Türkiye milleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye milleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2016 Çarşamba

ANAYASA NEDEN DEĞİŞECEK?


Hani meclisteki partiler değiştirmek için komisyonlar kurup değişimi yönünde bolca konuşuyorlar ya…
Peki, bir gün bile olsun…
Anayasanın hangi maddesinden memnun olmadıklarını…
Neresini değiştirmek istediklerini, kendi ağızlarından duydunuz mu?
Elbette duymadınız.
Hem hiç kimse de bunun ayrıntılarıyla ilgili en küçük açıklama bile yapmış değil…
Böyle olunca siz…
Anayasada nasıl bir değişikliğe gidileceğini…
Nelerin değiştirileceğini biliyor musunuz?
Tabi bilmeniz mümkün görünmüyor…
Ve bu durumda değiştirilmesi düşünülen maddeler bilinmediği için de konunun ayrıntılarıyla tartışması yapılamıyor.
Ancak görünen o ki…
Ne iktidar…
Ne de muhalefet böyle bir tartışma çıkmasını istemiyor.
Doğrusunu isterseniz…
Bu Anayasa ilk kez değişmeyecek…
Yapıldığı yani halkoyundan geçtiği 1982 yılından bu yana üzerinde pek çok  değişiklik yapılmış…
Yani neredeyse üçte ikisi değişmiş ama yine de istedikleri değişikliği yapamamışlar ki değiştirmek istemeleri onu gösteriyor…
Bu durumda…
Madem bu kadar değişiklik yapıldı neden tamamını o zaman değiştirmediler demeyin.
Siz de takdir edersiniz ki o türden değişiklikler öyle birden bire yapılamıyor…
Yaşanan birçok operasyon ve yargılamalarla oluşturulan algı yönetimiyle toplumun böyle bir değişikliğe adım adım hazırlanması gerekiyordu…
Sanıyorum artık halkın ikna edildiğini düşünüyor olmalılar ki harekete geçtiler…
Ve her zamanki gibi yine hedeflerinde kendilerinin de sıkça söyledikleri gibi ulus devlet ve Türk Milleti var…
Çünkü amaçlanan şey İslami bir federatif başkanlık olunca Anayasanın ilk dört maddesi ve 66. madde durduğu sürece gerçekleşmesi hiç de kolay değil…
Dolayısıyla topun ağzında öncelikle bu 5 madde bulunmaktadır…
Adamlar daha şimdiden Türk Milleti’ne alternatif kavram bile türetmişler…
Ne diyorlar?
“Türkiye Milleti.”
Yani istedikleri değişikliği gerçekleştirebilirlerse bundan sonra…
Tek bayrak…
Tek devlet ve tek dil esasına dayalı ulus devlet değil...
Çok kimlikli, çok kültürlü federatif dini bir başkanlık olacağımız kesin gibi görünmektedir…
Aslına bakarsanız bu işler öyle gizli saklı falan da değil çok açıktan yürütülmektedir…
O kadar ki bunu seçim bildirgelerine bile yazmışlar…
Ve üstelik aralarında ciddi hiç bir fark da yok.
Kimi bildirgede Türk vatandaşlığı “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” oluyor…
Kiminde…
“Anayasal vatandaşlık”
Bazısında ise…
“İnsan esaslı anayasa”
Ama sonuçta her üç tanımın da vardığı yer Anayasa’dan Türk Milleti’nin çıkarılmasıdır…
Demem o ki
Ya elimizden gitmeden ulus devletinize, parlamentonuza, ulus kimliğinize sahip çıkıp yurttaş olarak yaşamaya devam edeceksiniz…
Ya da son kez seçeceğiniz padişahın tebaası olarak…
Tercih sizin…

17–02–2016
Nusret KEBAPÇI



8 Şubat 2016 Pazartesi

OSMANLI TİPİ BAŞKANLIK


Aynen böyle söylüyorlar ama…
Böyle söylendiğinde siz hemen anlıyorsunuz ki kastedilen tamamen padişahlık…
Tabi hiç kimse, ben padişahlık getireceğim diyemediği için de
Oluyor size Türk ya da Osmanlı tipi başkanlık…
Ney miş? “Türk milletini kaldırıp Türkiye milleti oluşturacaklarmış…”
Tabi insan merak ediyor…
Nasıl?
Dünyada Almanya milleti…
İtalya milleti…
Yunanistan milleti…
Amerika milleti diye herhangi bir kavram var mı?
Yok.
O halde…
Sık sık gündeme getirilen Türkiye Milleti neyin nesi…
Ya da bir kısım insanımızın anladığı haliyle iş tamamen isim değişikliğinden mi ibaret…
Elbette değil.
Burada anlaşılması gereken şey şu…
Hatta çeşitli partiler seçim bildirgelerine bile yazmışlar…
Diyorlar ki:
“Anayasada etnik kimlik vurgusu olmayacak…”
Meali…
Türk adı kaldırılacak…
Peki, yerine ne konulacak?
Türkiye milleti.
Türkiye bir coğrafi tanım değil mi? Nasıl bir millet tanımı yapılacak?
Zaten açıklamalardan da anlaşılacağı üzere işin boyutu oldukça farklı…
Öyle bir millet tanımı yapılacakmış ki;
“Tüm etnik kimlikler kendisini orada bulabilecekmiş…”
İsterseniz sonrasında neler olabileceğini de ben söyleyim;
Bu kadar etnik kimliğin olduğu bir yerde herkes kendi tarihini oluşturacağı için kesinlikle ortak tarih gibi herhangi bir kavram olmayacak…
Başka…
Haliyle ortak bir kültür de söz konusu olamayacağına göre…
Geriye kalıyor ortak dil…
Bu durumda olur mu?
Olmayacağı zaten anlaşılmaktadır…
Peki, millet nasıl olacak?
Ölünün körü gibi diyecem ama o da olmayacak…
Ancak şu kadarını söylemek mümkün…
Bu proje gerçekleşirse
Her etnik veya dini kimliğin kendi eğitimini verdiği…
İstediği dili kullandığı ve ortak dil, duygu ve tarihin ortadan kalktığı özerk devletçiklerden oluşan bir ülke olacağımız kesin görünüyor.
İsterseniz konuyu biraz daha basit olarak anlatmaya çalışayım…
Türk Milleti dendiğinde…
Tek devlet.
Tek millet.
Tek bayrak.
Tek dil.
Ve tek vatan, akla gelmelidir…
Türkiye Milleti dendiğinde ise…
Çok millet.
Çok bayrak.
Çok dil.
Çok vatan.
Çok devlet.
Anlayacağınız iş sadece isim değişikliğinden ibaret değil sevgili kardeşim, rejim değişiyor rejim…
Şöyle söylemek de mümkün…
Cumhuriyetten, padişahlığa geçiyoruz, haberiniz olsun…

