PROTESTO DEDİĞİN…
Dahası Gazze’yi
boşaltıp orada yaşayanları Sina’ya göndermeye yönelik baskı ve şiddet devam
ederken, buna tepki olarak birileri ülkemizde günden güne yaygınlaşan genelde
gençlerin devam ettiği Starbucks kafelerine karşı bir eyleme giriştiler…
Bu bazen orada
oturanların kahvelerini dökmek türünden olabildiği gibi…
Kimi zaman da orada
oturanlara karşı fiili saldırıya bile dönüşebildi.
Tabi insan bu türden,
gerçekten İsrail’i bu soykırımdan caydıracak eylemleri görünce…
İşte diyorsun
gerçekten İsrail’e karşı ancak bu şekilde eylem yapılabilir?
Daha iyisi yapılamaz…
Sakın bu yazdıklarımı,
yapılanları ciddiye almıyor muşum gibi değerlendirmeyin…
Bu konuda gerçekten
çok “ciddiyim.”
Ama her nedense, bu yapılan
eylemler bana bir Nasrettin Hoca fıkrasını anımsattı.
Hoca’nın bir gün sokak lambasının altında bir şeyler
aradığını gören komşusu sorar…
- Hocam hayırdır gecenin bu saatinde ışığın altında ne
arıyorsun?
Hoca yanıt verir.
- Anahtarımı kaybettim de onu arıyorum.
Komşusu
sorar…
- Hocam anahtarı burada kaybettiğine emin misin?
Hoca
yanıt verir…
- Aslında şu karanlıkta kaybetmiştim ama orası çok karanlık
olduğu için burada arıyorum.
İşte bu eylemler de aynen böyle.
Yani sizin
anlayacağınız İsrail’i yaptığı soykırımdan caydırmakla falan hiçbir ilgisi yok…
Sadece zevahiri
kurtarmakla ilgilidir, başka bir şeyle değil.
Tabi aynı durum
mecliste yapılan Coca cola boykotu için de geçerli…
Koskoca meclis İsrail’i
durdurabilecek hiç bir adım atmayıp sadece meclis lokantasında kolayı
yasaklamakla ciddi bir eylem yaptığını düşünüyorsa…
Bence gerçekten bir
akıl tutulması yaşıyoruz.
Bu arada Türkiye’deki
Coca cola şirketinin sahibi olan Anadolu Grup’un TOGG’un ortaklarından biri olduğunu
da unutmamak gerekiyor.
Aslına bakarsanız
bizde yapılan protesto türünden eylemlerin ciddiyetsizliği bir yana, İslam
ülkelerinin tamamının da sadece kınamayla yetinmesi…
Bize çok açık olarak
bir şeyi gözümüze sokarcasına göstermektedir…
O da…
Bizim de içinde
bulunduğumuz Müslüman ülkelerin neredeyse birkaç ülke hariç, tamamının ABD yanlısı
olduğudur.
Bu nedenle de İslam kardeşliği
falan haliyle hikaye olup, ABD yandaşlığı karşısında hiçbir anlam ifade de
etmemektedir.
Tabi bunda
İslam ülkelerinin
önemli bir kısmının uluslaşamayıp tarikat ve cemaat topluluklarından oluşması…
Ulus bilinci
olmadığında da vatan, emperyalizme karsı
mücadele, ekonomik ve siyasi bağımsızlık gibi kavramların gelişmemesi ,oldukça önemli bir rol oynamaktadır.
Doğrusunu isterseniz
bizim de durumumuz da bundan çok farklı sayılmaz…
Bizde de 20 yılı
aşkın zamandır ülkeyi yöneten iktidarın ulus karşıtı olması vatan ve
bağımsızlık kavramlarından bihaber olarak ülke kaynaklarını çok kolay
emperyalist ülkelere teslim etmesi, dış politikada emperyalist politikalara
karşı duramamasının asıl nedenini oluşturmaktadır.
Şöyle düşünün…
Siz ülke kaynaklarınızı…
Sanayinizi…
Topraklarınızı…
Tarımınızı…
Köprüden yola kadar
her ne varsa yabancılara bırakıp, Ülkeyi tarihinin en büyük borcu altına
sokarsanız…
Emperyalizmin
ekonomik yaptırımlarına da izin vermiş oluyorsunuz…
Ne demişti Atatürk…
“Ekonomik bağımsızlık olmadan, siyasi bağımsızlık olmaz.”
Yani ekonomide
yabancı pazarı olup, küresel sermayeye teslim
ederseniz, siyasi olarak da bağımsız
karar alamazsınız gerisi hikâyedir.
Şimdi isterseniz…
ABD’den bağımsız
tavır alabilen…
Ulusal birlikteliği
ve ekonomisi güçlü, yani bağımsız bir ülke…
ABD destekli İsrail soykırımı
karşısında nasıl bir tavır alabilir…
Veya alması gerekir…
Biraz onun üzerinde duralım.
En başta da hani
geçtiğimiz günlerde meclisteki oylamada iktidar partileri tarafından reddedilen
İsrail’e hemen her gün giden ticaret gemilerine ilişkin önergenin reddedilmesinden
başlayalım…
Sahi neden reddedildi?
Bu arada…
Bugün ABD’yi bırakın,
Türkiye’de İsrail’in pek çok şirketi var mı?
Var!
Bunların hangileri
olduğunu Google bakarak herkes pekala bulabilir de…
Siz tarımda Ata
tohumunu yasaklayıp sertifikalı tohum diyerek İsrail’in hibrit tohumunu Türk
çiftçisine dayatmadınız mı?
Vazgeçebiliyor
musunuz?
Ya İsrail’e silahlar,
o bombalar nereden gidiyor dersiniz?
Ülkemizdeki ABD
üslerinden değil mi?
Peki petrolü…
Suyu nereden gidiyor
dersiniz? Sakın bu soruyu yanıtlamak için Google falan bakmayın, bizden gidiyor.
Demek istediğim bugün
İsrail’in hava sahasını bile Kürecik radarıyla biz koruyorsak…
Üzerinde biraz
düşünmek gerekmez mi?
Ayrıca düşünülmesi
gereken bir başka soru daha…
Yıllardır ABD ile
birlikte…
İsrail’e karşı koyan Suriye,
Irak ve Libya’ya müdahaleleri destekleyip o ülkelerdeki iç savaşlara müdahil
olup…
İsrail’e hiç bir
tepki konulamamasının nedeni…
BOP ’a destek olup
İsrail’i büyütmek değil de nedir?
Demek istediğim ulus
bilinciyle ekonomik ve siyasi bağımsızlık arasında doğrudan bir ilişki vardır.
O varsa ekonomik ve
siyasi olarak emperyalizmden bağımsız bir ülke olabiliyorsunuz…
Eğer yoksa da emperyalizmin
aleti…
05-12-2023
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder