ŞU 400 MİLLETVEKİLİ
KONUSU…
Doğrusunu
isterseniz durum vahim…
Neden
mi?
Bakın
söyleyim…
Olayların
başlamasından bu güne kadar yani yaklaşık 53 gün içinde verdiğimiz şehitlerin
sayısının 100 civarında olduğu ve bunun neredeyse yarısına yakının PKK tarafından
yollara döşenen mayınların patlatılması sonucunda…
Yani
mermi atmadan…
Savaşılmadan
gerçekleştiği göz önünde bulundurulursa…
Ve
bu canlarımızın sadece mayına ve bombalı tuzaklara dayanıklı araç verilerek
hayatta kalabileceklerini de düşünülünce
Üzüntü
duymamak elde olmuyor
Üstelik
milyon dolarlık lüks arabalar ve Saray’a ayrılan korkunç bütçe bu kadar göz
önündeyken…
Aslına
bakarsanız…
Daha
çözüm süreci başlar başlamaz…
Kimsenin
silah bırakıp…
Ülkenin
dışına çıkmadığı…
Çıkılmadığı
gibi…
Tam
tersine dışarıdan çok sayıda silahlı militanın gelip bomba ve mayın depoladığı
pek çok yerde yazıldı…
Oslo
görüşmelerinde bile gündeme getirildi ama her nedense hiç kimse oralı olmadı…
Olunmadığı
gibi, Hükümet üyelerinden bazılarınca “Tüm
bu olup bitenlerin bilgileri dahilinde olduğu” şeklinde konuyu
önemsizleştiren, kayıtsızlıkla geçiştiren açıklamalar bile yapıldı…
Aslında
bunun anlamı şuydu
“Biz; PKK güçlenip her tarafı bombalarla,
mayınlarla doldurup özerklik elde edecek konuma sahip oluncaya kadar
görmemezlikten geldik. “
Hem
zaten bunun başka bir anlamı olmayıp durum bile bile lades olma durumudur.
Gelelim
şu 400 milletvekili konusuna…
Dağlıca’nın
ardından Cumhurbaşkanı “400 milletvekili
olsa ve gerekli anayasa değişikliği yapılmış olsaydı bu gün yaşanan süreç
yaşanmazdı…”demedi mi?
Şimdi
soralım…
Bu
400 milletvekili olsaydı polis daha mı güçlenmiş olacaktı?
Elbette
hayır!
Ya
asker çok mu büyük boyutlara ulaşacak sayı ve teçhizatla daha mı mücadeleci
olacaktı…
Onun
da olabileceğini kimse söylemiyor.
Peki…
Çok
özel alınacak silahlarla…
TSK’nin
Savaşma
gücü olağanüstü bir konuma mı gelecekti…
Böyle
bir şeyin olduğu ufukta falan gözükmüyor…
O
halde
Sık
sık gündeme getirilen bu 400 milletvekili konusu ne anlama geliyor?
Öncelikle
belirtmeliyim ki eğer mevcut iktidar partisi 400 milletvekili almış olsaydı ilk
yapılacak şey anayasada gereken değişikliklerin yapılıp…
Kürtlere
özerklik tanınması olacaktı ki…
Böyle
olunca da istediklerini gerçekleştirmiş olan PKK’nın terör yaratmak için
herhangi bir gerekçesi de olamayacaktı…
İşte
400 milletvekili olunca olayların sona ereceğinin esbab ı mücibesi budur…
Ama
bununla kalınmayacağı da açıktır…
İlk
olarak yıllardır kaldırma için uğraştıkları ortak kimliğimiz olan Türk milleti kavramı
tamamen ortadan kaldırılacak…
Ardından
da ortak dilimiz olan Türkçenin egemenliğine son verilecek, hem şimdiden
Osmanlıcayı ön plana çıkaran, Türkçe kaldırılmasını isteyen kampanya bile
başlatmadılar mı?
Böyle
olunca insan devamında olacakları tahmin edebiliyor…
Aralarında
Türklerin de özerk devletinin olduğu küçük devletçiklerden oluşan federal bir
devlet…
Yargıyı,
yasamayı ve yürütmeyi elinde tutan…
İktidarda
belirsiz bir süre kalınabilecek İslami kimlikli Osmanlı benzeri bir başkanlık…
Olay
budur…
11–09–2015
Nusret KEBAPÇI