ışid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ışid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2015 Pazartesi

RUS SAVAŞ UÇAĞI KONUSU…


Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından yaşanan gelişmelere bakılırsa önümüzdeki süreçte…
Başta yaş meyve ve sebze üreticileri olmak üzere…
Aralarında tekstil ve turizm sektörünün de bulunduğu Ülkenin önemli bir kısmının, uçak düşürmenin bedelini ödeyeceği görünüyor…
Tabi buna önümüzdeki günlerde yaşanabilecek doğalgazla ilgili sıkıntıları eklemiyorum bile…
Doğalgazda sıkıntı olursa ki…
Önümüz kış…
Sadece konutlardaki ısınma sorunun bile hangi boyutlara varabileceğini tahmin etmek hiç de zor değil…
Kaldı ki her şey sadece konuttan ibaret de değil…
Ya kamu binaları…
1150 odalı saray…
Okullar…
Hastaneler…
Hapishaneler…
Nasıl ısınabilir dersiniz…
Elbette iş sadece ısınmakla da bitmiyor…
Biz ülke olarak da elektriğin neredeyse yüzde 50’sini doğalgazdan elde etmekteyiz…
Böyle olunca, ister istemez doğalgazda yaşanabilecek her kriz bizim elektriğimizi de etkileyecektir…
Yani ısınma ile birlikte elektrik sorunu da çıkarsa…
Durum gerçekten vahim demektir…
Bakın zaman zaman bu konu basında yer alınca özellikle iktidar yanlısı medya, halkın çok cefakar, çok fedakar olduğu üzerinden vurgu yaparak…
Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi buna da katlanılabileceği mesajını veriyor ancak…
İş o doğalgaz yerine tezek kullanılabileceğini söylemek kadar komik değil…
Tersine son derece ciddi…
Neden mi? Bakın söyleyim…
Elektrik olmazsa öncelikle karanlıkta kalırız da şu kadarını söyleyim…
Su sorunu da çıkacaktır…
Çünkü
Hemen herkesin bildiği gibi içme suyu sistemi ve hidroforlar tamamen elektrikle çalıştığından karanlıkta kalmanın yanı sıra susuz da kalacağımız kesin görünüyor…
Elbette yaşanabilecekler sadece bunlarla sınırlı değil…
Ne postaneniz çalışabilir, elektrik olmadığında…
Ne de hastaneniz…
Bırakın ameliyatı, röntgen çekilmesini…
İdrar tahlilini bile yaptıramazsınız…
Tamamen felç olacak sanayimizin durumunu söylemeye bile gerek görmüyorum…
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım…
Askerlerimizin başına çuval geçirildiğinde bile “müzik notası” bile verememiş…
Mavi Marmara’da onca ölüme karşın sert bir çıkış bile yapamamış…
Yunanistan’ın büyük bir şımarıklıkla bir yıl içinde; bir, iki, üç değil yüzlerce hava sahası ihlaline…
Dahası
Lozan’la hakkımız olan 16 adanın işgaline bile sesimizi çıkarmamışken…
Rusya’nın ihlaline bu kadar tepki göstermenin ne gibi bir anlamı olabilir dersiniz?
Anlamı şu;
IŞİD’i korumak adına, Rusya’ya karşı NATO’yu devreye sokmak…
Çünkü…
O bölgede haritalar ancak IŞİD’LE yeniden çizilebiliyor...

07–12–2015

Nusret KEBAPÇI

12 Ekim 2015 Pazartesi

ABD’NİN SURİYE’YE SINIRI VAR MI?


Çok değil birkaç gün önce Rusya’nın IŞİD’e müdahalesi üzerine Cumhurbaşkanı ne demişti…
“Rusya’nın Suriye ile sınırı yok ki, neden bu kadar ilgileniyor…”
Aslında bu soruyu şimdi değil, çok daha önce…
Özellikle de ABD’ye sormak gerekmez miydi?
Afganistan’da
Irak’ta…
Libya’da…
Suriye’de…
Ne işlerinin olduğunu…
Sınırları bu ülkelere çok mu yakındı?
Değildi ama bu güne kadar da hiç kimse ABD’ye…
Bölgede ne işin var? gibisinden herhangi bir soru da sormadı.
Üstelik sadece Irak’ta 2 milyona yakın kişinin ölmesine rağmen.
Buna;
Afganistan Ve Suriye’de ölenleri eklemiyorum bile.
Yani
Siz Müslüman olacaksınız…
Din konusunda hemen her fırsatta mangalda kül bırakmayacaksınız…
Ama
Dünyanın bir büyük devletinin bölgeyi düzenlemek…
Sınırlarını yeniden çizip şekillendirmek için oluşturduğu Büyük Ortadoğu Projesi’nin uygulanmasında eş başkan sıfatıyla görev üstleneceksiniz…
Yetmeyecek…
Komşularda içi savaş çıkarılması, bu ülkelerin parçalanması için çaba harcayıp, bu süper devletin taşeronluğunu bile üstleneceksiniz…
Bununla da kalmayıp…
ABD’ye ülkenizin en önemli…
Üstelik stratejik yerlerinde asker bulundurması için izin vereceksiniz…
Sonra da…
Rusya’nın sınırı var mıymış?
Geçin bunları beyim, geçin…
Sizde biliyorsunuz ki artık sizin ve ABD’li müttefikiniz için deniz bitti.
Siz değil misiniz o büyük ortağınızla halkının neredeyse yüzde 88’inin oyunu alan meşru bir liderini devirmek için plan üstüne plan yapan…
Bu olmayınca neredeyse yüz ülkeden ne kadar psikopat, katil varsa o ülkeye göndererek…
O ülke insanlarını AB kapılarına gidecek kadar mülteci yapan…
Denizlerde boğulmasına neden olan…
Sahi; bütün bunları…
Yani Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyini…
Türkiye’nin güneydoğusunu ilgili ülkelerden kopararak ABD’nin Büyük Kürdistan amacına ulaşmak uğruna yapmadınız mı?
IŞİD’i
PYD’yi
Bu amaçla desteklemediniz mi?
“Kobani’ye selam” göndermenizin nedeni de bu değil miydi?
Yani demem o ki Suriye’yi parçalamak için o kadar tezgâh hazırladınız ama sonuçta Rusya’nın bölgeye gelmesiyle tüm bu planlarınızın hepsi çöpe gidiverdi…
Bir anlamda tam bir sükutu hayal.
Bundan sonra ne olur? Elbette şimdiden kestirmek zor görünüyor ancak şunu söylemek pekala mümkün…
Rusya’nın ve bölge ülkelerinin kaderleri bu anlamda ortaktır bu nedenle
Rusya’nın kazanması aynı zamanda…
Suriye…
Türkiye…
İran ve Irak’ın da kazanması anlamına gelecektir…
Değilse, zaten kaybedilmişti…

