27 Ocak 2016 Çarşamba

Erdoğan Kürdistan'a mı hazırlanıyor?
Kerem Çalışkan

25.01.2016 15:39 Karakter boyutu :
Erdoğan 28 Ocak’ta ‘Başkanlık kampanyası’nı başlatıyor…
Aynı anda danışmanı Yiğit Bulut ‘Başkanlık sistemi’ için seri konferanslara başlıyor…
Yani b hafta yandaş medya ve AKP,‘Başkanlık’ için tam saha prese geçiyor?..
Herkesin aklına şu soru geliyor: Erdoğan ülkede zaten herşeye hakimken, tüm kararlar onun
iki dudağı arasına bakarken, başkanlık için bu telaş, bu acele niye?...
Bu acelenin ipucunu geçen hafta Cumhurbaşkanı danışmanı Şeref Malkoç verdi. Başkanlık
sistemi ile Milli Güvenlik Kurulu’nun anayasal bir kurum olmaktan çıkarılacağını,
cumhurbaşkanlığı üzerindeki ‘MGK vesayeti’nin kaldırılacağını açıkladı…
Erdoğan zaten her fırsatta, parlamenter sistemin kalkmasını, ‘çift başlılığın’ son bulmasını
istiyor, tüm kararları tek başına vereceğini ilan ediyor…
Demek ki, Erdoğan’ın başkanlık için telaş ve acelesi, şu anda engel olarak gördüğü Türkiye
devletinin iki temel kurumunu tasfiyeye yönelik:
1‐Parlamento
2‐MGK (Milli Güvenlik Kurulu)
Peki bütün yetkileri zaten elinde toplamış olan Erdoğan, neden acilen bu iki temel kurumun
tasfiyesini istiyor?..
Bunu daha çok dış politik gelişmeler ve bölgede sürüp giden savaşa ilişkin Erdoğan’ın almak
istediği bazı yeni kararlar ile açıklayabiliriz…
Erdoğan Türkiye’yi parçalayabilecek bu tehlikeli kararları, Parlamento ve MGK engeli
olmadan tek başına vermek istiyor…
Nedir bu kararlar?...
Erdoğan’ın onca yıllık İsrail düşmanlığından sonra ilk kez ‘İsrail’e ihtiyacımız var’ demesi
bu konuda bir işaret veriyor…
Ve hemen arkasından İsrail Adalet Bakanı Türkiye ile İran arasına bir Kürdistan kurulması
gereğini geçen hafta açıkça söylüyor… Harita’ya bakınca bu Kürdistan’ın Van’dan Şırnak‐
Hakkari’ye uzanan Türkiye topraklarını işaret ettiği anlaşılıyor…
Yine geçen hafta Barzani ‘Artık Kürdistan’ı kurmaya çok yakın olduklarını’ söylüyor…
Yandaş medya ise geçen hafta köşelerde bize şu masalı anlatıyor:
27.01.2016 Erdoğan Kürdistan'a mı hazırlanıyor
‐Barzani Kürdistan’ı ilan edecek, Türkiye destek verecek.
‐TSK, Irak ordusu, İran destekli Şiiler ve IŞİD ile savaşan Barzani’nin yanında olacak.
‐TSK Kürdistan’ın kurulmasına (İsrail ile birlikte) destek verecek.
‐Barzani daha sonra Türkiye’ye bağlanacak. (Federasyon şeklinde)
‐Böylece Türkiye Neo‐Osmanlı planına uygun olarak Musul‐Kerkük hattına kadar
genişleyecek…
Yandaş medyanın anlattığı bu masal Saray‐Erdoğan çevresinden ‘Başkanlık’ telaşının
kodlarını açıklıyor…
Yiğit Bulut’un işaret ettiği ‘bazı askeri çevreler’ belli ki, bu saçma plana direniyorlar…
Başkanlık sistemi ile Erdoğan MGK’daki bu direnişi de aşacak…
Bu ‘Büyük Kürdistan’ senaryosu, BOP planının da özüydü…
Şimdi İsrail‐ABD‐Neo‐Con çevreler, Erdoğan’ın kişisel iktidar hırsını (hesap verme korkusu
dahil) körükleyerek, ‘Başkanlık’ sistemini devreye sokarak Kürdistan‐BOP planı için
düğmeye basıyorlar…
Bu Türkiye’ye, hatta Erdoğan’a kurulmuş bir tuzak…
Barzani yarın Kürdistan’ı kurunca, Türkiye’den de toprak isteyecek…
Şu anda Cizre‐Silopi‐Diyarbakır’da süren savaşa bir de bu açıdan bakmak gerekiyor…
ABD ve İsrail’in Güneydoğu’ya ilişkin sessizliği dikkat çekici…
Acaba Diyarbakır‐Silopi‐Cizre bölgesinin yarın Barzani’ye ‘kılçıksız’ (PKK terörü olmadan)
teslim edilmesi için mi, bugün bölgede yaşanan sert savaşa sessiz kalınıyor?...
Erdoğan bölgeyi Barzani’ye teslim etmek için mi PKK’yı temizleme telaşında?...
Erdoğan başkanlık sistemini, Türk devletinin temel kurumlarını (Parlamento‐MGK) yoketmek
pahasına, dış güçlerin istediği bu Kürdistan‐BOP planını hayata geçirmek için mi istiyor?...
Erdoğan’ın İsrail’e bunun için mi ihtiyacı var?
Başkanlığı bunun için mi istiyor?
Erdoğan, Türkiye ile birlikte kendisinin de içine çekildiği bu tuzağın farkında mı?
Başkanlık ile Türk devletinin temellerini yıkma planı elele yürüyor…
Kerem Çalışkan

Odatv.com

25 Ocak 2016 Pazartesi

ÜNİTER BAŞKANLIK…


Yeni anayasa ile birlikte başkanlık gündeme getirilince toplumda oluşan acaba federatif bir devlet mi oluyoruz? sorusuna en yukarılardan açıklama geldi…
Denildi ki…
Federatif değil, üniter bir başkanlık olacak.
Tabi örneği var mı?
Daha önce uygulanmış mı? Diyemeden son nokta konuluverdi.
Denildi ki üniter başkanlık örneği var…
Nerede mi?
Elbette bu günlerde değil ama…
1940’larda uygulanan Hitler rejimi tam da üniter başkanlık modelinin örneği olabilir.
Böyle denildiğinde inanın ben ikna oldum…
Hem başka türlü bir başkanlık rejimi zaten beklemiyordum ama konu Hitler olunca akan sular durdu…
Hani ne denir…
“Merd i Kıpti şecaatin arz ederken sirkatin söyler… “
Günümüz Türkçesiyle söylemiş olursak da “Çingenenin merdi kendini överken hırsızlığını da söylermiş…”
Yani böylece asıl istenilenin Hitler tipi bir başkanlık olduğunu ilk ağızdan öğreniyoruz…
Kulağa nasıl geliyor dersiniz…
Sokaklarda SS çeteleri…
Yahudi katliamları…
Oldukça demokratik öyle değil mi?
Peki, bu örnek doğruyu anlatıyor mu?
Bence anlatmıyor…
Üstelik bu örneği verenler sözlerinde kesinlikle samimi değil…
Neden mi?
Şundan…
Hitler bu tür baskıcı bir rejim kurarken bir yandan da ülkede tek millet…
Üstelik Arı bir millet yaratmanın yollarını araştırıyordu…
Hani siz de…
Üniter falan olacak diyorsunuz ya…
Üniter de kavram olarak…
Tek millet…
Tek devlet…
Tek bayrak anlamına geldiğine göre…
İnsan ister istemez merak ediyor…
Toplumu hangi temelde birleştireceksiniz?
Bugüne kadar ki uygulamalarınızdan temelin Türk Milleti olmadığı anlaşılıyor ama yine de sormadan edemiyoruz…
Sizin Orta kimlik…
Harç…
Ya da toplumun çimentosu diye bir derdiniz var mı?
Hem zaten amaç bize söylendiği gibi öyle üniter başkanlık falan da değil…
Düpedüz çok kimlikli…
Çok kültürlü federatif bir devlet, yani başkanlık…
Nereden mi biliyorum?
Bakın şimdi…
Bunlar Türk adını hemen tüm kamu kuruluşlarından kaldırmıyorlar mı?
Kaldırıyorlar.
Anayasa değişikliği istemelerinin bile en önemli nedeni bu değil mi?
Seçim bildirgelerine bile açık açık…
“Yeni anayasada milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır.”denilerek Türk kavramını kaldıracaklarını açık açık yazmamışlar mı?
Hatta
Sıklıkla “Türk Milleti olmaktan kurtulup, Türkiye Milleti olacağız…” vurgusunu yapmıyorlar mı?
Yani demek istediğim…
13 yılda üniter devleti yok etmeye çalışanlardan hala üniter başkanlık getireceklerini bekliyorsanız…
Biliniz ki bu düşüncenizin tavukları koruyacaklarını düşünerek kümesin tilkiye emanet edilmesinden hiç bir farkı yoktur…
Benden söylemesi…

