DEMOKRASİ…
Hazır
söz demokrasiden açılmışken, son zamanlarda konuyla ilgili gelişmelere kısaca
değinmekte yarar bulunuyor.
Bunlar
içinde en çok gündeme gelenlerden birisi Türk ve Türkiye kavramlarının hemen
her yerden kaldırılması değil mi?
Ya
Atatürk adının stadyumlar başta olmak üzere neredeyse pek çok yerden kaldırılmasına
ne demeli…
Sizce
aralarında bir bağ bulunmuyor mu?
Tabi
bunların dışında…
Çanakkale
Zaferi yıldönümünde Atatürk adını anmadan yapılan törenleri…
Mecliste
yapılan Çanakkale programında kadın tiyatrocuların sahneden indirilmesini…
Yetmez
gibi…
“Kadının çalışmasının doğru olmadığına…”
Hatta
“Kadının yerinin sadece evi” Olduğuna ilişkin yapılan açıklamaları…
Tüm
bunların yanı sıra…
Normalde
bilim adamı olması gereken bir rektörün…
“Demokrasi isteyenleri cehennemlik
olmakla suçlayıp tövbelerinin bile kabul edilmeyeceğinin” Açıklamasını bir araya getirdiğimizde nasıl bir
anlam çıkacağını sanıyorsunuz…
Aslına
bakarsanız üzerinde çok fazla düşünmeye falan gerek yok her şey gayet açık…
Zaten
buradan da sadece bir anlam çıkabilir o da birilerinin artık son zamanlarda gizlenmek
için demokrasiye ihtiyaçlarının kalmadığını düşünüp…
Kendi
istedikleri dini düzenin getirilmesi için uygun fırsatın geldiğine karar vermiş
olmalarıdır ki…
Uzun
süredir yaptıkları…
Atatürk…
Kadın
hakları…
Laiklik…
Ulus
devlet…
Ve
demokrasi karşıtı açıklamaları da bunu çok açıkça da göstermektedir.
Peki,
tüm bunların yerine ne istiyorlar dersiniz…
İstedikleri
şu…
Ulus
devlet yıkılsın, Türkiye çok kimlikli, çok kültürlü, dini federatif bir başkanlığa
dönüşsün…
Başka
Egemenlik
de kayıtsız şartsız Milletin olmasın…
Tamam,
da kimin olsun?
Böyle
bir düzende seçim, yurttaşlık falan da olmayacağına göre kim kullanacak bu
egemenliği?
Ya
ülkedeki en güçlü mezhep olacaktır, bunu kullanacak…
Veya
tarikat ya da cemaat…
Beyler…
En
az 1000 yıldır İslam ülkelerindeki iktidar kavgalarının nedeni de bu değil mi?
Müslümanlar
1000 küsur yıldır sırf bu anlayış nedeniyle birbirleriyle savaşmıyorlar mı?
Ama
tüm bu yaşananlara rağmen birileri hala anlamamakta direnmekte ve bu nedenle
Atatürk’ün söylediği “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.”
ilkesini hiç bir şekilde hazmedememektedirler…
Çünkü
bu düşünceye göre insan yasa yapamaz…
Olsa
olsa var olan değişmez yasalara uyar ki zaten amaçta odur…
Bu
durumda da…
Ne
meclis olabilir bir ülkede…
Ne
parti…
Ne
de sendika…
Demek
istediğim işin nirengi noktası laiklik…
O
varsa, demokrasi oluyor ve eşit ve özgür yurttaş haline gelebiliyorsunuz…
Ama
yoksa…
Sadece
ve sadece tebaa…
Bilin
istedim…
09–04–2018
Nusret KEBAPÇI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder