ULUS DEVLET DÜŞMANLIĞINDA
BULUŞULAMAZ…
Aslına
bakarsanız konu yeni değil oldukça da eskilere dayanmaktadır…
Yani
100 yıl öncesine falan.
Mondros’tu…
Sevr’di
Bunların
tamamı emperyalistlerin Türkiye’yi parçalamak için kurduğu tuzaklardı…
Başaramadılar.
Ama
ilginçti
Mustafa
Kemal Atatürk önderliğindeki Türkiye halkı o günkü koşullar içinde…
Kendisinden
kat be kat güçlü emperyalistlere karşı bir bağımsızlık savaşı verirken…
Onlar
Yani
hemen her türden gerici ve bölücü örgütler, emperyalistlerin yedeğinde milli
mücadele veren güçlerin üzerine saldırıyorlardı…
Sonuçta
emperyalistlerle birlikte onlar da yenildiler
Ama
vazgeçmediler…
“Durmak
yok, yola devam”dı…
Tam
Cumhuriyet kuruldu kalkınma başlayacak derken…
Bu
kez de hedeflerinde Cumhuriyet vardı…
Bunda
da daha öncekiler gibi yenileceklerdi yenilmesine ama
Durmayacaklardı…
Hem
zaten Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet yapısını parçalama isteklerinden hiç mi
hiç vazgeçmediler…
Kimi
zaman bunu düşmanca, baskıyla yapmaya çalıştılar…
Kimi
zaman da…
Tekçi
ilan ettikleri ulus devleti asılsız suçlamalarla yıpratıp…
Sözde
demokratikleşme adı altında çok kimliklilik ve çok kültürlülüğü dayatarak…
Dedim
ya amaçları 100 yıldır hiç değişmemişti…
İstiyorlardı
ki Türkiye etnik ve dini kimliklere göre ayrışsın federatif bir devlete
dönüşsün…
Kafanız
mı karıştı
Bakın
şimdi iktidar partisi ülkenin yaşadığı sorunların kaynağı olarak neyi
görmektedir?
Ulus
devleti…
Peki
ya ana muhalefet…
İnanın
onlar da çok farklı değil…
Hem
onlar da son seçim bildirgelerine yazdıkları anayasa değişikliğiyle ilgili
maddede…
Anayasada
etnik kimliğe yer verilmeyeceğini…
Öyle
gizli saklı falan da değil…
Ayan
beyan…
Açıklamadılar
mı?
Bunun
anlamı şuydu…
Bundan
sonra Anayasa’da Türk Milleti diye herhangi bir kavram olmayacak…
Peki,
ne olacaktı…
İşte
sonrası oldukça karanlıktı…
Kimileri
bunu anayasal vatandaşlık olarak tanımlıyordu…
Kimisi
Türkiyelilik…
Kimisi
de Türkiye milleti olarak yepyeni bir kavram ortaya koymaya çalışıyordu…
Doğrusunu
isterseniz…
Sonuçta
bunların tamamı aynı kapıya çıkıyor ve bir tane anlamı bulunuyordu…
Emperyalistler…
Ortak
dili, tarihi, kültürü bulunan, ekonomisi güçlü bir Türkiye istemiyordu…
Ne
mi istiyordu?
Türklerin
de Sevr’ de sınırları çizildiği gibi küçük özerk bir bölgede yaşadığı, mini
mini devletçikler…
İşte;
emperyalizmin bu oyununu bozmak için önümüzde sadece iki seçenek bulunmaktadır…
Ya
Atatürk’e, ulus devlete, Türkiye’ye sahip çıkarak millet olarak yaşamaya devam
edeceksiniz…
Ya
da emperyalizmin sözde yeni Osmanlıcılık adına sergilediği çok kimliklilik, çok
kültürlülük oyunlarına sessiz kalıp, seyrederek parçalanacaksınız…
Ortası
yok!
16–09–2015
Nusret KEBAPÇI