25–01–2016

20 Ocak 2016 Çarşamba

ANCAK LAİKLİKLE OLUR…


Zaman zaman genç kızlarımızın “Başörtüsü özgürlüğü…” ve “Dinimi yaşamak istiyorum” gibi taleplerini görünce insan düşünmeden edemiyor…
Sahi, İslamcılık kızlarımızı özgür yapabilir mi?
Kendilerine hangi ülkeyi…
Veya din adına konuşan hangi din adamını örnek alıyorlar bilmiyorum ama görünen o ki…
Uzunca bir süredir sözde din adına toplum önünde konuşanlara bakılırsa bu özgürlük konusunda çok olumlu bir düşünce taşımak çok mümkün görünmüyor…
Neler mi söylüyorlar? bakın söyleyim
Daha gecen gün Diyanet’in sitesinde kendi çocuğunu şehvetle öpmek bile gündeme gelmedi mi?
Üstelik bu kurum…
Devletin dini konuda en yetkili kurumu…
Durum böyle olunca…
Diğer söyleyenleri yadırgamamak gerekiyor…
Bir anlamda imam cemaat misali…
Aslına bakarsanız meydan boş…
İsteyen istediğini söyleyebiliyor.
Aralarında
“Hamile kadınların sokağa çıkmamasını isteyenler “de bulunuyor…
“Kendi annesinin dizlerinden tahrik”olan da…
Ama tüm bunları alt alta topladığınızda görünen manzara ya da ortaya çıkan düşünce bu anlayışa göre kadının sadece cinsel bir meta olduğudur…
Bunun için kadının evli…
Bekar…
Hamile…
Hatta çocuk olması bile durumu değiştirmiyor.
Elbette tüm erkekleri sapık yerine koyduklarından söz etmeye bile gerek duymuyorum ama…
Bu anlayışa göre kadın…
Erkeklerle eşit haklara sahip…
Onlarla birlikte okuyan…
Çalışan…
Hemen her yerde omuz omuza görev alabilen bir birey değil, sadece ve sadece cinsel bir metadır.
Bu arada yeri gelmişken bu tür düşüncedeki hanımlara seslenmek istiyorum…
Hani bir kısmınız laiklik sayesinde kavuştuğunuz TV ekranlarından…
İnternet sayfalarından…
Gazete köşelerinden…
Fırsat bulduğunuzda sık sık Atatürk aleyhine atıp tutuyorsunuz ya…
Önce bir bakın!
Sizin istediğiniz gibi yönetilen İslam ülkelerinin hangisinde kadınlar daha özgür…
Hangisinde erkeklerle eşit haklara sahipsiniz…
Aslında sözü fazla dolandırmaya gerek yok, hiç birinde…
O halde düşünmeniz gerekiyor…
Eğer bu gün erkeklerle birlikte, hemen her alanda çalışabiliyor…
Yani
Mühendis, doktor, öğretmen, bankacı hemşire…
TV’lerde sunucu…
Programcı…
Sinema sanatçısı…
Tiyatrocu…
Şarkıcı…
Gazetelerde köse yazarı bile olabiliyorsanız…
İstediğiniz okulda okuyabiliyor…
Hiç bir İslam ülkesinde olmadığı gibi sosyal halklarınızı koruma adına Bir araya gelip örgütlenebiliyorsanız…
Derneğiniz…
Sendikanız…
Oda’nız varsa…
Ülkenin geleceği için oy kullanabiliyorsanız…
Bunu laikliğe…
Özellikle de Atatürk’e borçlusunuz, unutulmasın istedim…