08–02–2016
Nusret KEBAPÇI


25 Ocak 2016 Pazartesi

ÜNİTER BAŞKANLIK…


Yeni anayasa ile birlikte başkanlık gündeme getirilince toplumda oluşan acaba federatif bir devlet mi oluyoruz? sorusuna en yukarılardan açıklama geldi…
Denildi ki…
Federatif değil, üniter bir başkanlık olacak.
Tabi örneği var mı?
Daha önce uygulanmış mı? Diyemeden son nokta konuluverdi.
Denildi ki üniter başkanlık örneği var…
Nerede mi?
Elbette bu günlerde değil ama…
1940’larda uygulanan Hitler rejimi tam da üniter başkanlık modelinin örneği olabilir.
Böyle denildiğinde inanın ben ikna oldum…
Hem başka türlü bir başkanlık rejimi zaten beklemiyordum ama konu Hitler olunca akan sular durdu…
Hani ne denir…
“Merd i Kıpti şecaatin arz ederken sirkatin söyler… “
Günümüz Türkçesiyle söylemiş olursak da “Çingenenin merdi kendini överken hırsızlığını da söylermiş…”
Yani böylece asıl istenilenin Hitler tipi bir başkanlık olduğunu ilk ağızdan öğreniyoruz…
Kulağa nasıl geliyor dersiniz…
Sokaklarda SS çeteleri…
Yahudi katliamları…
Oldukça demokratik öyle değil mi?
Peki, bu örnek doğruyu anlatıyor mu?
Bence anlatmıyor…
Üstelik bu örneği verenler sözlerinde kesinlikle samimi değil…
Neden mi?
Şundan…
Hitler bu tür baskıcı bir rejim kurarken bir yandan da ülkede tek millet…
Üstelik Arı bir millet yaratmanın yollarını araştırıyordu…
Hani siz de…
Üniter falan olacak diyorsunuz ya…
Üniter de kavram olarak…
Tek millet…
Tek devlet…
Tek bayrak anlamına geldiğine göre…
İnsan ister istemez merak ediyor…
Toplumu hangi temelde birleştireceksiniz?
Bugüne kadar ki uygulamalarınızdan temelin Türk Milleti olmadığı anlaşılıyor ama yine de sormadan edemiyoruz…
Sizin Orta kimlik…
Harç…
Ya da toplumun çimentosu diye bir derdiniz var mı?
Hem zaten amaç bize söylendiği gibi öyle üniter başkanlık falan da değil…
Düpedüz çok kimlikli…
Çok kültürlü federatif bir devlet, yani başkanlık…
Nereden mi biliyorum?
Bakın şimdi…
Bunlar Türk adını hemen tüm kamu kuruluşlarından kaldırmıyorlar mı?
Kaldırıyorlar.
Anayasa değişikliği istemelerinin bile en önemli nedeni bu değil mi?
Seçim bildirgelerine bile açık açık…
“Yeni anayasada milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır.”denilerek Türk kavramını kaldıracaklarını açık açık yazmamışlar mı?
Hatta
Sıklıkla “Türk Milleti olmaktan kurtulup, Türkiye Milleti olacağız…” vurgusunu yapmıyorlar mı?
Yani demek istediğim…
13 yılda üniter devleti yok etmeye çalışanlardan hala üniter başkanlık getireceklerini bekliyorsanız…
Biliniz ki bu düşüncenizin tavukları koruyacaklarını düşünerek kümesin tilkiye emanet edilmesinden hiç bir farkı yoktur…
Benden söylemesi…

25–01–2016

6 Ocak 2016 Çarşamba

ANAYASADA ETNİK KİMLİK OLMAYACAKMIŞ…


Aslına bakarsanız gerek emperyalizm…
Gerekse ülkedeki işbirlikçileri…
Halka asla gerçeği söylemezler…
Söylemek istediklerini…
Amaçlarını…
Her zaman güzel süslü kavramların arkasına saklarlar ki çok daha etkili olabilsin…
Ben bunu biraz hediye kutusu içinde ya da bir çiçeğin arasında teslim edilen bombaya benzetiyorum…
Çünkü bilinir ki görünen, açıkça ne olduğu anlaşılan bir bombayı kimse teslim almaz…
Ama getirilen…
Çok güzel bir çiçekse…
Bir hediye kutusuysa…
İnsanlar hiçbir kaygı gütmeden çok daha rahat teslim alabilirler ki toplum olarak…
Ülkemizde yıkıcı etki yapabilecek…
Toplumsal yapımızı kökten değiştirecek anayasa değişikliği önerileri tam da öyledir.
Bunu neden söylüyorum…
Uzun bir süredir iktidar partisinin dilinde bir kavram bulunuyordu…
Hatta bu konu 7 Haziran seçimlerinden önce seçim beyannamesine bile yazılmış…
Deniliyor ki…
“Yeni anayasada milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır.”
Ne anladınız?
Biliyorum kafanız karıştı ama isterseniz açıklamasına geçmeden bir de ana muhalefet partisinin aynı konuda söylediklerine bakalım, arada fark var mı?
”Devlet yönetiminde dil, kültür, inanç ve yaşam tarzları arasında ayrım yapmaksızın Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı ortak paydasını esas alacağız.”
Peki;
Ya özerklikçi parti, o Anayasa değişikliği konusunda ne düşünüyor bir de ona göz atalım…
“Biz’ler Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı, çok dilli yapısına uygun, insanlık esaslı yeni bir anayasayı hep birlikte yapacağız.”
Yani kelime farklılıkları var ama söylenmek istenen şey aynı…
Tek millet olmayacak…

Yani bu partiler…
Anayasa değişikliğini yapmak üzere uzlaşmaya varabilirlerse bundan sonra Anayasa’da Türk Milleti diye herhangi bir kavram olmayacak…
Ne mi olacak?
Türk…
Kürt…
Laz…
Çerkez…
Arap…
Ama asla millet değil…
Böyle olunca haliyle ortak dil diye herhangi bir kavram olmayıp herkes bulunduğu yerde…
Hatta eğitimde…
Kamu hizmetinde bile kendi dilini kullanacak denilse sanıyorum yanlış olmayacak.
Peki, bu durumda…
Ortak tarih…
Kültür…
Dil…
Ya da bir etnik kimliği anımsattığı için Türkiye adı…
Kalır mı?
Burada önemli olan şey şu…
Dünyada hiç bir devlet sadece bir etnik kimlik üzerine kurulmamıştır Türkiye’ de içinde olmak üzere devletlerin neredeyse tamamı kendini oluşturan birden fazla etnik kimliğin bir araya gelip birleşip, kaynaşmasıyla oluşmuşlardır…
Demem o ki…
Gerek “anayasal vatandaşlık…”
Gerek “Türkiye Milleti… “
Gerekse de çok demokratik görünümlü “insan esaslı anayasa” kavramları…
Her ne kadar kulağa çok güzel kavramlarmış gibi gelse de…
Gerçekte Türk Milletini Anayasa’dan kaldırıp, federatif bir başkanlık sistemi kurmanın öteki adıdır…
Bilinsin istedim…

06–01–2016
Nusret KEBAPÇI





1 Ocak 2016 Cuma

ANAYASA NEDEN DEĞİŞECEK?


Doğrusunu söylemek gerekirse yapılanların tamamı bir plan çerçevesinde gerçekleştirilmektedir…
Çünkü amaç çok kimlikli, çok kültürlü, dini bir başkanlık sistemi gerçekleştirmek olunca bu olup biteni anlamak hiç de zor değil…
Bakın yıllardır komisyonlar kurdular…
Taslaklar hazırladılar…
Hatta referandumla, bu günkü mevcut anayasanın neredeyse üçte ikisini bile değiştirdiler ama anlaşılıyor ki bu da yeterli olmadı…
Neden?
Çünkü asıl amaçları olan anayasanın ilk dört maddesini doğrudan değiştirmeye cesaret edemediler de ondan…
Altından girdiler…
Üstünden çıktılar…
Kenarından dolaştılar…
Hatta zaman zaman kendi sözcülerine doğrudan söylettiler ama asıl hedeflerine bir türlü ulaşamadılar.
Bu nedenle seçimi yenileme çalışmaları sırasında hep şunu söylediler…
Yapılacak seçim anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi için referandum özelliği taşımaktadır…
Ve iktidara geldiklerinde de halkın kendilerine böyle bir yetki verdiğini düşünmektedirler…
Kendilerine göre haklılar mı?
Tartışılabilir ancak bu durum ister istemez anayasa değişikliği yaparak başkanlık sistemi gerçekleştirmek isteyenleri daha da cüretkar kılacağı şimdiden görünmektedir.
Ağustos ayında açıklama yapan bir iktidar partisi milletvekili bu konuyla ilgili ne demişti hatırlıyor muyuz?
“Türk Milletini bitirip Türkiye milletini inşa ediyoruz…”
Nasıl şaşırmadınız değil mi?
Çünkü yıllardır iktidar partisinin böyle bir çaba içinde olduğunu zaten biliyordunuz…
Ya “Seni başkan yaptırmayacağız” nutuklarıyla saftirik demokratların oyunu alıp da…
Başkanlık sözünü yavaş yavaş telaffuz ederek, özerklik için iktidar partisinin düdüğünü çalanlara ne demeli…
Ne demişti, o vekil yemininde…
“Türkiye milleti adına…”
Sonrasında; iktidar partisinin önemli isimlerinin de destek vermesiyle olay daha ilginç bir hal aldı ama burada önemli olan şey şudur…
Son yıllarda sıkça kullanılmasına tanık olduğumuz Tüm bu Türkiye milleti gibi söylemler gerçekte İktidarla işbirliği içinde “Türkiye milleti” kavramına meşruluk kazandırma girişiminden başka bir şey değildir…
Peki,
Belki merak etmiyor olabilirsiniz de, diğer partilerin bu Türkiye milleti konusundaki tutumu nedir bileniniz var mı?
Ya da şöyle soralım; bu konuda diğer partilerden ciddi herhangi bir tepki gelmemesini nasıl karşılıyorsunuz?
Bunu hiç bir şey yapmamalarına karşın milliyetçilik ve Atatürk’ün partisi olmak konusunda mangalda kül bırakmayanlar için özellikle söylüyorum…
Evet, niçin herhangi bir tepkileri yok…
Şunun için; belki siz farkında değilsiniz ama elin oğlu seçim bildirgesine bile yazmış…
Diyor ki; “Anayasa’dan Türk Milleti kavramını kaldıracağız…”
Sakın böyle yazınca
“Ama bizim parti yapmaz .”demeyin…
Bu gün mecliste bulunan partilerden yani 4 partiden üçü bunu çoktan kabul etmiş,  geriye kalan diğeri de…
Milletvekili yaptığı ulus devlet düşmanı kişilerle özde değil sözde milliyetçi olmaya çoktan razı olmuş durumda…
Yani daha basit olarak anlatmak gerekirse;
Siz farkında olsanız da, olmasanız da önünüzde iki seçenek bulunmaktadır…
Ya ulus devletinize, kimliğinize, Cumhuriyete sahip çıkarak ulus olarak yaşayacaksınız…
Ya da
Herkesin kendini etnik ve dini kimliklerle ifade edebileceği federatif dini bir diktatörlükle…
Karar sizin…

