iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2015 Cumartesi

NELER OLUYOR?


NELER OLUYOR?


Bakın neredeyse Suruç olayından bu yana memleketin birçok yerinde terör olayları yaşanmakta ve…
Hemen her gün de şehit haberleri gelmeye devam etmektedir.
Peki, daha düne kadar…
İmralı’da görüşüp…
Oslo’da buluşup…
Dolmabahçe’de ortak mutabakat hazırlayanlar…
Neden birden bire ağızlarına savaş sözlerini dolamaya başladılar…
Hani birilerinin söylediği gibi…
Gerçekten PKK ile ciddi bir mücadele yapılıyor da…
Biz mi bilmiyoruz?
Yoksa işin içinde başka iş mi var?
Soruyu şöyle sormak da olası…
İktidar partisi…
Seçimde…
Son aldığının çok üstünde bir milletvekili çıkarmış olsaydı…
Yani 400 civarında…
Yine de çözüm denilen süreç bitirilir ve PKK ile mücadele edilir miydi?
Veya…
Anayasal değişiklik için yeterli sayıya ulaşılması nedeniyle
Gereken değişiklik yapılır…
Ortak milli kimlik ortadan kaldırılır…
Başkanlıkla birlikte özerk bölgelerin de bulunduğu…
Federatif bir sisteme geçilir miydi?
Yani bugün PKK’ya karşı ciddi mücadele edildiğini öne sürenlerin öncelikle bu soruya yanıt vermesi gerekiyor…
Şimdi bakın…
ABD tarafından bölgede büyük bir Kürdistan projesi adım uygulanmıyor mu?
Elbette uygulanıyor ve Irak’ın kuzeyinde bunun ilk aşaması gerçekleştirildi bile…
Sırada Suriye…
Türkiye…
Ardından da…
İran bulunuyor.
Şimdi bunları göz önünde bulundurarak şöyle bir düşünün…
Yıllardır bizi yönetenler…
Son on üç yılda İkiz Yasaların kabul edilmesinden başlayıp
Kalkınma ajanları…
Büyükşehir Yasası…
MEB görev tanımı değişikliği…
TSK iç Hizmetler Kanunu’nun 35.maddesinin değiştirilmesi dahil…
Hatta
Yerleşim yerlerine yerel dillerin verilmesinden tutun…
Kamu kurumlarından TC’nin kaldırılması ve…
Seçim bildirgesine bile koydukları Anayasadan Türk Milleti kavramının kaldırılmasına kadar…
Kısacası tüm adımlar…
Ulus devleti yıkarak, Osmanlı benzeri, çok kimlikli…
Çok kültürlü…
İçinde başkanlığında bulunduğu, federatif bir devlet kurmak için yapılmadı mı?
Yapıldı.
Sözü tekrar son günlerde yaşanan terör olaylarına getirirsek…
Hani bazıları, hükümet ortağı oldukları halde bile, iktidarın PKK ile mücadele ettiğini falan düşünüyorlar ya…
Çok değil daha birkaç önce, hükümetin bir bakanı bu terör olaylarıyla ilgili açıklamasında:
“Bugün yaşanan kaos ve sıkıntıların sebebi bu ülkede başkanlık sistemi olmadığı içindir.”Demedi mi?
Anlamı neydi
“Başkanlığa çıkıncaya kadar kaos bitmeyecek…”
Yani terör bahane, başkanlık şahane ama her şeye rağmen 30 Ağustos Zafer Bayramı tüm Türk Ulusuna kutlu olsun…

29–08–2015
Nusret KEBAPÇI

12 Aralık 2010 Pazar

FÜZE KALKANI NEYE KALKAN?

FÜZE KALKANI NEYE KALKAN?