20–01–2016
Nusret KEBAPÇI



16 Ocak 2016 Cumartesi

BU POLİTİKALARLA OLMAZ…


Bundan yaklaşık 4 yıl kadar önce ülkemizin o günkü başbakanı ne diyordu…
“Şam’a gireceğiz ve Emevi camiinde namaz kılacağız…”
Sözler şaşırtıcıydı…
Çünkü o yıllarda Suriye ile herhangi bir sorun olmadığı gibi iki ülkenin ilişkileri de oldukça güzel gidiyordu.
Ama başka bir şey daha vardı…
O yıllarda Arap baharı denilen ABD ve AB destekli bir rüzgar tüm Arap ülkelerini etkiliyor…
Bizimkiler de ABD ‘den aldıkları destekle bölgede rol kapmak uğruna yeni Osmanlıcılığa soyunuyorlardı.
Hani BOP eş başkanıyız ya o yüzden söylüyorum…
Süreç belliydi…
Hem sadece Suriye değil pek çok ülke benzer olaylarla karşılaşmıştı…
Bunun için
Hemen her devlete yapıldığı gibi Suriye devletinden de reformlar yapması istendi…
Bakıldı ki sallamıyor…
Onun ardından…
Müslüman kardeşlerin iktidara ortak olması dayatılacaktı…
Tabi bu durumun da herhangi bir egemen ülke tarafından kabul edilmesi mümkün değildi
Haliyle ilgili devlet tarafından da dikkate alınmadı…
Sonrasında Esad’ın diktatör ilan edilmesiyle birlikte düğmeye de basıldı…
Önce…
Esad, Esed oldu.
Ardından da ılımlı muhalefet denilerek…
ABD ve batılı diğer ülkelerin desteğiyle yaklaşık 100 ülkeden gelen başıbozuk, psikopat canilere yol verildi…
İşte daha önce Suruç’ta…
Diyarbakır’da…
Ankara’da…
Son olarak daha birkaç gün önce Sultan Ahmet’te patlayan bombalar
Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve batı tarafından desteklenen o canilerin oluşturduğu IŞİD’in eseri…
En azından şimdilik öyle görünüyor…
Bu durumda insan ister istemez merak ediyor…
Terör duracak mı?
Ya da bundan sonra kimi, nereyi vuracak, bilen var mı?
Şöyle söylemek de mümkün…
“Canlı bombaları eylem yapmadan yakalayamayız” diyerek, sözde demokrasi mavalı okuyan anlayış, bu terörü durdurabilir mi?
Bence zor görünüyor ama bilinen bir şey var…
Hani siz, daha dün Suriye’ye girmekten, Esad’ı devirmekten söz ediyordunuz ya…
Artık sevinebilirsiniz.
Çünkü son Sultan Ahmet’te patlayan bomba da gösterdi ki…
Biz Suriye’ye giremedik ama Suriye bize giriverdi…
Bu gün artık büyük kentlerimizde bile Halep, Şam olarak adlandırılan, üstelik oralara yerleşenlerin yarıdan fazlasının kayıt dışı olduğunun itiraf edildiği mahalleler bile var.
Yani uzun sözün kısası Esad’ı devirmek uğruna Ortadoğu bataklığına koşar adım gidiyoruz…
Ancak
Biz yine de herkesi, Atatürk’ün konuya ilişkin o ünlü sözüyle uyarmaya çalışalım…
Ne demişti Atatürk:
“Yurtta sulh, cihanda sulh...”
Anlamı; Dünyada barıştan yana olursanız…
Komşularınızla barış içinde yaşarsanız…
Ülkenizde de barış olur.
Değilse…
Kışkırttığınız kargaşayı, ülkenize aynen taşırsınız…