01–01–2016

Nusret KEBAPÇI

22 Kasım 2015 Pazar

TÜRKİYE MİLLETİ


Geçtiğimiz günlerde bir milletvekilinin milletvekili yemin metninde bulunan Türk Milleti yerine Türkiye Milleti kavramını kullanması birçok insanda şaşkınlık yarattı…
Ama bu ilk değildi.
Bundan birkaç ay önce bir iktidar partisi milletvekili de iktidara gelinmesiyle “Türk Milletini bitirdiklerini…”
“Artık Türkiye Milleti’ni oluşturmaya çalıştıklarını” söylememiş miydi?
Söylemişti ama…
Büyük medya da dahil kimse oralı olmamıştı.
Belki bu kavramları ortaya atınca, aklınıza bu iki kavram yani Türk ve Türkiye Milleti arasında ne gibi bir fark olduğu türünden bir soru gelebilir…
İşte bu nedenle konuyu birazcık da olsa açıklayım istedim…
Doğrusunu isterseniz ister federatif…
İsterse üniter olsun…
Bugün dünyada bulunan devletlerin neredeyse çok çok azı hariç, gerisi tamamen ulus devletlerden oluşmaktadır.
Bu nedenle ulus devleti herkesin anlayabileceği basit bir şekilde anlatmak istersek şunu söylemek mümkün…
Tek vatan.
Tek dil.
Tek bayrak.
Ve üstelik bu tür bir ifade asla o ülkede yaşayan etnik ve dini kimliklerin yok sayıldığı anlamına da gelmiyor…
Hani bizde bazıları, toplumu saf yerine koyarak dünyada diğer ülkelerde böyle etnik bir kimliğe dayalı millet tanımı yok gibisinden laflar ediyorlar ya…
Tamamen hikâyedir…
Bugün batılı ülkelerin anayasalarına bakıldığında…
Nasıl ki; bu ülkelerde yaşayan onca etnik kimliğe karşın…
Almanya’da yaşayanlara Almanyalı değil Alman…
Fransa’da yaşayanlara yine Fransalı falan değil Fransız…
İtalya’da yaşayanlara ise İtalyalı falan değil İtalyan deniliyorsa…
Türkiye’de yaşayanlara da Türkiyeli falan değil, Türk denilmesi gerekiyor…
İsterseniz konuya bir de başka açıdan yaklaşalım…
Bundan yaklaşık 2 ay kadar önce televizyonlarda çokça yayınlanan yabancı bir otomobil reklamı vardı.
Reklamın sonunda, kendisi de Alman olan reklam yıldızı ne diyordu…
“O bir Alman…”
Yani sanatçı o otomobil için hiç bir şekilde Almanyalı…
Veya
Üretildiği kent olabilecek Bavyeralı…
Berlinli…
Münihli gibi kavramları kullanmazken…
Sizce neden Alman kavramını kullandı dersiniz…
Şunun için…
“O bir Alman…” Denildiğinde…
 “Bu otomobilin; o ulusun ortak özelliklerini taşıdığı ...”
Yani
“Üstün Alman teknolojisinin…
İşçiliğinin…
Bilgisinin…
Titizliğinin…
Ve çalışkanlığının “ ürünü olduğu anlaşılmaktadır…
Ama aynı otomobile…
Bavyeralı…
Münihli…
Berlinli denildiğinde ise ortaya çıkan anlam…
Sadece üretildiği kenttir…
İşte Türk Milleti yerine Türkiye Milleti kullanıldığında da aynısı olmaktadır…

