YENİ ANAYASA VE
BAŞKANLIK
Farkında mısınız bilmiyorum ama…
Yapılmakta olan yeni anayasa ile koşar adım başkanlığa
doğru gittiğimiz hiç bir yoruma ihtiyaç duyulmayacak kadar açık…
Zaten yeni anayasa nasıl olacak bu konuda herhangi
bir fikri olan var mı? Diye bir soru sormuş olsaydık da göreceğimiz manzara…
En az bilgiye sahip olanların en çok sahiplendiği
gibi bir sonuca biz götürecekti ki…
Bunun da üzerinde kanımca düşünmek gerekiyor…
Tabi anayasa taslak halinde önümüze gelir mi?
Yoksa
Hiç tartışılamadan doğrudan halk oylamasına mı sunulur
orası henüz çok belli değil ama bilinen bir şey var ki…
O da yapılan anayasanın kesinlikle laikliği
içermediği.
Ayrıca metinde Türk Milleti diye bir millet
tanımının da bulunamayacağı…
Elbette bunları söylemek için kâhin olmak falan
gerekmiyor…
İktidar sözcülerinin söylemleri sanıyorum herkese konu
hakkında ayrıntılı bilgiyi vermektedir…
Ne diyorlardı iktidarın sözcüleri: ”Anayasa laik olmayacak…”
Haliyle buna…
Yıllardır mevcut anayasadan Türklüğü çıkarmak
istediklerini de eklersek yeni kimliğimizin adım adım nasıl şekillendirildiğini
de öğrenmiş olursunuz…
Tabi amaç eski Türkiye’yi yıkıp yeni Türkiye
oluşturmak olunca kimlik ve devlet şeklinin değişmesi de kaçınılmazdı…
Şimdi diyeceksiniz ki nasıl…
Şöyle söyleyim…
Eskiden kimliğimiz laik Türk Milleti iken, şimdiki kimliğimiz
dindar Türkiyelilik olmaktadır…
Belki bunları yazdığımda diyebilirsiniz ki laiklik
çok mu önemli?
Onsuz olunamaz mı?
Ben de diyorum ki…
Laiklik…
En az hava kadar, su kadar önemlidir.
Aslına bakarsanız yönetici kesim için laikliğin çok
fazla bir önemi yoktur, hatta olmaması her zaman en çok onların işine
yaramaktadır demiş olsak…
İnanın en küçük bir abartı yapmamış olurum.
Çünkü laiklik memleketi yönetenlerin değil…
Halkın çıkarını savunmaktadır…
Daha açık olarak söylersek…
Diyelim ki memleket, din adına ve dindar bir anayasa
ile yönetilmiş olsa…
Sizce muhalefet yapabilmek için parti kurup
mücadele etmek mümkün olabilir mi?
Elbette olamayacak çünkü artık bir partiye değil aynı
zamanda dine de muhalefet etmiş sayılacağınızdan böyle bir şansınız hiç
olmayacak…
Ya da şöyle diyelim, farz edin ki işçisiniz ve
asgari ücretiniz dini yönetim tarafından belirleniyor…
İnanın o durumda da sendika kurup, grev yapma gibi herhangi
bir şansınız yok…
Siz sadece layık görülen ücreti benimseyeceksiniz o
kadar…
Peki
Ya Türkiyeliliğe ne diyeceksiniz
Sizce Türk Milleti ile aynı anlama mı gelmektedir?
Ne yazık ki hayır!
Çünkü Türk Milleti denildiğinde ortak bir tarihe sahip,
aynı dili konuşan
Aynı duyguları paylaşan bir topluluk anlaşılırken…
Türkiyelilik denildiğinde sadece coğrafi bir tanım
akla gelmekte ancak sonuna eklenen dini veya etnik adla bir kimlik ifade
etmektedir…
Hani bu gün nasıl Irak veya Suriye milleti değil de
Iraklı Kürt, Suriyeli Türkmen…
Iraklı Şii, Suriyeli yezidi deniyorsa…
Böyle giderse bir süre sonra bizde de Türkiyeli Türk…
Türkiyeli Kürt…
Türkiyeli Laz…
Çerkez olacağı anlaşılmaktadır…
Kısaca söylemek gerekirse Türk Milleti denilince ulus,
yani tekçi devleti…
Türkiyelilik de küçük özerk devletçiklerden oluşan
çoklu devleti ifade etmektedir…
Şöyle de sormak mümkün…
Bugün ülkede laikliğe, Türk ulus kimliğine,
Atatürk’e düşmanlık yapanların aynı zamanda başkanlıkta ve Türk kimliğine
düşmanlıkta buluşması sadece tesadüfle açıklanabilir mi?
16–05–2016
Nusret KEBAPÇI