19–01–2016
Nusret KEBAPÇI




9 Ocak 2016 Cumartesi

10. Ankara Kitap Fuarı Etkinlik Listesi

10. Ankara Kitap Fuarı Etkinlik Listesi

(Konferans ve Söyleşiler)

08.01.2016 CUMA

14:00
10. ANKARA KİTAP FUARI PROTOKUL AÇILIŞI
AÇILIŞ KONUŞMALARIN ARDINDAN KİTAP EKİ OLAN GAZETELERE VE KİTAPLA İLGİLİ PROGRAM YAPAN KANALLAR TEŞEKKÜR PLAKETİ VERİLMESİ
AVRASYA YAZARLAR BİRLİĞİ – TÜRK KÜTÜPHANECİLER DERNEĞİ – EYLÜL FUARCILIK

09.01.2016 CUMARTESİ

12:00 – 12:50
AİLE DANIŞMANI MUHİTTİN KORUCU
SÖYLEŞİ: EVLİLİK VE EVLİLİK ÖNCESİ
AKÇAĞ
13:00 – 14:00
METİN FEYZİOĞLU
KONFERANS: ÇIKIŞ YOLU
BİLGİ YAYINEVİ
14:10 – 15:00
YALÇIN ÇAKMAK,   ERCAN GEÇGİN, GÜLAY TULASOĞLU, BESİM CAN ZIRH
PANEL: “ALEVİLİK, KIZILBAŞLIK: BİLMEK, ANLAMAK, YAŞAMAK”
İLETİŞİM YAYINLARI
15:10 – 16:00
TANIL BORA (MODERATÖR), MENDERES ÇINAR, H. BAHADIR TÜRK
PANEL: AKP VE İKTİDAR
İLETİŞİM YAYINLARI
16:10 – 17:00
SİNAN MEYDAN
KONFERANS:ÇARPITILAN TARİHİMİZ VE GERÇEĞE ÇAĞRI
DOĞU KİTABEVİ

10.01.2016 PAZAR

11:00 – 11:50
OSMAN PAMUKOĞLU
SÖYLEŞİ: LİDERLİK
EFSANE YAYINEVİ
12:00 – 12:50
HANEFİ AVCI
“DEVLET GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDEN YAPILAR”
TEKİN YAYINEVİ
13:10 – 14:00
EMRAH POLAT, SERHAN ERGİN, GAMZE GÜLLER
PANEL: ANKARA EDEBİYATI MÜMKÜN MÜ?
İLETİŞİM YAYINLARI
14:10 – 15:00
KEMAL VAROL, SİNAN SÜLÜN, AYLİN BALBOA (VEYA PINAR ÖĞÜNÇ)
PANEL: SOKAĞIN DİLİ: AŞK, DEVRİM, GÖZYAŞI
İLETİŞİM YAYINLARI
15:10- 16:00
REMİDE ARSAN
KONFERANS:60’LI YILLARA BUGÜNDEN BAKMAK
DOĞU KİTABEVİ
16:10 -17:00
UMUR ÇELİKYAY (ÇEVİRMEN, AKADEMİSYEN)
NİL SAKMAN (YAZAR, EDİTÖR)
KAYA TOKMAKÇIOĞLU (AKADEMİSYEN)
YENİ BİR EDEBİ DİLİ TÜRKÇEDE KURGULAMA DENEMESİ OLARAK FINNEGANIN VAHI
AYLAK ADAM

11.01.2016 PAZARTESİ

13:30 – 14:30
GÜL M. COŞKUN, NİZAMETTİN UĞUR
ETKİNLİK: KOZA YAZARLARIYLA ÖYKÜ ATÖLYESİ (8-10 YAŞ)
KOZA YAYIN
14:30 – 15:30
GÜL M. COŞKUN, NİZAMETTİN UĞUR
ETKİNLİK: KOZA YAZARLARIYLA ÖYKÜ ATÖLYESİ (8-10 YAŞ)
KOZA YAYIN

