SEVGİLİ ÖĞRETMENİM…
Her
ne kadar öğretmenlik mesleğinin tarihçesini mahalle mekteplerine kadar götürmüş
olsak da öğretmenliğin asıl önemini…
Cumhuriyetle
kazandığını bilmeni isterim.
Hem
zaten, gerek ekonomik…
Gerekse
sosyal olarak en iyi koşulda olduğumuz yıllar da sanıyorum yine Cumhuriyetin
ilk yılları…
Çünkü
Cumhuriyet kurulmuş…
Devrimler
birbiri ardına yapılmakta, bunu köylerin en ücra köşesine kim taşıyacak…
Tabi
ki sizin de mensubu olduğunuz öğretmenlik…
Biliyorsunuz
o dönemde milletvekilinin maaşları belirlenirken bile öğretmen maaşları ölçü
olarak alınmıştı…
Şimdi
istersen bir bak!
Bir
milletvekiliyle aranda kaç lira fark var?
Tabi
biz sadece para için çalışmıyoruz devlete hizmet için çalışıyoruz da
diyebilirsin…
Üstelik…
Cumhuriyetin
erdemlerinden
Öğrencilere
Atatürk’ü öğretmekten de bahsedebilirsin ama…
Eğer
söylediklerinle içinde bulunduğun koşullar biri biriyle uyuşmuyorsa…
Ve
sen de…
Bunu
üzülerek söylüyorum…
Öğretmenlerin
büyük çoğunluğu gibi…
Atatürk
karşıtı…
Ulus
devlet düşmanı olduğunu her fırsatta ilan eden bir sendika üyesiysen…
Öğretmenim
bil ki benim için söylediklerinin hiç bir anlamı bulunmuyor.
Elbette
şunu da itiraf etmem gerekiyor…
Öğrencinin
ders çalışmak zorunda olmadığı…
Devamsızlığına
bile sınır konulmadığı…
Ayrıca
kurallara bile uymasının istenemediği koşullarda ne kadar büyük bir çaba içinde
bulunduğunu…
Eğitimin
yükünün anne- baba ve bakanlığın hiç bir desteği bulunmadan…
Sadece…
Evet,
sadece senin omuzlarına yüklendiğini…
Ayrıca
sırf özel okulları teşvik etmek amacıyla ödenek verilmediğinden çaresiz
bırakılan çalıştığın devletin okuluna ekonomik katkı sağlayabilmek için
yırtınırcasına çabaladığının da farkındayım…
Belki
ben bunları söylediğimde…
Nerde
o eski günler…
O
“bir harf öğretenin kölesi” olan
öğrenciler…
Öğretmene
çocuğunu “eti senin, kemiği benim”
diye gönül rahatlığıyla emanet eden veliler diye yakınabilirsin de…
Hiç
düşündün mü öğretmenlik neden her geçen yıl giderek itibarsızlaştırılmakta…
Bana
sakın ola ki devir değişti.
Yeni
nesil, falan gibi sözler söyleme çünkü…
Karnım
tok.
Aslına
bakarsan öğretmenlik, Başöğretmenimiz Atatürk’ün de söylediği gibi öğrencilere
Cumhuriyeti, aydınlanmayı…
Vatan
sevgisini…
Kurtuluş
savaşımızı…
Laikliği
öğretecek, toplumun en ücra kösesine yayabilecek tek meslek.
Böyle
olunca…
Cumhuriyetin
yerine dini bir başkanlık kurup, laikliği ortadan kaldırmak isteyenler bunların
öğretilmesini…
Asla
ve asla istememektedirler.
Peki,
nasıl engelleyeceklerdi öğretmenin bunları öğretmesini
Aslına
bakarsanız kendilerince çözüm bile bulmuşlardı…
Öğretmeni
ekonomik ve sosyal olarak çökertip, geçimden başka bir şey düşünemez hale getirip…
Sözlerini
dinlenilir olmaktan çıkararak, itibarsızlaştırmak.
İşte
yıllardır ekonomik ve sosyal yönden ezilmesinin…
En
basit ders kitabını seçememesinin…
Roman
bile önermesinin engellenmeye çalışılmasının asıl nedeni bu…
Ama
tüm bu olumsuzluklar biliyorum ki Atatürk’ün öğretmenini asla yıldıramayacak…
Hiç
bir olumsuz koşul onu durdurmaya yetmeyecektir.
Çünkü
“Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki
asil kanda mevcuttur.”
Gününüz kutlu olsun…
23–11–2016
Nusret KEBAPÇI