Siyasi İslamcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Siyasi İslamcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2017 Salı

EĞİTİM MİLLİ OLMAZSA…

EĞİTİM MİLLİ OLMAZSA…


Doğrusunu isterseniz bugün toplumca yaşadığımız siyasi çatışmaya bir ad vermek gerekirse…
Bunu basit iki siyasi düşünce olarak adlandırmak inanın mümkün değil.
Aslında bu yaşadığımız çatışmanın sadece…
Evet, sadece bir anlamı bulunmaktadır, o da ulus devleti korumaya çalışanlarla…
Bunu yıkıp…
Yerine çok kimlikli,çok kültürlü…
Çok dilli…
İslamcı federatif bir devlet kurmak isteyenler arasındaki çatışmadır denilse sanırım doğru ifade etmiş olmaktayız.
Hem zaten eğitimden,dış politikaya…
TSK’nın yeniden yapılandırılmasından…
Ticarete…
Hatta Cumhuriyetle oluşturmaya başladığımız sanayinin yabancılara peşkeş çekilmesinden, rafinerilerin satılmasından tutun, haberleşmemizi bile onlara kolayca teslim etmeye varıncaya kadar bu çatışmayı hemen her alanda görmek mümkün…
İsterseniz konunun anlaşılması için biraz örneklendirelim ama hazır eğitimden de bahsetmişken ilk sıraya da onu alalım ne dersiniz?
Sahi eğitim politikası nasıl işliyor daha doğrusu nasıl bir kuşak yetiştirmek isteniyor hiç düşündünüz mü?
Hiç sakın ;“Biz öğrenciliği çok gerilerde bıraktık…”
“Okulları bitireli şu kadar sene oldu, bizi hiç ilgilendirmiyor…” türünden yorgun demokrat edebiyatı falan yapmayın…
Çünkü karnım tok…
Hem zaten konu Türkiye’de ortak değerlerle yetişecek gelecek kuşaklar olunca bununla ilgilenmek kanımca vatan görevi bile sayılmalıdır demiş olsak yanlış söylememiş oluruz.
Bakın ta Cumhuriyetin ilk yıllarında Tevhidi Tedrisat Yasası denilen bugünkü adıyla Eğitim birliği olarak adlandırılan yasanın amacı neydi?
Çeşitli kurumların…
Hatta özel çeşitli vakıfların elinden eğitimin alınıp ortak değerleri olan…
Aynı duyguları paylaşan…
Aynı dili konuşan…
Kısacası milli duygu ve düşüncelere sahip öğrenciler yetiştirmek değil miydi?
Peki ya şimdi…
Bırakın müfredatı…
Devlet kendi okulları için en küçük ekonomik destekte bile bulunmazken, nereden çıktığı belirsiz sayısız tarikat ve cemaate hatta yabancı sermayeli çeşitli kuruluşlara okul açması yönünde destek olup…
Öğrenci başına teşvik vermesi, sahi ne anlama gelmektedir?
Aslında anlamı çok zor değil, burada anlamanız gereken, bundan sonra artık eğitim birliğinin değil…
Eğitim çokluğunun öne çıkacağıdır…
Hem zaten bu süreç, siyasi yönelişimizle de doğrudan ilgilidir…
Çünkü millet olma yolundaki bir Türkiye, eğitimi tek ve milli yapmak…
Milli kimliği yok ederek, siyasi İslamcı federatif bir düzen getirmek isteyenler de eğitimi çoklaştırmak zorundadır.
İşin doğasında da o vardır…
Herkese fırsat eşitliği tanıyan ya da tanıması gereken devlet eğitimiyle, eşit yurttaşlık bilinci ve Millete aidiyet kazandırılırken…
Özel okullarda okuyanlara da o okullar hangi tarikat, cemaat ya da yabancı kuruluşa aitse ona aidiyet kazandırılacaktır…
Hem zaten böyle gittiği takdirde müfredat değişikliklerinin de katkısıyla öğrenciler bir süre sonra ne Atatürk’ü öğrenebileceklerdir, ne de bağımsızlığı…
Emperyalizm…
Sömürge olmak gibi kavramlar bile onları ilgilendirmeyecektir…
Zaten öyle olunmamış olsa yıllardır Türkiye’ye üretim yapan tek bir kuruluş açılmazken…
Atatürk heykellerine yapılan saldırılar bile sessizlikle geçiştirilirken…
PYD’ye silah veriyorlar diye halka şikayet ettikleri bir ülkenin büyükelçiliğine, koskoca AOÇ’nin bir parçası neden verilsin değil mi?

