kalkınma ajansı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalkınma ajansı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2017 Pazar

YA EYALET DENİLMESEYDİ…

YA EYALET DENİLMESEYDİ…


Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanının danışmanlarından birinin eyalet sistemine ilişkin sözleri gündeme oturdu…
Oturdu ama bu ilk değildi…
Daha önce de başka bir danışmanı özerklik olması ve ülkenin eyaletlere ayrılması konusunda benzer şeyler söylemesine karşın…
Her nedense hiç ilgi çekmemişti.
Hadi diyelim ki…
“Merdi Kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler.” (Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söylermiş.) Misali bu kez gerçek amaçlarını söylediler diyelim…
Ya söylenmeseydi…
O zaman bizim bu siyasilerimiz ne yapardı bilemiyorum ama…
Bence doğru olan…
Ülkenin bölünmez bütünlüğü ve Cumhuriyet konusunda yeterli bilince sahip olup, hangi davranış ve yasaların ulusal birliği, bütünlüğü bozabileceği konusunda uyanık olup…
Bu konuda atılan adımları zamanında fark edip
Toplumun da uyanık kalması için çaba harcamaktır…
Bakın daha 2002 yılında “Her halk kendi kaderini tayin etmede özgürdür…”  Diyen “İkiz Yasalar” ülke gündemine getirildiğinde…
Amaç federasyon değil miydi?
Ya Kalkınma Ajanslarıyla merkezi devleti zayıflatıp bu ajansların doğrudan başka ülkelerle anlaşma yapıp…
Yardım bile alabilmesine olanak tanınması…
Sizce farklı bir şey miydi?
Peki ya
Büyükşehir Yasası’nı bunun dışında düşünmek mümkün mü?
TC.’nin başta valilikler olmak üzere kamu kuruluşlarından kaldırılması…
Açılım…
Çözüm süreci…
Veya
Yerleşim yerlerinin adlarının eski etnik dildeki haline geri getirilmesinin eyalet sistemine bir hazırlık olmadığını kim söyleyebilir…
Bakın beyler!
Yıllardır
Anayasanın ilk dört maddesi neden değiştirilmeye çalışılıyor zannediyorsunuz…
Fazla geldiği için mi?
Elbette değil ama görüldü ki böyle açık açık milletin tartışmasına açılarak bu iş yapılamıyor…
Bu kez başkanlık yetkisi altına gizleyerek yapmayı denemektedirler…
Hem zaten tüm dünyanın üzerinde titrediği…
Ulus devletlerin bölünmez bütünlüğünün en büyük güvencesi olan üst kimlik durumundaki Türk kimliği…
Neden yıllardır çeşitli operasyonlarla yıpratılıp…
Yok edilmeye…
Dahası yok sayılmaya çalışılıp
Etnik ve dini kimliklere kapıyı sonuna kadar açıyorlar sanıyorsunuz…
Eyaletlere bölmek için değil mi?
Ya ikide bir…
“Başkanlıkla eyalet sisteminin bütünleştiği” vurgulanarak…
Bu olmadığı takdirde…
“Altı kaval üstü şişhane olur “ Diyenin sahi hangi ülkenin yöneticisi olduğunu düşünüyorsunuz.
Peki ya…
Türk vatandaşlığı kavramını yok sayarak yerine…
Türkiyelilik…
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı gibi ucube kavramlar koymaya çalışılmasına ne demeli…
Demek istediğim
Türk ulus kimliğini yani birleştirici harcı yok ederek, toplumu alt kimlikler olan etnik ve dini kimliklere ayırarak bölgede çıkarlarına engel olamayacak devletçikler yaratmak…
Emperyalizmin yüz yıllık vazgeçmediği bir projedir ama…
Siz tüm bu olup biteni görmezden gelip de…
Sadece bir sözle tepki gösterip…
Yine bir sözle ikna olabiliyorsanız…
Siz olsa olsa bu projenin bir parçası olabilirsiniz…
Başka da bir şey değil…

15–04–2017
Nusret KEBAPÇI







29 Ağustos 2015 Cumartesi

NELER OLUYOR?


NELER OLUYOR?


Bakın neredeyse Suruç olayından bu yana memleketin birçok yerinde terör olayları yaşanmakta ve…
Hemen her gün de şehit haberleri gelmeye devam etmektedir.
Peki, daha düne kadar…
İmralı’da görüşüp…
Oslo’da buluşup…
Dolmabahçe’de ortak mutabakat hazırlayanlar…
Neden birden bire ağızlarına savaş sözlerini dolamaya başladılar…
Hani birilerinin söylediği gibi…
Gerçekten PKK ile ciddi bir mücadele yapılıyor da…
Biz mi bilmiyoruz?
Yoksa işin içinde başka iş mi var?
Soruyu şöyle sormak da olası…
İktidar partisi…
Seçimde…
Son aldığının çok üstünde bir milletvekili çıkarmış olsaydı…
Yani 400 civarında…
Yine de çözüm denilen süreç bitirilir ve PKK ile mücadele edilir miydi?
Veya…
Anayasal değişiklik için yeterli sayıya ulaşılması nedeniyle
Gereken değişiklik yapılır…
Ortak milli kimlik ortadan kaldırılır…
Başkanlıkla birlikte özerk bölgelerin de bulunduğu…
Federatif bir sisteme geçilir miydi?
Yani bugün PKK’ya karşı ciddi mücadele edildiğini öne sürenlerin öncelikle bu soruya yanıt vermesi gerekiyor…
Şimdi bakın…
ABD tarafından bölgede büyük bir Kürdistan projesi adım uygulanmıyor mu?
Elbette uygulanıyor ve Irak’ın kuzeyinde bunun ilk aşaması gerçekleştirildi bile…
Sırada Suriye…
Türkiye…
Ardından da…
İran bulunuyor.
Şimdi bunları göz önünde bulundurarak şöyle bir düşünün…
Yıllardır bizi yönetenler…
Son on üç yılda İkiz Yasaların kabul edilmesinden başlayıp
Kalkınma ajanları…
Büyükşehir Yasası…
MEB görev tanımı değişikliği…
TSK iç Hizmetler Kanunu’nun 35.maddesinin değiştirilmesi dahil…
Hatta
Yerleşim yerlerine yerel dillerin verilmesinden tutun…
Kamu kurumlarından TC’nin kaldırılması ve…
Seçim bildirgesine bile koydukları Anayasadan Türk Milleti kavramının kaldırılmasına kadar…
Kısacası tüm adımlar…
Ulus devleti yıkarak, Osmanlı benzeri, çok kimlikli…
Çok kültürlü…
İçinde başkanlığında bulunduğu, federatif bir devlet kurmak için yapılmadı mı?
Yapıldı.
Sözü tekrar son günlerde yaşanan terör olaylarına getirirsek…
Hani bazıları, hükümet ortağı oldukları halde bile, iktidarın PKK ile mücadele ettiğini falan düşünüyorlar ya…
Çok değil daha birkaç önce, hükümetin bir bakanı bu terör olaylarıyla ilgili açıklamasında:
“Bugün yaşanan kaos ve sıkıntıların sebebi bu ülkede başkanlık sistemi olmadığı içindir.”Demedi mi?
Anlamı neydi
“Başkanlığa çıkıncaya kadar kaos bitmeyecek…”
Yani terör bahane, başkanlık şahane ama her şeye rağmen 30 Ağustos Zafer Bayramı tüm Türk Ulusuna kutlu olsun…

29–08–2015
Nusret KEBAPÇI