazıyor demeyin…
Evet, Anayasa’ da var
ama sadece orada…
O da ne kadar orada kalabilirse…
Çünkü inanın ilk fırsatta
ya yeni anayasayla…
Ya da yapılabilecek
değişikliklerle emin olun kaldırılacaktır…
Ama zaten benim
kastettiğim Anayasa’da olması değil bunun yaşamımızda hiç olmadığı…
Hani bazen çeşitli
yerlerden Türk adı kaldırılınca çok ciddi olmayan bir tepkiyle “Türk adı kaldırılıyor.” türünden hatta
tepki de demeyelim, serzenişte bulunulmuştu ya…
İşte orada kaldırılan
sadece ad değil, bizi; tüm yurttaşları kucaklayan ulus kimliğimizdi aynı zaman da…
Bugün hemen her ülkede
yaşayan insanların hepsinin aslında pek çok kimliği bulunmaktadır…
Bu etnik kimliğiniz
olabildiği gibi…
Dini yani hangi mezhep,
tarikat ya da cemaattenseniz onun kimliği de olabilir.
Aslına bakarsanız
cinsiyet kimliğinizi de bu kapsamda sayabilirsiniz…
Ancak; bu kimlikleri
taşımış olmanız, toplumda sadece sizinle aynı düşünceleri paylaşan çok küçük
bir kesimi ilgilendirmektedir.
Bu nedenle tüm halkı
birleştiren, bu az önce saydığım türden kimliklerin üzerinde yer alarak
toplumun bölünmez, bütünlüğünü sağlayacak bir ulus kimlik işin olmazsa
olmazıdır.
Çünkü bilinmeli ki
hemen herkesi eşit birey olarak görerek aynı düşünce ve duygulara sahip bir
toplum oluşturmayı amaçlayan ulus kimlik olamazsa…
İster istemez bugün
olduğu gibi hemen herkesin kendini farklı ifade edebildiği pek çok farklı etnik
ve dinsel kimlikler ortaya çıkacaktır ki…
Böyle olunca da haliyle
ulus olmak, dayanışmak, bağımsızlık, emperyalizme karşı mücadele, sanayileşme,
ülkenin kalkınması da ister istemez anlamını yitirecektir.
İşte tüm dünyada bunu
engelleyebilmenin sadece bir yolu bulunmaktadır…
Ulus kimlik…
Bizdeki adıyla da
Türk kimliği.
Bilinmelidir ki
Dünyadaki hiç bir devlet; etnik ve dini kimlikler üzerinden toplumu
parçalayabilecek girişimlere ve örgütlenmelere izin vermez…
Veremez.
Demek istediğim…
Ulus kimlik bir
ülkede birleştirici harçtır.
Çimentodur…
Onu yok saymak demek…
Etnik ve dinsel
parçalanmaya çanak tutmak demektir.
Asla başka bir şeye değil.
09-01-2023
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder