DAHA KAÇ KİMYASAL YALANINA İNANACAKSINIZ?
Aslına bakarsanız emperyalizmin en belirgin
özelliği yalanıdır dersek sanıyorum yanlış yapmamış oluruz…
Hem şöyle bir düşünün…
Hiç yalana başvurmadan…
“Ben
senin ülkeni işgal edeceğim, yer altı üstü tüm kaynaklarını da talan edeceğim…
Hatta
Ülkeni
tamamen yıkıp…
Yeniden
yapmak için ülkemin şirketlerine çıkar bile sağlayacağım…
Tabi bu
kadarla yetineceğimi düşünemezsiniz…
Bunların
yanında çeşitli yollarla önce ülkede milli kimliği temsil eden kurucu lider adı,
heykelleri, ulusal sembol, marş…
Bu türden
ne kadar kavram varsa hepsini ortadan kaldırıp sonrasında da demokrasi adı altında
ülkenizde ne kadar etnik ve dinsel kimlik varsa o kadar da parçaya ayıracağım
ki…
Bir daha ortak
değerleri, tarihi, dili olan birleşik bir ulus olarak karşımıza dikilip
çıkarlarımıza engel olamasın…”
Diyen
Bunu açıkça dile getirebilecek bir tane emperyalist
devlet var mı?
Peki, olabilir mi?
Elbette olamaz hem zaten son iki yüz yıldır çok
fazla bir şey de değişmedi.
Bir zamanlar medeniyet götürüyoruz diyerek ülkeler
ele geçirilirdi.
Şimdi ise insan hakları…
Demokrasi…
Özgürlük denilerek.
Tabi toplumun bu tür yalanlara inanmasını sağlamak
için de neredeyse tüm medyanın ele geçirildiğini sanırım söylemeye bile gerek yok.
Zaten böyle olmamış olsa…
Emperyalistler, saldırganlıklarına nasıl haklılık kazandırabilirlerdi
öyle değil mi?
İşte tüm bunlar bugün Suriye için kullanılmaktadır…
Önce hemen her ülkede olduğu gibi emperyalist batı
tarafından desteklenen çeşitli örgütleri harekete geçirmek…
Ardından
Onları silahlandırmak…
Hatta yetmediğinde neredeyse 100 ülkeden yüz
binlerce cihatçı ve psikopat katili ülkeye doldurup…
Araç, gereç, silah ve mühimmatla donatıp…
Sonrasında da…
Başka türlüsü açık işgal sayılacağından…
Sözde
Terörle mücadele etmek adı altında ilgili ülkeye müdahil
olmak…
Bu arada da Suriye devleti ülkesini korumaya çalışıp
teröristleri etkisiz hale getirmeye kalkınca da…
“Siviller
öldürülüyor” gerekçesiyle ortalığı
ayağa kaldırıp doğrudan silahlı müdahaleye zemin hazırlamak…
İşte bugün; ortada daha henüz hiç bir kanıt yokken yapılan
“kimyasal silah kullanılıyor” yaygarasının
da…
Batılı emperyalistlerin Suriye’ye saldırısına
fırsat yaratmak dışında hiçbir anlamı bulunmamaktadır.
Tabi bu arada bizim ülkemizi yönetenlerin ABD’ye bağlılığına
ve kraldan çok kralcı olmalarına da asla şaşırmıyoruz…
Neden mi?
Bakın şimdi
ABD’ nin Afganistan’a müdahalesinde kimin
yanındaydılar? ABD’nin değil mi?
Ya Libya’da durum çok mu farklıydı, Libya’nın
yıkılmasıyla ilgili toplantılar nerede yapıldı sanıyorsunuz?
Peki, Irak’da kimin yanındaydık?
Ve anlaşıldığı üzere Suriye ‘de de durum değişmiyor…
Demek istediğim…
Bir ulus için en önemli olan şey ulus bilincidir…
O ulursa bağımsızlığınızı koruyabilir…
Emperyalizme tavır alır, mücadele edebilirsiniz…
Ama o yoksa…
Kendinizi bir anda Müslümanlarca kutsal kabul
edilen Miraç gecesinde bile Müslüman ülkelere yapılan emperyalist saldırıyı destekler…
Müslüman kanını dökenleri alkışlar olarak
bulabilirsiniz…
14–04–2018
Nusret KEBAPÇI