MİLLİYETÇİLİK DEYİNCE…
Geçtiğimiz haftalarda milli maç sonunda Türk
Takımının futbolcularından birinin kurt işareti yapması…
Sadece Türkiye’de değil…
Dünyada da oldukça ses çıkardı.
Bir anda herkes o işareti yapmaya ve
milliyetçi söylemler özellikle sosyal medyada yer almaya başladı.
Böyle olunca da ister istemez bu konu üzerine…
Yani milliyetçilik, bir başka söylenişle
ulusalcılık konusunda bir şeyler söylemek zorunlu hale geldi.
Doğrusunu isterseniz bugün dünyada iki tür
milliyetçilik söz konusu olmaktadır.
Bunlardan biri ki, bunu emperyalist ülke
milliyetçiliği olarak da adlandırmak kanımca yanlış olmaz…
Bir diğeri de…
Bizimki gibi ülkelerde olması gereken antiemperyalist
milliyetçilik.
Olması gereken diyorum çünkü…
Bugün ülkemizde faaliyet gösteren partilerin
içinde, kendisini hemen her yönüyle antiemperyalist milliyetçi olarak ifade
eden…
Her türden söylem ve eylemleriyle de bunu
gösteren bir parti ne yazık ki pek görülmüyor.
Görülenler de Türk milli kimliğiyle,
ümmetçiliği birbirine karıştırdıklarından olsa gerek…
Ne pek çok kez anayasadan çıkartılmaya
çalışılan Türk Milleti kimliğine sahip çıkabiliyorlar…
Ne de Türk devletinin ekonomik
bağımsızlığının olmazsa olmazı olan ulusal ekonominin talan edilmesine sesleri
çıkabilmektedir.
İsterseniz konunun anlaşılması anlamında bu
iki milliyetçilik anlayışı üzerinde birazcık duralım ki konu biraz da olsa
açıklığa kavuşabilsin.
Önceliği emperyalist ülke milliyetçiliğine
verelim dersek şöyle bir sonuçla karşılaşmamız kaçınılmazdır.
Emperyalizm ki ulusal çıkarları, başka ülke kaynaklarını
yağmalamak…
Onları tam pazar haline getirmek üzerine kuruludur…
Bu nedenle de, hedef ülkeye müdahale etmeden
tüm halkını
Hatta dünyayı da…
O hedefle ilgili olarak ikna edip
yönlendirmesi de gerekir ki halk buna asker ve ekonomik olarak destek olup
tepki göstermesin...
Bunun ön şartı da ilgili ülkeyi günümüz
deyişiyle şeytanlaştırmaktan geçmektedir.
Peki ya Antiemperyalist milliyetçilik?
İşte bunu anlamak ülkemiz açısından son
derece yaşamsal bir önem arz etmektedir.
Genel anlamıyla milletin hemen her alandaki
egemenliğini sağlamak ve emperyalizme karşı savunmak olan antiemperyalist
milliyetçilik:
Devletin sadece karada, havada, denizde
askeri olarak hakim olmasını değil…
Bununla beraber Cumhuriyetin ilk yıllarında
yapıldığı gibi…
Türk milletinin tarımda…
Sanayide…
Ticarette…
Bankacılıkta olduğu gibi…
Enerjide…
Haberleşmede…
Madencilikte de egemenliğini sağlaması
anlamına da gelir aynı zamanda…
Ama siz bunu yapmayıp da…
Öncesinde milletin olan…
Tarımı…
Ticareti…
Sanayiyi…
Bankacılığı, devam delim telgrafçı Hamdi’leri
bile unutup haberleşmeyi…
Enerjiyi…
Her ülke için stratejik öneme sahip olan madenciliği…
Hatta bunların dışarıya çıkmasında çok önemli
olan limanları bile yabancılara vererek, ülkemizin ekonomik işgalini
sağlamışsanız…
Yetinmeyip
Ülkeye doldurulan yabancılara göz yumup milli
birlik ve bütünlüğün bozulmasına bile göz yummuşsanız…
Sormak gerekiyor…
Milliyetçilik ülkenin ekonomik ve siyasi
bağımsızlığını savunmak ve sağlamak değilse, nedir?
Hani birisi söylese de öğrensek!
26-07-2024
Nusret KEBAPÇI