21–11–2015

Nusret KEBAPÇI

19 Ekim 2015 Pazartesi

TEK MİLLET


Strazburg’da yapılan “Milyonlarca nefes teröre karşı tek ses “ adlı mitingde yapılan konuşmada…
 “Tek millet.”
“Tek bayrak.”
“Tek vatan.”
“Tek devlet” kavramlarına da değinildikten sonra : ” Tek millet diyoruz. Tek millet demek sadece Türk anlamına gelmez, bunu biliniz. Tek millet kavramının içinde ülkemde yaşayan 81 milyon var. Kimse bunu sağa sola çekmesin. Tek millet bu. “Denilmemiş miydi?
Denilmişti ama İnsan ister istemez merak ediyor…
Bu adı söylenmeyen gizli tek milletin adı ne?
Ya da şöyle soralım…
Bir adının olması gerekmez mi?
“Tek millet, tek millet”, tamam da…
Eğer bu millet kavramını bizim bildiğimiz şekliyle ulus anlamında kullanıyorsanız, öncelikle ortak kimliği ifade eden bir adının olması gerekiyor.
Yok değil de…
Din yerine kullanılıyorsa, işte o zaman zaten durum değişmektedir…
Bakın bu konudaki kafa karışıklığını gidermek için konuyu biraz açalım…
Bugün dünyada yaşayan çeşitli ülkelerdeki halkların tamamına yakını bizde olduğu gibi pek çok etnik ve dini guruplardan oluşmalarına karşın tek millet çatısı altında birleşmişlerdir…
Dünyaya baktığınızda da bunu hemen her ülkede görebilmek mümkündür…
Örneğin; Almanya’da sadece Almanların değil, başka etnik kimliklerden insanların da yaşadığını biliyoruz ama bu durum kimseyi Almanyalı falan yapmıyor…
Ne yapıyor? Alman…
Ya İtalya’da yaşayan etnik grupların durumu çok mu farklı?
Elbette değil.
Onların da ortak adı İtalyalı falan değil, düpedüz İtalyan…
Gelelim Fransızlara…
Sizce Fransa; kendi içindeki etnik kimlikler konusunda çok mu özgürlükçü?
Değil ve onların da ortak kimlikleri Fransalı falan değil, Fransız…
Yani uzun sözün kısası; dünyadaki devletlerin tamamına yakını tek millet esasına dayanmaktadır.
Ama tüm bunlara rağmen, İktidar partisi uzunca bir süredir, özelikle de 2007 den sonra Anayasa’dan Türk milleti kavramını kaldıracağını çok açık olarak beyan etmiş bunun için komisyonlar kurmuş ancak halktan gelen tepkiler üzerine bu güne kadar bu değişikliği yapmaya cesaret edememişti…
Ancak…
7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri için hazırlanan seçim bildirgelerinde de Anayasa’dan Türk milletini kaldırma maddelerinin bulunması…
İktidarın bu amacından vazgeçmediğini de göstermektedir…
Peki neden?
Ya da şöyle soralım…
İktidar niçin Türk kimliğini anayasadan kaldırmak için bu kadar çaba harcamaktadır?
Doğrusunu isterseniz nedeni belli…
Çünkü iktidar…
Bölgede üstlendiği rol gereği Türk milli kimliğini Anayasa’dan kaldırarak Osmanlı benzeri, çok kimlikli…
Çok kültürlü…
Yasamanın, yargının ve yürütmenin tek elde toplandığı, dini bir başkanlık sistemi oluşturmak istemektedir…
Tüm bunların olabilmesi için de haliyle, ulus devletin yıkılıp…
Türk Milleti’nin etnik ve dini kimliklere ayrışması gerekiyor…
Yani kısacası; yaklaşık 13 yıldır milletin isminin söylenmemesinin…
Türk adının Anayasa’dan kaldırılmak istenmesinin gerçek nedeni budur…
Bilmem anlatabildim mi?

