REİNA…
Doğrusunu
isterseniz her ne kadar katliamı IŞİD üstlenmiş olsa bile karanlıkta kalan çok
nokta var…
Hem
biz yıllardır şunu da bilmekteyiz…
Dünyadaki
büyük emperyalist devletler, hemen her türden terör örgütlerini kurar, besler
ve yönetirler.
Yani
hiç kimse kalkıp kafasına göre ben bir terör örgütü kurayım diye örgüt kurmaz…
Kuramaz…
İşte
bu emperyalist ülkeler gerek kendi halkının onayını alamamak endişesi…
Gerekse
uluslararası kamuoyunun olabilecek baskısı nedeniyle ülkeleri etkileme,
istediklerini kabul ettirmeyi genelde terör örgütleri kanalıyla gerçekleştirirler…
Bu
nedenle…
Katilin
kimliği…
Onun
örgütü önemlidir ancak…
Daha
önemlisi…
Örgütün
arkasındaki gücün ne istediği…
Bunu
hiç bir zaman açık olarak öğrenmek mümkün değildir…
Olsa
olsa bu konuda yeterli birikimleri olan strateji uzmanları olayları tahlil
ederek okuyabilirler ki…
O
da ne kadar anlayabilirlerse…
Tabi
bu tür olaylarda…
Hükümetlerin
yanlış politikaları son derece önemlidir…
Çünkü
sen kalk 5 yıl bölgede en büyük emperyalistin arkasında saf tut…
Sonra
da henüz tam olmasa da onların tam karşısına…
Bölge
ülkelerinin dostu ülkelerle diyolağa geç…
Elbette
tepki gösterecekler
Zararın
neresinden dönülse kardır demek de mümkün…
Yeter
ki…
Emperyalizmin
istediği iç savaş koşullarıyla ülkenin parçalanmaması için toplumu bir arada
tutmak amacıyla doğru politikalar izlensin…
Henüz
ufukta böyle bir durum da gözükmüyor.
Hala
pek çok konuda yanlışta ısrar ediliyor ama ne yapalım o da eşyanın tabiatından
ileri geliyor…
Çünkü
mevcut iktidar kökten dinci bir geçmişe sahip…
Böyle
olunca da ulus bilinci bir anda oluşamıyor.
Haliyle
ulus bilinci olmayınca da…
Ulus
temelinde birlik ve bütünlük sağlanamıyor…
Hatta
tam tersine tüm toplumu en iyi birleştirecek olan ulus devletin birleştirici harcı,
çimentosu laiklik ortadan kaldırılıp, toplum, siyasi İslamcılığa doğru birçok
şekilde yönlendirilmeye çalışılmaktadır…
Peki
Siyasi
İslamcılık tüm toplumu birleştirir mi?
Sadece
yılbaşında yaşadıklarımız…
Onların
tavırları bile gösterdi ki birleştirmez…
Hatta
parçalar.
Bu
nedenle tekrar toplumu ulus temelinde birleştirmek, ülkemiz açısında yaşamsal
önem taşımaktadır.
Aslına
bakarsanız başka bir çözüm de mümkün değildir…
Yani…
Ya
bugün yaptığınız gibi…
Siyasal
İslamcılığa devam edip toplumu…
Irak
ve Suriye gibi etnik ve dini kimlikçiklere ayırıp paramparça ederek aciz bir
meclisle, çok kimlikli bir başkanlığı topluma dayatacaksınız…
Ya
da 1920’lerin Türkiye’si gibi güçlü, savaş bile yönetebilecek bir meclisle ulus
temelinde tüm toplumu birleştireceksiniz
Kaçarı
yok!
05–01–2017
Nusret KEBAPÇI