21–08–2017
Nusret KEBAPÇI





22 Temmuz 2017 Cumartesi

NEDEN DEĞİŞTİRİLİYOR?

NEDEN DEĞİŞTİRİLİYOR?

Bilindiği gibi birkaç gün önce pek çok dersin müfredatı değişti.
Bir süre önce de Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nin bazı maddeleri değişmişti.
Ben bunu yazınca belki içinizden…
“Ya bize ne, biz öğrenci miyiz?” gibisinden düşünceler geçebilir ama işin rengi öyle değil…
Doğrusunu isterseniz…
Olay sadece öğrencilerle ilgili olmayıp gelecekte nasıl bir yurttaş istenildiğiyle de doğrudan ilişkili…
İsterseniz lafı dolandırmadan önce değişiklikten bahsedelim ki herkes neler olup bittiğini kolayca anlayabilsin…
Aslına bakarsanız tüm bu yönetmelik ve müfredat değişikliklerinin bir tane amacı bulunmaktadır…
O da; toplumda halen var olan başta Atatürk olmak üzere bizi millet yapan ortak değer ve duyguların adım adım kaldırılıp…
Çok kimlikliliğe izin veren Siyasi İslamcı kimliğin yerleştirilmesi…
Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nin değiştirilmesinin nedeni de bu…
Zaten bu durumu anlamak için yapılan değişikliğe birazcık göz atmak bile yeterli…
Bakın ilgili yönetmeliğin kaldırılan 5. maddesindeki Sosyal Etkinliklerin Amacı Maddesi’nde ne diyor…
“Madde 5 — Sosyal etkinliklerin amacı, Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak; öğrencilerin Atatürk İlke ve İnkılâplarına, Anayasanın başlangıcında ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurttaşlar olarak yetişmelerine, yeteneklerini geliştirerek gerekli donanımı kazanmalarına katkıda bulunmaktır.
Tabi yapılan değişiklikte böyle bir madde bulunmuyor.
Hatta şunu söylemek de mümkün…
Müfredat ve yönetmeliklerden millet kavramının silinmesi olayı ilk defa yapılmıyor, öncesi de var…
Yıl 2006, Hükümet MEB Teşkilat Yasasını bir anda değiştiriveriyor…
Hatırlatmakta yarar var bu yasa MEB’in nasıl bir öğrenci yetiştireceğini belirliyor yani bir anlamda da eğitim felsefemizi...
Eski metinde; Atatürk İlke ve Devrimleri’ni benimsetmenin yanında vatanını, milletini, bayrağını seven öğrenci yetiştirmek önem taşırken…
Yapılan değişiklikle “Küreselleşmenin ihtiyacı olan insan gücünü yetiştirmek” ön plana çıkıveriyor…
Şimdi diyeceksiniz ki, bu ne anlama geliyor…
Anlamı şu: Emperyalizm, siz buna isterseniz küreselleşme…
Küresel sermaye falan diyebilirsiniz…
Bir ülkeden ne ister…
İşte bunu anladığınız zaman…
Eğitimde yapılmak istenilen anlayış değişikliğinin ayrıca uygulanan ekonomik politikaların da iç yüzünü anlayacaksınız…
Evet, emperyalizm bir ülkeden ne ister…
Milli hiç bir kurum ve kuruluş bırakılmadan
İlgili ülkenin; Sanayi, ticaret, banka, enerji, haberleşme hatta düşünce kuruluşu demeden tüm her şeyinin yabancı sermayeye açılmasını…
Onların koşulsuz açık pazarı olmamızı ister.
Peki, ekonomide bunu dayatan emperyalizm, sizce eğitimde milliliğe izin verir mi?
Elbette vermiyor…
Bu nedenle eğitimde de 2006’dan itibaren yapılan tüm değişikliklerle hiç bir milli değeri olmayan…
Vatan, bayrak, millet, emperyalizm, bağımsızlık, Atatürk gibi bir anlayışı taşımayan…
 Ülkesi işgal altında bile olsa sadece verilen işi yapmayı düşünen bireyler yetiştirilmesi hedeflenmektedir.
Aslına bakarsanız ülkede uygulanan ekonomik politikalarla eğitim politikaları birbirinin aynısıdır bile denilebilir
Yani amacınız ekonominizi milli yapmak ve bağımsızlığı sağlamaksa eğitiminiz de milli ve bağımsızlıkçı…
Ama değil de…
Milli olan her şeyi tasfiye edip, ekonominizi küresel sermayeye pazar yapmaksa…
Eğitiminiz de millilikten ve bağımsızlıktan uzak olmaz zorundadır
Olan budur…

22–07–2017
Nusret KEBAPÇI