TÜRKİYE VE TÜRK KELİMELERİNİ
KALDIRMAK…
Doğrusunu
isterseniz bunun nedenini bugün Türkiye’de yaşayan hemen herkesin sorması
gerekiyor…
Neden
mi?
Şöyle
söyleyelim…
Bir
süredir ülkede yaşananlara bakıldığında eğer…
Önyargıyla
değil, biraz objektif düşünüyorsanız bunun nedenini kendiniz de merak edeceksiniz…
Ama
değil…
Yaşamınızda
olanı biteni sorgulamak gibi bir düşünceniz yoksa inanın bana, bu yazı zaten
sizin için değil…
Önce
şu Türk ve Türkiye kelimelerinin TBB ve TTB ‘nin adlarından kaldırılmak istenmesine
bakalım…
Neydi
bunu istemenin anlamı…
Anlamı
şu;
Memleketi
yönetenler TTB’nin savaşla ilgili açıklamalarından rahatsız olmuş ve hemen Türk
ve Türkiye kelimelerinin bakanlar kuruluyla kaldırılmasıyla ilgili talimatı da
vermişlerdi ama zaten devamını okuduğunuzda…
Burada
amaçlananın…
Yanlış
davranışta bulunan bir örgütten; onun
hak etmediği bir payeyi geri almak gibi bir düşüncenin değil…
Tam
tersine…
Fırsattan
istifade, tüm Türkiye’deki hekimleri ve avukatları tek çatı altında toplayarak
gerçekten yaşanan haksızlıklar ve onları ilgilendiren konularda çok ciddi
anlamda ses getiren bu örgütlerin ortadan kaldırılıp neredeyse hemen her etnik
ve dini kimliğin kendi örgütünün ortaya çıkabileceği koşullara kapının
aralandığı çok kolay anlaşılacaktır.
Tabi
bu durum karşısında şöyle demek de mümkün…
Yıllardır…
Türk
Milletine karşı olup da, toplumu etnik ve dini kimliklere ayırmaya çalışan bir
anlayışın…
Yargıyı
ele alıp…
Sağlıkta
da reform adı altında Şehir Hastaneleri gibi bir garabeti uygulamaya koymaya çalışırlarken…
Kendilerine
muhalefet edebilecek…
Türk
ve Türkiye gibi adları örgüt adlarının önüne koyarak ulusal çapta büyük ve
güçlü olan meslek örgütlerine kayıtsız kalmaları düşünülemezdi…
Dolayısıyla
onların da aynen memur sendikaları gibi hatta daha da fazla siyasi ve etnik
hatta dini kimliklere ayrışarak parçalanması, işleri çok daha fazla kolaylaştırabilirdi
ki…
Bu
da ancak ilgili örgütlerin adının başındaki Türk ve Türkiye kelimelerinin
kaldırılıp bu örgütlerin tekel durumuna son verilmesiyle mümkündü ki yapılmak
istenen de aslında budur…
Böyle
olduğunda da biliniyor ki
Sınıfsal
düşünceden hareket ederek…
Kendi
kitlesinin ekonomik ve sosyal hakları yanında…
İktidarın
dayattığı ve bu örgütlerin ilgi alanına giren sağlık ve yargı gibi konularda da
gerçekten güçlü ses getirebilen bu örgütler ya yok olup gidecek ya da çok
küçülerek etkisiz hale gelecek…
Yerini
ise iktidarın da desteğiyle…
Dini
ve etnik kimliklerin ön planda olacağı memleketin başka hiç bir şeyiyle ilgilenmeyecek
örgütler alacaktır…
Tabi
böyle bir örgütlenme anlayışının bu alanları iktidar açısından dikensiz gül bahçesine
çevireceğini söylemeye bile gerek yok ama…
Değişmez
ölçüdür…
Her
kim…
Atatürk’e,
Türk ve Türkiye sözcüklerine sahip çıkıyorsa toplumu ulus kimlik temelinde
birleştirmek…
Her
kim…
Bunlardan
rahatsız olup…
Sözde
demokrasi adı altında alt kimliklerin ortaya çıkmasını destekleyip Atatürk
adını hemen her yerden kaldırmak istorsa da ayrıştırmak istemektedir…
Ya
da daha kestirmeden söyleyelim…
Böl…
Parçala
Yut…
Olay
budur!
28–02–2018
Nusret KEBAPÇI