12–10–2015

Nusret KEBAPÇI

20 Ağustos 2015 Perşembe

BOP DEVAM EDİYOR…

BOP DEVAM EDİYOR…


BOP’a göre ABD ve elbette her zaman olduğu gibi adına koalisyon güçleri denilen batının büyük devletlerinin amacı…
Neredeyse tamamı Müslüman ülkelerden oluşan 22 devletin sınırlarını yeniden çizip Dört ülkeden koparılacak parçalarla büyük bir Kürdistan kurmaktı.
Tüm planlarını bu doğrultuda yaptılar ve halen de yapmaktadırlar.
Bunun için olayları…
Sadece kim kimi öldürdü türünden çatışmaya bakarak değil de
Özellikle BOP’u göz önünde bulundurarak değerlendirmek son derece önemlidir…
Ve çok net olarak söylüyorum
Olayları BOP’u göz önünde bulundurmadan değerlendirmenin hiçbir anlamı yoktur…
PKK saldırılarına karşılık TSK bombalamaya başlayınca batının merkezlerinden müdahaleler de başladı…
Dediler ki:
“Müdahale oranlı olmalıymış.”
Aslında söyledikleri gayet açık…
“Onların uçağı, tankı, topu falan yok, çok fazla üstlerine gitmeyin, yani size nasıl saldırılıyorsa öyle savaşın. “
Anlaşılması gereken, onlar bize gerekli…
Ya ABD başkanı Obama’nın açıklamasına ne demeli…
“Öncelik PKK’da değil, IŞİD’de olmalıymış.” Tabi yersen…
Şimdi burada biraz duralım ve soralım
Sizce ABD…
Buna her zaman olduğu gibi koalisyon denilen batının büyük devletlerini de ekleyebilirsiniz…
Suriye olayına ne zaman doğrudan müdahil oldu.
İşte bunu fark ettiğiniz zaman sorunu anlamaya başlamışsınız demektir…
IŞİD’in Ayn el Arap’a müdahalesi olduğunda değil mi?
Doğrusunu isterseniz tezgâh tüm ülkelerde aynı uygulanmaktadır
Önce bir düşman yaratılıyor…
Sonra da onu gerekçe göstermek yoluyla müdahale ediliyor…
Bu gün artık geçmişte Irak’ta olduğu gibi doğrudan egemen bir ülkeye saldırılması dünya kamuoyunun desteğini sağlamadığı için…
Yapılanları haklı kılabilmek…
Ve tüm dünyanın desteğini alabilmek amacıyla uluslararası terörizm denilen bir kavram türettiler…
İşte bu uluslararası terörizm
Son yıllarda emperyalizmin egemen ülkelere saldırısının görünürdeki gerekçesidir…
Şimdi şöyle bir düşünün
IŞİD madem bu kadar tehlikeli bir örgüt ve uluslararası terör sembolü olacak kadar önemliyse, sizce neden Suriye merkezi devletine saldırdığında veya Türkmen katliamı yaptığında ses çıkmadı da…
İş gelip Ayn el Arap…
Yani Kobani’ye dayandığında müdahale edildi.
Nedeni şu…
Adamlar bir yandan Suriye yönetimini çökertip, ABD uşağı bir Suriye yönetimi oluşturmaya çalışırlarken…
Diğer yandan da Irak’ın kuzeyinde yarattıkları Kürdistan’ı Suriye’nin kuzeyinde açmaya çalıştıkları bir koridorla denize oluşturmayı hedeflemektedirler…
IŞİD’le mücadele işin hikâyesidir…
Global Research araştırmasına göre ABD son zamanlarda IŞİD’e tam 52 kez saldırı yapıyor ve 100 tanesi çocuk olmak üzere 459 tane de sivil öldürülüyor…
Peki, ne kadar IŞİD militanının öldürüldüğünü sanıyorsunuz…
Sıfır
Evet, yanlış anlamadınız tam sıfır…
Yani IŞİD bir yerleri işgal ediyor…
Ele geçiriyor…
ABD’ de IŞİD’İ gerekçe göstererek bir yandan Suriye’nin alt yapısını yok ederken…
Diğer yandan da Kürdistan’ı kuruyor…
Demem o ki; gerek IŞİD gerekse PYD, hatta PKK…
ABD’nin bölgeyi şekillendirmede kullandığı enstrümanlardır…
Başka da bir şey değil.

20–08–2015

Nusret KEBAPÇI