Sözüm ona Lizbon’da onaylanmadan önce Türkiye’nin bu Füze Kalkanı Projesi ile ilgili bazı ön koşulları vardı.
Neydi bu ön koşullar?
Öncelikli olarak bunun bir ABD değil de bir NATO projesi olarak gündeme getirilmesiydi ki…
Aslında bu proje daha başından beri bir NATO projesiydi ve bu nedenle bu türlü bir talebin çok da anlamlı olmayacağı açıktı.
Diğer bir ön koşul Projede tehdit kaynaklarının isminin belirtilmemesiydi ama hem füzelerin Türkiye’de konumlandırılışı, hem de zirvede Fransa Cumhurbaşkanı tarafından yapılan tehdidin İran olduğu vurgusu bu ön şartın hiçbir anlamı olmadığını ortaya çıkardı.
Ayrıca “Biz kediye kedi deriz.” şeklindeki açıklamaları da zaten konuyla ilgili hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak kadar netti. Dolayısıyla hedefin bir yönüyle İran olduğu hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır.
Ön koşullardan bir başkası da bu füzelerin engellenmesiyle oluşacak nükleer serpinti konusuydu ama ne yazık ki o konuyla ilgili olarak inandırıcı hiç bir açıklama yapılamadı.
Bir diğeri de komutanın kimde olacağıydı. Zaten bu proje bir NATO projesiydi ki ve konu üye olan 28 ülkeyi ilgilendiriyordu. Dolayısıyla kendi projelerinin düğmesini zaten Türkiye’ye vermeleri beklenemezdi.
Ama işte bu konuların tamamı uzun bir süre iç siyaset malzemesi olarak Türk kamuoyunun önüne atıldı ve sanıyorum yeteri kadar da oyalanıldı.
Şimdi soralım.
Yeni hazırladığınız MGSB yani Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, bir başka adıyla Kırmızı Kitap’da İran tehdit olmaktan çıkarılmadı mı?
Hem sadece İran’da değil İran’la birlikte Irak, Suriye ve Yunanistan’da tehdit olmaktan çıkarılmadı mı?
Peki, o halde eğer İran tehdit değilse ki İran hiç bir şekilde Türkiye için tehdit değildir.
İran’dan atılması düşünülen füzeler, bu füzelerin menzilinin de uzmanlarınca yapılan açıklamalara göre çok da uzun olmadığı göz önüne alınırsa anlaşılacaktır ki bu füzelerin hedefi esas olarak ABD, AB ya da İsrail değildir.
Durum böyle olunca İran’ı hedef alarak Türkiye’ye konuşlandırılacak füze sistemi neyin nesi?
Ayrıca bu füzesavar sitemi ülke içinde nereye konuşlandırılacak?
Aslına bakarsanız burada tamamıyla ABD tarafından bir taşla iki kuş vurabilme hesabı yapılmaktadır.
Hedef İran olduğuna göre bu füzelerin yerleştirileceği yer, esas olarak İran sınırına çok yakın bir yer olmalıdır ki İran’dan atılan füzeler daha atıldığında imha edilebilsin.
Hal böyle olunca da bu ilk akla gelecek yer haliyle ülkemizin Güney doğusu olacaktır.
Güneydoğuya kurulacağı varsayılan Füze Savunma Kalkanı’nın füzesavar olmasının yanında 15 kilometre’nin altında uçan uçaklara karşı uçaksavar olarak da kullanılabileceği göz önüne alınırsa.
Bu sistemin özellikle Türkiye’nin Güneydoğusunun NATO korumasına verilmesi anlamına gelir ki Kuzey Irak için bunu bizzat başbakan istemişti.
Ayrıca İran’dan atılacağı varsayılan füzeler…
İmha edildiğinde ve özellikle bu füzelerin bazılarının Nükleer başlıklı olabileceği de göz önünde bulundurulursa meydana gelecek nükleer serpinti nereyi etkileyebilir?
ABD ve AB ülkelerini mi?
Hayır!
Sadece ve sadece Türkiye’yi
Başka hiç bir yeri değil…
Yani kısacası, kurulacak füze sistemi bizi İran’la bir daha onarılamayacak şekilde düşman etmenin yanı sıra, Çernobil’i içimize taşıyacak ve ayrıca Güneydoğuyu NATO’nun korumasına terk edecektir.
Benden söylemesi…

25–11–2010
Nusret KEBAPÇI