12.01.2016 SALI

13:30 – 14:30
KEVSER RUHİ, NİZAMETTİN UĞUR
ETKİNLİK: KOZA YAZARLARIYLA ÖYKÜ ATÖLYESİ (10-12 YAŞ)
KOZA YAYIN
14:40 – 15:30
ÜLKÜ OVAT – ÜMİT ÖĞMEL
GÖRSEL SÖYLEŞİ: KİTAP VARSA BEN DE VARIM – ÇOCUKLAR VE YETİŞKİNLER İÇİN
YENİ UMUT YAYINLARI
18:00 – 19:00
MODERATÖR: OSMANTAN ERKIR. KONUŞMACILAR: PROF. DR. HALUK ORAL, SAHAF E. NEDRET İŞLİ
KONFERANS: SAHAFLAR VE BİR KİTABIN YAZILIŞ MACERASI: BİR ROMAN KAHRAMANI ORHAN VELİ
SAHAFLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ

13.01.2016 ÇARŞAMBA

14:00 – 14:50
AHMET ŞAFAK
SÖYLEŞİ:
CEVİZ KABUĞU YAYINLARI
15:00 – 15:50
ÜLKÜ OVAT – ÜMİT ÖĞMEL
GÖRSEL SÖYLEŞİ: KİTAP VARSA BEN DE VARIM – ÇOCUKLAR VE YETİŞKİNLER İÇİN
YENİ UMUT YAYINLARI

14.01.2016 PERŞEMBE

13:30 – 14:30
ZEYNEP ALİYE, NİZAMETTİN UĞUR
KOZA YAZARLARIYLA ÖYKÜ ATÖLYESİ (10-12 YAŞ)
KOZA YAYIN
14:45 – 15:45
REFİK MARUL (EĞİTİMCİ)
MONTESSORİ EĞİTİMİ NEDİR? NASIL UYGULANIR?
PROMETE OKULÖNCESİ EĞİTİM ARAÇLARI

15.01.2016 CUMA

13:30 – 14:30
OĞUZ SELİM YAZICI, ÖZTÜRK ACUN, HASAN GÜLERYÜZ
SÖYLEŞİ: ÇOCUK VE KİTAP, ÇOCUK PSİKOLOJİSİ, KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI, DOĞA, ÇOCUK VE MÜZİK
ÖZLEM YAYINEVİ

16.01.2016 CUMARTESİ

12:00 – 12:50
GÜNAY GÜNER-NAZIM MUTLU- ERTUĞRUL ÖZÜAYDIN  * SOLİST: KADRİYE KARAYEL
SAZ: GÜNAY GÜNER
ŞİİRLER İLE EZGİLER
YENİ UMUT YAYINLARI
13:00 – 13:50
ATAOL BEHRAMOĞLU
“ŞİİR HAYATIN NERESİNDE?”
TEKİN YAYINEVİ
14:00 – 14:50
SUAT TURGUT
KONFERANS: GENÇLERİMİZİ KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN KURTARMANIN YOLLARI
2023 YAYINCILIK
15:00 – 15:50
AHMET ŞERİF İZGÖREN
AHMET ŞERİF İZGÖREN İLE SÖYLEŞİ
ELMA YAYINEVİ
16:00 – 16:50
EREN ERDEM
KONFERANS: TÜRKİYE’NİN ÇIKIŞI VAR
DOĞU KİTABEVİ
17:00 – 19:00
HAKKI ÖZNÜR – PROF. DR. MEVLÜT UYANIK
PANEL: ORTADOĞU’DA NELER OLUYOR
ALPEREN OCAKLARI

17.01.2015 PAZAR

14:00 – 14:50
R. İHSAN ELİAÇIK
KONFERANS: İSLAM HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
DOĞU KİTABEVİ
15:00 – 15:50
ERDAL DEMİRKIRAN
SÖYLEŞİ: ‘SEN DÜNYANIN EN AKILLI İNSANISIN’
KASHNA KİTAP AĞACI
16:00 – 16:50
ATAOL BEHRAMOĞLU VE ONUR BEHRAMOĞLU
“YENİDEN YARATILMANIN COŞKUSUYLA”
TEKİN YAYINEVİ