19–10–2015
Nusret KEBAPÇI




17 Eylül 2015 Perşembe

ULUS DEVLET DÜŞMANLIĞINDA BULUŞULAMAZ…


Aslına bakarsanız konu yeni değil oldukça da eskilere dayanmaktadır…
Yani 100 yıl öncesine falan.
Mondros’tu…
Sevr’di
Bunların tamamı emperyalistlerin Türkiye’yi parçalamak için kurduğu tuzaklardı…
Başaramadılar.
Ama ilginçti
Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türkiye halkı o günkü koşullar içinde…
Kendisinden kat be kat güçlü emperyalistlere karşı bir bağımsızlık savaşı verirken…
Onlar
Yani hemen her türden gerici ve bölücü örgütler, emperyalistlerin yedeğinde milli mücadele veren güçlerin üzerine saldırıyorlardı…
Sonuçta emperyalistlerle birlikte onlar da yenildiler
Ama vazgeçmediler…
“Durmak yok, yola devam”dı…
Tam Cumhuriyet kuruldu kalkınma başlayacak derken…
Bu kez de hedeflerinde Cumhuriyet vardı…
Bunda da daha öncekiler gibi yenileceklerdi yenilmesine ama
Durmayacaklardı…
Hem zaten Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet yapısını parçalama isteklerinden hiç mi hiç vazgeçmediler…
Kimi zaman bunu düşmanca, baskıyla yapmaya çalıştılar…
Kimi zaman da…
Tekçi ilan ettikleri ulus devleti asılsız suçlamalarla yıpratıp…
Sözde demokratikleşme adı altında çok kimliklilik ve çok kültürlülüğü dayatarak…
Dedim ya amaçları 100 yıldır hiç değişmemişti…
İstiyorlardı ki Türkiye etnik ve dini kimliklere göre ayrışsın federatif bir devlete dönüşsün…
Kafanız mı karıştı
Bakın şimdi iktidar partisi ülkenin yaşadığı sorunların kaynağı olarak neyi görmektedir?
Ulus devleti…
Peki ya ana muhalefet…
İnanın onlar da çok farklı değil… 
Hem onlar da son seçim bildirgelerine yazdıkları anayasa değişikliğiyle ilgili maddede…
Anayasada etnik kimliğe yer verilmeyeceğini…
Öyle gizli saklı falan da değil…
Ayan beyan…
Açıklamadılar mı?
Bunun anlamı şuydu…
Bundan sonra Anayasa’da Türk Milleti diye herhangi bir kavram olmayacak…
Peki, ne olacaktı…
İşte sonrası oldukça karanlıktı…
Kimileri bunu anayasal vatandaşlık olarak tanımlıyordu…
Kimisi Türkiyelilik…
Kimisi de Türkiye milleti olarak yepyeni bir kavram ortaya koymaya çalışıyordu…
Doğrusunu isterseniz…
Sonuçta bunların tamamı aynı kapıya çıkıyor ve bir tane anlamı bulunuyordu…
Emperyalistler…
Ortak dili, tarihi, kültürü bulunan, ekonomisi güçlü bir Türkiye istemiyordu…
Ne mi istiyordu?
Türklerin de Sevr’ de sınırları çizildiği gibi küçük özerk bir bölgede yaşadığı, mini mini devletçikler…
İşte; emperyalizmin bu oyununu bozmak için önümüzde sadece iki seçenek bulunmaktadır…
Ya Atatürk’e, ulus devlete, Türkiye’ye sahip çıkarak millet olarak yaşamaya devam edeceksiniz…
Ya da emperyalizmin sözde yeni Osmanlıcılık adına sergilediği çok kimliklilik, çok kültürlülük oyunlarına sessiz kalıp, seyrederek parçalanacaksınız…
Ortası yok!


16–09–2015
Nusret KEBAPÇI