ANAYASA’DA LAİKLİK OLMAZSA…
Doğrusunu isterseniz bir süredir nabız yoklama çalışmaları
devam etmektedir…
Hem zaten adetleridir…
Önce bir sert çıkış…
Baktılar ki meydan boş devamını getiriyorlar.
Son günlerde anayasa’dan laikliliğin çıkarılması
veya dindar bir anayasa konusu sık sık gündeme getiriliyor ya…
Sizce amaçlanan şey ne olabilir?
Türkiye’de dindar olmanın ya da olmamanın önünde herhangi
bir engel mi bulunuyor?
Elbette hayır.
Asıl amaç farklı…
Daha doğrusu bu iş…
Emperyalizmin yüz yıl önce yapamadığı Mustafa Kemal
ATATÜRK sayesinde yarım bırakmak zorunda kaldığı Türkiye’nin sömürgeleştirilmesi
projesinin devamıdır…
Biliyorum kafanız karıştı ama biraz sabrederseniz
size konuyu dilimin döndüğü, kalemimin yettiğince açıklamaya çalışalım…
Hanı birileri bir süredir Osmanlı sözü eder oldular
ya…
Biz de o yüzden Osmanlı’nın son döneminden
başlayalım…
Hatta biraz daha öncesinden
Birinci Dünya Savası yılları…
Batılı büyük devletler çoktan karar vermiş…
Demişler ki…
Osmanlının topraklarında zengin madenler ve petrol
var bu yüzden Osmanlıyı aramızda paylaşalım…
Tabi Osmanlı o dönemde sanayi devriminde uzak kalıp
seferlere çıkamayıp…
Memleketi borçla idare etmeye de çalıştığı için ekonomi
kötü durumda…
Doğru dürüst sanayi, işletme falan da yok. Olanlar
da zaten yabancıların…
O dönemle ilgili şunu söylemek bile mümkün…
Hani yerli ve mili olmak deniyor ya işte o yıllarda
yerli ve milli banka olmadığı gibi…
Devletin merkez bankası bile bulunmuyor.
Neyse lafı uzatmayalım
Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile birlikte
yenilmemizin ardından…
Önce Mondros…
Ardından da Sevr anlaşmasıyla Osmanlı hakkında idam
kararı veriliyor…
Sonrasında da memleketin her köşesi bil fiil işgal
ediliyor…
Tam her şey bitti, “Türk Milleti diye bir milleti
tarihten sildik” dedikleri anda bir adam…
Mustafa Kemal ATATÜRK, Samsun’dan başlayan bir uzun
yürüyüşün ardından memleketi düşmanlardan kurtardığı gibi…
Çeşitli etnik ve dini kimliklerden oluşan halkı da
birleştirerek bir ulus meydana getiriyor…
Tabi ardından da yerli ve milli bir sanayi kurmayı
da ihmal etmiyor
İşte bu durum emperyalistlerin hiç hoşuna gitmiyor
ve yaklaşık 100 yıldır da fırsat kollamaktadırlar
Ve mevcut iktidar sayesinde de amaçlarına yaklaşmış
konumdalar…
Neden mi?
Bir kere mevcut iktidar, ulus devlet ve kimlik
değil ümmet ideolojisi taşımaktadır…
Dolayısıyla milli değil.
Bu nedenle ulus, vatan…
Bağımsızlık…
Ekonomik kalkınma, sanayileşme gibi herhangi bir
dertleri de yok…
Hem olsa memleketin taşı toprağı en stratejik olanı
da dahil olmak üzere “babalar gibi” satılır mıydı?
Diyeceksiniz ki tamam da laikliğe hiç değinmedin, Anayasa’da
olsun mu olmasın mı?
İşte vatan, bağımsızlık, ekonomik kalkınma, yani
sanayileşme ancak ulus olmakla mümkün olabiliyor…
Ve ulus olabilmenin de ilk şartı laiklik…
İsterseniz bir de tersten söyleyelim…
Laik olabilirseniz, ulus olabiliyorsunuz
Ulus olunca toprak, vatan oluyor…
Vatan olunca bağımsızlık…
Emperyalizme karşı mücadele anlam kazanıyor…
Demek istediğim işin nirengi noktası laiklik…
O olmazsa bırakın kalkınmayı, gelişmeyi,
demokrasiyi falan, yurttaş bile olamıyorsunuz…
08–05–2016
Nusret KEBAPÇI