CUMHURİYET
Daha
yazımın başında söyle bir soru sorsam ve desem ki…
Cumhuriyetin
kurulmasının üzerinden 92 yıl geçmesine karşın bir kısım çevreler tarafından
hala Atatürk’e ve Cumhuriyet’e saldırılmasının nedeni ne olabilir?
Aslında
isterseniz siz yanıtlamadan ben bu konudaki düşüncelerimi açıklayım sonra siz
ne isterseniz onu söyleyebilirsiniz…
Bakın
öncelikle bir şeyi vurgulamamda yarar bulunuyor…
Sadece
Atatürk için de söylemiyorum bu hemen devrim yapmış tüm ülke liderleri açısından
geçerlidir…
Eğer
bir ülkede devrim yapılmış ve hemen her alanda yapısal değişiklikler meydana
gelmişse…
Bundan
çıkarı bozulan iç ve dış çevreler bu yapılan devrimi asla
Hiçbir
şekilde benimsemedikleri gibi…
Bunu
tüm özellikleriyle birlikte ortadan kaldırmak için…
Daha
basit açıklamaya çalışayım…
Karşı
devrimi hayata geçirmek için hiç bir fırsatı kaçırmazlar…
Ne
mi yaparlar doğrusunu isterseniz çok şey ama bu biraz da ülkede gerçekleştirilen
devrimin boyutlarıyla orantılıdır dersek…
Sanırım
abartıya kaçmamış oluruz.
Şimdi
burada duralım ve devam edelim…
Atatürk
Cumhuriyeti kurdu kurmasına da bizim için…
Yani
Türkiye için ne değişti, yaşamımızda ne gibi bir farklılık oluştu?
Doğrusunu
isterseniz en önemli değişiklik zaten Cumhuriyetin ta kendisiydi…
Neden
mi? Bakın şimdi…
Cumhuriyetin
en basit, yani herkes tarafından bilinen tanımı…
Halkın
seçtiği temsilciler aracılığıyla yönetilmesi…
Daha
doğrusu…
Egemenliğin
kayıtsız şartsız millette olması değil mi?
Peki;
değişmez dini yasalarla ve değişmez liderle ülkenin yönetilmesini isteyenler
açısından bu şirk koşmak anlamına gelmiyor muydu?
Geliyordu
ve onlar bu yüzden…
Tüm
ulusal mücadele ve bayramları asla benimsemediler…
Aslına
bakarsanız karşı çıktıkları sadece Kurtuluş Savaşı ve ulusal bayramlar değildir…
Ortak
kimliğimiz olan Türk kimliği de dilimizle birlikte saldırı tehdidi altındadır…
Ve
onlar…
Bugün
bile Osmanlı gibi çok dilli…
Ve
çok kültürlü bir devlet kurulması için yanıp tutuşmaktadırlar…
Hem
zaten kendilerine ve kurdukları hiç bir örgüte Türk adı koymayıp Osmanlı
vurgusu yapmaları da bunun göstergesi olmuyor mu?
Gelelim
Emperyalizme…
Çünkü
Atatürk’e düşmanlıkta ikinci etken de onlardır…
Bu
bir bakıma doğaldır da…
Sen
kalk halife bir padişah eliyle yıllarca sanayii kurdurma…
Onları
Kapitülasyonlarla…
Düyunu
Umumiye’yle…
Reji’yle
yönet…
Dini
itaatkârlık esas olduğundan kimsenin kılı bile kıpırdamasın…
Sonra…
Biri
gelsin, kurduğunuz düzeni, halifesiyle, saltanatıyla, kapitülasyon ve tüm
sömürü düzeninizle başınıza çalsın.
Siz
olsanız sever misiniz?
İşte
onlar da, bu yüzden sevmiyorlar…
Gelelim
zurnanın zırt dediği yere…
Dünyanın
hemen her yerinde emperyalistler o ülkenin üretmemesi, ekonomisinin gelişmemesi,
ulus kimliğin paramparça edilmesi için etnik ve dini gericilikle işbirliği
yapar…
Destekler…
Gerçeği
söylemek gerekirse…
Sadece
bu konuda değil hemen her konuda daima önünüzde iki seçenek bulunmaktadır…
Bunlardan
birincisi sözde demokrasi adına ya bu etnik ve dini parçalanıp sömürge olma sürecine
teslim olup dağılacaksınız…
Ya
da toplumu ortak kimlikte birleştirip ekonomisiyle, maliyesiyle bağımsız güçlü
bir ulus olacaksınız…
Atatürk;
işte bu ikincisini yapmıştı.
29–10–2015
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder